Geri Dön

5 GÜNDE 6 PUAN

7 Ekim’de İsveç... 11 Ekim’de Azerbaycan... Güneş, Milli Takım’ın iki önemli maçı öncesi Milliyet’i ziyaret etti, iddialı mesajlar verdi. Ay - Yıldızlı takımın hocası, hedeflerinin iki maçı da kazanmak olduğunu söyledi, “Silahımız takım ruhumuz, hırsımız ve arkadaşlığımız" dedi

5 GÜNDE 6 PUAN




MİLLİ Takımımızı peş peşe iki sınav bekliyor. Önce 7 Ekim’de İsveç’de İsveç’le karşılaşacak... Hemen ardından 11 Ekim’de yine deplasmanda Azerbaycan karşısına çıkacak. Bu iki karşılaşmanın sonucu Dünya Kupası eleme grubunda şansımızı bir ölçüde ortaya çıkaracak. İşte bu maçlar öncesi Şenol Güneş, hedeflerini anlattı, takımının avantajlarını açıkladı.
SÖZLERİNE “Ya puan, ya puan" diye başladı. Hedeflerinin iki maçtan altı puan almak olduğunu anlattı. Rakiplerinin kağıt üzerinde İsveç olduğunu, ancak grupta Slovakya’nın da güçlü olduğunu vurguladı. Ve ardından Şenol Güneş, takımının üstün yönlerini sıraladı: “Bizim asıl silahımız takım ruhumuz. Ayrıca kazanma hırsımız ve de arkadaşlığımız. Bu özellikler Avrupa’nın bir çok takımında yok. Biz başarı için maçın ruhunu yaşamalıyız."
MİLLİ Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, sorumluluklarının büyük olduğunun farkında. “Bizim ekip olarak hedefimiz, bu ekibi Dünya Kupası finallerine götürmektir" dedi ve devam etti: “Bunu da başaracağımıza inanıyorum. On tane maçımız var. Hepsini de nasıl kazanacağımızın hesaplarını yapıyoruz. Gidersek, ki gideceğiz, bu mutluluğu ülke olarak paylaşacağız. Bu mutlu sonda herkesin katkısı olacak. Ben yokum, bizler varız."

'Hataya yer yok'

Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, "Başarıya gitmek istiyorsak öncelikle takım oyununu uygulamamız şart" dedi
Futbolu ayak-top-kale ilişkisinden oluşan bir oyun olarak görmüyor; 90 dakikalık maçların çok ötesinde bir yaşam biçimi olduğuna inanıyordu.
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, yardımcısı Ünal Karaman'la birlikte Milliyet Spor Servisi'ni ziyaret etti, yazarlarımızla 2002 Dünya Kupası finallerine yönelik hesaplarını, felsefesini anlattı. İçte - dışta izlediği oyuncularını tarttı, İsveç ve Azerbeycan maçlarına ümitle baktı.
* * *
Güneş, iki maçtan da altı puan hedefliyor ve hemen ardından ekliyor:
"Ya puan, ya puan... Hedefimiz iki maçtan altı puan... Ancak iki maçtan dört puan aldığımız taktirde de hedefimize emin adımlarla yürürüz."
Otoritelere göre gurubumuzda Türkiye'nin tek rakibi İsveç...
Ancak Şenol Güneş aynı düşünceyi paylaşmıyor:
"Kağıt üzerinde İsveç görünüyor... Ancak sadece İsveç değil, Slovakya da bana göre bizim rakibimiz. Slovakya da en az İsveç kadar güçlü."
Farklı görüşlere her zaman saygılı olduğunu belirtiyor Şenol Güneş, "Farklı düşünerek bütünleşeceğiz. Aynı düşünerek bütünleşmek yok. Herkesin farklı düşüncesi olabilir. Ancak aynı işe soyunacağız. Yani yönümüz aynı olacak. Bu ekipte görev yapan herkesin bu takıma katkısı olmuştur. Az, ya da çok. Tarih onu yerine koyar" diyor.

