Karabük’e akın etmiş, Konyaspor maçında son dakikada galibiyet golünü atan Yusuf Erdoğan’ı kutlamak, yakalamak için peşinden depar atan bordo-mavili futbolcular gibi... Taraftarın endişesi, korkusu da yok değildi hani... Trabzonspor’un deplasman fobisi, oynadığı her maçta bordo-mavili takımı boş geçmeyen Traore’nin hobisi...

Bu ayda, bu mevsimde gökyüzünde metal para büyüklüğünde bulut görmek ne mümkün!

Zemin cillop gibi; insanın kuzu olup yayılası geliyor!

İyi de kim oynayacak?

Trabzonspor’u deplasmanda yalnız bırakmayan futbolseverlerdeki ruhun çok değil onda biri bordo-mavi formayı giyen futbolcularda olsa!

Gel gör ki, maç Osmanlı ve Alanya maçlarının fotokopisi gibiydi. Yenilen dört gol, halı sahada amir memur arasında oynanan turnuvalarda olsa memura haritadan yer beğendirirler!

Trabzonspor gol yemeyiversin; su görmüş kesme şeker gibi dağılıveriyor. Mağlubiyet hali, futbolcuların pek hoşuna gitmiş olacak ki, yetmedi bir daha, bir daha ister gibiler. İnsan hiç mi tepki vermez, reaksiyon göstermez mi? Yazıklar olsun!

Yatabare, Trabzonspor forması altında yapamadığını bir maça sığdırdı. İlk golde Mustafa’nın ayakta uyurgezer halinin katkısı olduğunu unutmamak gerek...

Ceyhun Gülselam’ın bi yaşına bakın, bi de oynadığı futbola... Çocuk adeta ikinci baharını yaşıyor. Trabzonspor’un orta sahasını toplayıp, çarpsanız ve de bölseniz bir Ceyhun etmez. Trabzonsporlular, Traore’den normal gol atamasını beklerken-çekinirken, Türkiye’nin gezgin yabancı oyuncusu jeneriklik gole imza attı.

Düşünün, bordo-mavili takımın Dany gibi bir oyuncusu yok. Dany’i de tanımasak, bilmesek eyvallah... Her pozisyonda topu yağdan kıl çeker gibi alması işin cabası... Trabzonsporlu forvet oyuncularının Dany’nin bu derece iyi oynamasında payı olduğunu belirtelim.

İki Mustafa, Aytaç ve Zeki... Allah sabır versin! Misafirlere ikramda kusur etmediler. Anlayacağınız gelenin eli boş dönmedi...

Uzatmayalım; Karabükspor’u tebrik ediyor, Ersun Yanal’ı da şapkasını önünde koyup nerede hata yaptığını, acilen önlem almaya davet ediyoruz.