KURULTAY konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP yönetiminde, eğrilerin doğru, doğruların da eğri olduğunu söylemiş, “Bizim dönemimizde eğriler eğri, doğrular da doğru olacak” demişti. Ardından da, ülkede ve parti içinde demokrasi ile hukuku öne çıkaracaklarını ifade etmişti.
Kılıçdaroğlu’nun bu üslubu ve yaklaşımları genel kamuoyunda ve parti içinde iyimserlikle karşılanmıştı. Kendisine yönelik kamuoyu desteği de önemli ölçüde samimiyetine ve ahlakına güvenden kaynaklanmaktaydı.
Eğrileri eğri, doğruları doğru yapmak ve doğrudan yana olmak, parti içinde demokrasi ve hukuku yerleştirmek söylendiği kadar kolay değil. Doğru gibi gösterilen ve alışkanlık haline getirilmiş o kadar eğri var ki...Ama yine de bu yönde irade kullanmak doğru bir tavır.
Son kurultayda parti meclisine seçilen eski CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, son dönem gelişmeler hakkında önemli bir çıkış yaptı. Yeni il yönetimi için “Daha güçlü, daha kucaklayıcı olabilirdi” dedikten sonra bunun yöntemini de söylemiş:
“İlçe başkanlarının görüşleri alınmalıydı. En azından örgütün fikri sorularak hazırlanmış demokratik bir yönetim olurdu.”
Uzun yıllardır CHP’de siyaset yapan Yüksel, il yönetimi atamasıyla ilgili olarak da, “Özellikle il başkanı genel seçim öncesi istifa etmeyecek biri olmalıydı. Yönetim de koltuklarını terk etmeyecek kişilerden oluşmalıydı” açıklamasında bulunmuş.
Yüksel’in net bir şekilde dile getirdiği bu açıklamaların eğri ya da doğru olduğu konusunda farklı değerlendirmeler olabilir. Ama örgüt tabanında epeyce yaygın ve alçak sesle dile getirilen düşünceler olduğunu söyleyebilirim.
* * *
Bundan önceki üç il yönetiminde eski CHP İl Sekreteri olan Hüseyin Mutlu Akpınar’ın bu defa yönetim dışı kalmasına getirdiği yorum da bir hayli dikkat çekici. “Bu duruma alınmadım. Çünkü Bulgun’un yönetimine Rıfat Abi’nin önerisi ile girmiştim. Aramızda sorun yok. Bu yönetimle genel seçime gidilecek, belki olası milletvekili adaylarını listeye koyup da seçim öncesi yönetimin boşalmasını istememişlerdir.”
Hüseyin bu açıklamasıyla, bir önceki Bulgun yönetimini aslında onaylamadığını ama Rıfat Abi’sinin önerisi ile görev kabul ettiğini ima ediyor. (“Hüseyin” diye hitap ediyorum, çünkü O’da bana “Abi” der. )
Hüseyin, milletvekili adayı olacağı için yönetime alınmamış olabileceğini söylüyor. Oysa Alaattin Yüksel, başta il başkanı olmak üzere bu yönetimin seçim öncesi boşalacağı görüşünde. Hangisinin eğri hangisinin doğru olduğunu genel seçim yaklaşınca göreceğiz.
Önemli olan, Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği gibi, eğri ile doğrunun birbirinin yerine geçmemesidir. Siyaset eğri ile doğruyu ayırma gayretidir. Sosyal demokrasi kapitalizminin eğrilerine karşı ortaya çıkmış bir ideolojidir. Ahlaki bir duruştur. Onun için eğrilerle doğruların birbirinin yerine geçebildiği bir tarz, sosyal demokrat olamaz.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...