Dünya Kupası’nda oynanan onca maçın, yaşanan onca dramın, rezaletin ve sürprizin içinden bizim payımıza abuk bir polemik çıktı.
Hamza Hamzoğlu- Sneijder arasında TRT aracılığıyla oluşan, sosyal medyada da köpürtülerek bu köşeye kadar uzanan bir polemik.
Dünya Kupası ikinci tur maçlarını yerinde izlemeye giden Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve yardımcısı Hamza Hamzaoğlu hazır gelmişken TRT’nin canlı maç yayınında “konuk yorumcu” olarak yer alıyorlar.
Spiker arkadaşımız Hünkar Kutlu, Hollanda - Meksika maçını anlatırken Hamzaoğlu’na Wesley Sneijder’in Worl Soccer dergisinde yayınlanan sözlerini hatırlatıyor: “Holanda’da oynamaktan Türkiye’dekine göre çok daha zevk alıyorum. Hollanda’da çok daha hızlı paslaşılabiliyor, tek pas yapılabiliyor. Dolayısıyla çok daha hızlı ve zevkli bir oyun oluyor. Ama Türkiye’de topa 2-3 kere dokunmadan pas atamayan çok futbolcu var.”
Saldırgan yorum
Hamza Hamzaoğlu’nun bu teknik gözleme yaptığı yorum dikkat çekiyor: “Sneijder, Türkiye’de koşmuyor. Pres yapmıyor. Hollanda’da ise savunma yapıyor. Acaba Türkiye’de aldığı parayı hak ediyor mu?”
Abartılı biçimde sert, saldırgan ve o kadar da gereksiz bir yorum bu. Sneijder’in Galatasaray’a transferi sırasında Fatih Terim’in ilk tercihi olmadığını hepimiz biliyoruz. Acaba Hamza Hoca, o noktadan hareketle Terim - Sneijder arasındaki serin ilişkilere kendi açısından bir katkı mı yapmak istiyor? Fatih Hoca’nın böyle bir katkıya ya da desteğe ihtiyacı mı var? Dahası, Türkiye’de topun yavaş oynandığı bir gerçek. Bunlara itiraz etmenin yeri TRT mikrofonu değil. Hamza Hoca, Sneijder eleştirisi yaparken 17 gol 9 asistle oynayan yabancı bir futbolcuya haksızlık ediyor. (O maçta 1-0 yenik oynayan Hollanda’nın 88. dakikada Sneijder’in golüyle beraberliği sağladığını, 90+4’de de Huntelaar’la Meksika’yı elediğini unutmayalım). Sneijder’in, yerli yabancı oyuncuların aldığı ücretler elbette eleştirilebilir. Terim ve Hamzaoğlu’nun bu konuda mutlaka değerli görüşleri vardır, kabul. Ancak bu görüşleri biz maç yayınındaki yorumlarda değil, bilimsel sempozyumlarda, seminerlerde, raporlarda dinlemek ve okumak isteriz.
Hamza Hoca, Dünya Kupası gibi bir otobana ters yönden talihsiz bir giriş yapmıştır, nokta!

Fatih Terim ve Sistem

Brezilya - Şili maçına TRT’nin konuk yorumcusu olarak katılan Fatih Terim, Dünya Kupası’nı beş kez kazanan ev sahibi takımın yaratıcı oyundan uzak, uzun toplarla oynamasını sıkıcı ve yanlış buldu. Bu yorumuna katılmamak mümkün değil. Dünya futbolunda yaratıcı oyunun en iyi örneklerini veren, yıldızlarıyla hayranlık ve takdir toplayan Brezilya’nın Scolari’nin elinde adeta küçüldüğünü gördük.
Maçı, penaltı atışlarıyla Brezilya kazanınca Fatih Hoca, sonucu ölçülü bir memnuniyetle karşıladı, “Hem Dünya’da sevilen bir takım, hem de ev sahibi olarak Brezilya’nın kazanması iyi oldu” demeye getirdi. Sistem de öyle istiyor zaten... Ev sahibi takım mümkün olduğunca ilerlemeli. Hele Brezilya ise.! Sistem ne mi? FİFA, sponsorlar yayıncılar ve medya!.. Öğrendik ki Fatih Hoca da sisteme dahil olmuş. Oysa başarısını ve karizmasını sisteme başkaldırarak oluşturan da Fatih Hoca’ydı.

Kupa’nın sorusu

TRT’deki spiker arkadaşlar, ofsayt pozisyonunda kaleye giren, ya da yan ağlara takılan toplar için anında GOOOL diye yırtınırken..
Göz göre göre savunmaya çarpıp dışarı çıkan topa KORNER demek için ille de köşe atışını bekliyorlar.
Neden?

Önder ve Özen

Beşiktaş’ta Futbol Direktörü’nün durumu tartışmalı. Sorunun temel nedeni de belli:
Önder özensiz... Ya da Özen öndersiz!
(Önder / Lider : Fikret Orman)

Hoşgeldin Duru
Fethi Hoca (Demircan) dede oldu. Didem Demircan Argüden’le Kağan Argüden’i kutlar, Fethi Hoca’ya futbol dışındaki yeni eğlencesi için mutluluklar dilerim!

Kupa’nın mavrası

- Alman Milli Takımı Kaptanı Philip Lahm, Acun Ilıcalı ile buluşursa ne olur?
- LAHMACUN !