'Ruhumuz silahımız'
Söyleşimiz zaman zaman esprilerle kesiliyor, yerini kahkahalara bırakıyor, bırakmasına da söz dönüp, dolaşıp yine İsveç ve ardından oynayacağımız Azerbeycan maçlarına geliyor.
Devam ediyor Güneş:
"Gruptaki rakibimiz İsveç ve Slovakya'dır. Hele hele Slovakya en az İsveç kadar güçlü bir ekip. İsveç'in etkili ve skoru değiştirebilecek oyuncuları var. Kenneth Anders Oson gibi. Başarıya gitmek istiyorsak öncelikle takım oyunu oynamamız şart. Takım oyunu kale önünde yığılmak değildir. Biz takım oyunun rakip alana taşırsak başarılı oluruz. Aksi hayal kırıklığı yaratır. İşte en sıcak örneği Beşiktaş. Milan maçının ilk yarısına savunmada kaldı maçı kaybetti. Leeds'de savunmada kalırken aynı şey başına geldi. Nitekim iki maça da bakarsanız ikinci yarıda biraz ileri çıktılar, rakip bocaladı. Takım oyununda hem iyi savunma yapmalı, hem de hücumda iyi olmak zorundayız. Bu da bizde fazlasıyla var. İsveç karşısında da savunmada sıfır hatasız oynamak zorundayız. Hataya asla yer yok. İsveç'in saldırgan olacağını biliyoruz. Kaldı ki rakibimizin üzerinde müthiş bir psikolojik baskı var. Bir çok oyuncusu Avrupa'da oynuyor. Olağanüstü oynayabilirler, baskı yüzünden kötü de oynayabilirler. Maçın ruhunu yaşamak zorundayız. Asıl silahımız da takım ruhumuz, kazanma hırsımız ve arkadaşlığımız. Bu özellikler Avrupa'nın bir çok takımında yok. Bi başarıya götürecek olan ruhumuzdur. Maçlarda en büyük silahımız da bu olacak. Bu takıma herkes gelmek istemeli. Geldiği zaman da bu ruhu yaşamalı. Örneğin Bülent Korkmaz iyiyse oynayacak. İyi değilse onun yerine gelecek olan ondan daha iyi oynaması şart."

'Sorumluluklarım var'
Güneş, konuşurken heyecanlı... "Bir ilke daha imza atacağız ve bunu hep birlikte başaracağız" derken coşkulu...
Sözlerini noktalarken, yine iddialı:
"Benim ve ekibimin sorumluluklarımız var. Bizim hedefimiz bu ekibi Dünya Kupası finallerine götürmektir. Bunu da başaracağımıza inanıyorum. Artı buraya giden ilk teknik adam olmak olasılığı bende asla stres yaratmıyor. On tane maçımız var, bunları nasıl kazanacağımızın hesaplarını yapıyoruz. Gidersek ki gideceğiz, bu mutluluğu ülke olarak paylaşacağız. Bu mutlu sonda herkesin katkısı olacak. Ben yok, bizler varız. Çekirdek bir kadromuz var. Bizler bu kadronun üzerine yeni isimler bulacağız, alternatif oyuncular sayısını çoğaltacağız."

