‘HAYATIMIZ BAYRAM TADINDA OLSUN’

Kurban Bayramı, gelenek ve göreneklerimizi yaşattığımız, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren özel günlerdir... Eski bayramları özlemle yad eden cemiyet hayatının tanıdık simaları, artık bu günlerin tatil fırsatı olarak görüldüğünü, üzüntüyle dile getirdi.

‘Çocuklarıma aktarıyorum’
Nuri Develi: Aileyle geçen her zaman bayramdır bende... Geleneklerimizi, çocuklarıma aktarmak için, her bayram olduğu gibi bu sene de ailece beraber olacağız. Arife günü de çalışma arkadaşlarımız ve aileleriyle bir araya gelip, bayramlaşırız.

‘Sevinçle beklerdik’
Prof. Dr. Neşe Kavak: Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda, millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Çocukluğumda, ailemizin erkekleri bayram namazına gider, camiden dönmelerini beklerdik. Hayır duaları alınır ve en leziz ikramlar servis edilirdi. Kurban Bayramı’nın tüm dünyaya sevgi, hoşgörü, barış ve kardeşlik getirmesini diliyorum.

‘İnsanlar kaçıyor’
Aynur Tümen: Hatırlarımdaki bayramlarda aile büyükleri ziyaret edilir, geleneksel mutfak hazırlıkları yapılır ve imkan verdiğince ihtiyaç sahipleri için bayram paketleri hazırlardık. Şimdi insanlar bir yerlere kaçıyor. Tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum.

‘Gelenekleri devam ettiririz’
Enis Pekuysal: Bayramda tüm aile birlikte oluruz ve kahvaltı soframızı kurarız. Çocuklarımıza kendi çocukluğumuzda olduğu gibi, yeni kıyafetlerini giydirip, bayram harçlığı geleneklerini devam ettiririz. Çocukluk anılarımdan hatırladığım, tüm aile yazlığımızda kutladığımız, o büyük neşeli bayram günleridir.

‘Eskilerin tadı kalmadı’
Esra Oflaz Güvenkaya: Bayramlar çocukluğumda büyülü zamanlardı. O dönemde kurbanlar bahçede kesilir ve dağıtılırdı. Şimdi ise
bağışlarımızı yaptığımız ve tatille değerlendirdiğimiz zamanlar haline geldi. Eski bayramların tadı kalmadı maalesef...

‘Özlemle anıyorum’
Ebru Sanver: Çocukluğumun bayramlarını büyük bir özlemle anıyorum. Tatlı telaşımız birkaç gün öncesinden başlardı. Akraba ve dostlar hiç haber vermeden bayram ziyaretine gelirdi. Şimdi insanlar daha yoğun çalışıyor ve her fırsatta tatil yapmaya ihtiyaç duyuyor. Ev ziyaretleri artık neredeyse yadırganacak... Tebrik kartı bitti, telefondan mesajla bayram kutlanıyor!

‘Geleneksel bir ailenin kızıyım’
Hilal Mocan: Ben geleneksel, büyük bir ailenin kızıyım. Bizde bayramlar çok önemsenirdi... Sabah tüm aile giyinir, büyükten küçüğe yan yana sıralanır, en küçükler sırayla büyüklerin ellerinden öper, harçlığını alırdı. Müthiş bir mutluluk yaşanırdı. Bende çocuklarımı bu kültürle yetiştirdim. Onlar da büyüklerini sayar, küçüklerini severler.

‘Yeni nesillere aşılamalıyız’
Eda Erdoğan: Kimi zaman dünya telaşına, yoğunluğuna dalıp, ihmal ettiğimiz ailemizi bir araya getiren özel günler... Bence örf ve adetlerimizi bir nebze de olsa yeni nesillere aşılayıp, yaşatmalıyız. Çocuklarıma bir takım duyguları, hem dini kutsiyet anlamında hem de geleneklerimiz açısından aşılamaya çalışıyorum.

‘Kalabalık sofralar...’
Berrin Ak:Bayram demek, benim için hiç giyilmemiş yeni ayakkabı ve kıyafetlerin bir gece öncesinde başucumda beklemesi demek... Tüm komşuların ve akrabaların ziyaret edildiği, el emeği hazırlanan tatlıların servis edildiği,
kalabalık sofralar... Özellikle bayramın ilk günü, büyük bir aile olarak yapılan kahvaltı ritüeli, bizim olmazsa olmazımız.

‘Dört gözle beklerdik’
Özcan Ata: Çocukluğumda bayramları dört gözle beklerdik. Her ailede olduğu gibi bizim de belirli ritüellerimiz vardı. Evlerin bahçesinde kurbanlar kesilirdi. Muhteşem ve güzel yıllardı... Bayramların bir anlamı vardı... Yaşadığımız hızlı dünyada, yaşam şartlarından dolayı artık bayramlar tatil olarak algılanıyor. Çok üzülüyorum.

‘HAYATIMIZ  BAYRAM TADINDA OLSUN’