SEÇMELER
  • TOPLA driplinge karşı değilim. Ancak bu driplinglerin rakip ceza alanı içinde olursa espirisi vardır. Orta alanda driplinge asla izin vermem.
  • ÜÇGEN, dörtgen ve beşgen... Bunların içinde çevresi en kısa olan altıgendir. Arının petek örmesi gibi. Milli Takımımız da tam bir arı gibi, iyi iş yapıyor.
  • GÜZEL bir bahçeyiz. Size bırakılan bahçeye ne kadar iyi bakarsanız o kadar verim alırsınız. Biz yeni güller ekeceğiz , yeni çiçeklerle destek vereceğiz.
  • FUTBOL adeta bir hastalık oldu. Ben sadece maça değil, dışına da bakıyorum. Adam ailesi ile maça geliyor, içkisini içiyor, eğleniyor.
  • BEŞİKTAŞ Barcelona’yı yendi, Leeds’e yenildi. Galatasaray üç fark yedi, son maçta galip geldi. Türk takımlarının artık yenilgisi sürpriz oluyor.
  • KAYBETTİK, suçluyuz. Kazandınız hep beraber mutluyuz. Bunları artık aşalım. Berabersek hep beraber olalım. Mutluluk ve mutsuzlukları birlikte paylaşalım.
  • OKAN ve Emre gibi oyuncuları yaratamam. Ancak onlar yoksa onların görevini yapabilecek futbolcuları bulmak bizim işimiz. Çareyi bulmak zorundayız.
  • SİSTEM bir oturma düzenidir. Dengeli bir şekilde sahada durmalıyız. Neden sistemi değiştireyim ki? İngiltere’de de bir çok takım 3-5-2 oynuyor.
  • NİHAT’ı Beşiktaş’taki gibi oynatmayı düşünmüyorum. Oynarsa, ki henüz karar vermedim, forvette görev yapar. Yani Hakan Şükür’ün yanında oynatırım.
  • ŞEFFAFLIK çok önemli. Sıkıntısı veya sorunu olan varsa aile içinde bunları açar, çare buluruz. Öyle sağda solda konuşmakla sorunları asla aşamayız.

    Alpay kadroda
    MİLLİ Takımımız’ın İsveç ve Azerbaycan ile yapacağı Dünya Kupası eleme grubu maçlarının kadrosu açıklandı. Cezası nedeniyle İsveç’e karşı forma giyemeyecek olan Alpay’ın da İstanbul’a gelerek pazartesi günü başlayacak kampa katılacağı belirtildi. Milliler, çarşamba günü İsveç’e gidecek. Kadroda şu isimler yer alıyor: Bülent, Fatih, Suat, Hakan, Ümit, Ergün, Hasan (G.Saray), Tayfur, Erman, Nihat, Ümit (Beşiktaş), Rüştü, Ogün, Abdullah (F.Bahçe), Ömer (G.Antep), Cenk (Adana), Hakan (Inter), Alpay (Aston Villa), Arif (R.Sociedad), Mustafa İzzet (Leichester City).

    Ümitler de açıklandı
    İSVEÇ ve Azerbaycan ile Avrupa Şampiyonası eleme grubu maçlarını oynayacak olan Ümit Milli Takım kadrosu da açıklandı. Kadroda yer alan futbolcular şunlar: İsmail, Ferdi, Beyhan (G.Birliği), Gökhan, Savaş (Yozgat), Kerem, Faruk (G.Saray), Orhan, Cihan (Kocaeli), Gökdeniz, Macit (Trabzon), Kürşat (Rize), Mehmet (Samsun), Hüseyin (Antalya), Selçuk (Erzurum), Kemal (Gaziantep), Berkant (B.Münih), Kurtuluş (Adana), Serhat (F.Bahçe), Suat (PSV Eindhoven).

    Hakem Alman
    MİLLİ Takımımız’ın 7 Ekim’de Göteborg’un Ullevi Stadı’nda İsveç ile oynayacağı maçı Alman Hellmut Krug yönetecek. Krug’un yardımcılıklarını Harry Ehing ile Janhendrik Salver yapacak. 11 Ekim’deki Azerbaycan karşılaşmasını ise Kuzey İrlandalı Alan Snoddy, John Mc Clenaghan ile Michael Mc Laughlin yapacak hakem üçlüsü yönetecek.

    Bir fıkra...
    MİLLİ Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, söyleşide zaman zaman örnekler verirken, bir de memleket fıkrası anlattı:
    Temel’e sormuşlar;
    - En önemli üç besin nedir?
    Cevap vermiş:
    - Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği.

  • Fenerbahçe'den ilginç gönderme!

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber