İki sevgilinin yeniden barışıp kucaklaştığı bir maç izledik. Geçen hafta UEFA Avrupa Ligi’nde tarihinin en kötü maçlarından birini sergileyip Genk’e 4-2 ile teslim olan Beşiktaş, dün akşam Süper Lig’e dönüş yaparken taraftarlarını yeniden sevgi ve coşkuyla selamladı. Dahası, sakatlığı uzun süren Adriano, ne zamandır kulübede bekleyen Mustafa Pektemek ve Gökhan Töre’nin 11’de yer alması, tam anlamıyla bir heyecan dopingi idi. Özlenenlerin geri dönmesi elbette heyecan yaratır. Kaldı ki , özlemle sahaya çıkan adamlar, ilk yarının “belirleyici” aktörleri oldular.

Mustafa Pektemek, daha üçüncü dakika dolarken yıllardır beklediği golü attı. Sonra (Dk. 40) bir de kafa golü...

Üç golün asistini de aynı adam yaptı: Ricardo Quaresma... Hani geçen hafta bir grup seyircinin kendisini protesto etmesinden dolayı kalbi kırılan, kırgınlığını hüzünlü bir mesajla “Birilerinin gitmesi gerekiyorsa, ben giderim” diyerek ortaya koyan Quaresma... Bence o mesajdan daha etkileyici olanı dün sahada “işini yaparken yaptıkları” idi. Mustafa’ya (2) ve Love’a öyle asistler yaptı ki, artık diyecek laf kalmadı. Ha... Kaçırdığı penaltı var değil mi? Boş verin. Kimler kaçırmadı ki! (Tabii,10’da 10 atan Love’ın atışı kullanamaması da bir tuhaflık örneği değilse, anlamsız bir inat örneği olabilir.)

Adriano, sakatlığı süresince hep aranan adamdı. Hem savunmada, hem de hücum organizasyonunda onsuz oyunda arızalar tekrarlanıyordu. Dönüşünde oyuna bir denge ve akıcılık geldi. Gökhan Töre de etkili başladı maça. 10. dakikada Orhan Ovacıklı’nın müdahalesiyle yere düşünce, rakibi doğrudan kırmızı kart gördü. Rizespor 10 kişi kalmıştı. Burada takdirle izlediğimiz bir olay var: Orhan Ovacıklı’nın kırmızıyı gördükten sonra Gökhan Töre’den özür dileyip “helalleşerek” sahadan ayrılması, az rastlanır centilmenlik ve pişmanlık örneği idi. Aferin sana Orhan!

Rizespor 10 kişi kalmasına rağmen farklı bir oyunla 2-0’a reaksiyon göstererek durumu 2-1’e getirdi ama, Sandane’nin çılgınlığıyla sahada 9 kişi kaldıklarında ipin ucu kaçtı.

Bülent Yıldırım’ın kararlarına bakalım: Orhan Ovacıklı’ya VAR marifetiyle gösterilen doğrudan kırmızı kart kararı doğur. Bu bir örnek sayılmalı. Roco’nun kendi kalesine attığı golden önce Rizesporlu rakibi tarafından itilmesi faul. Yıldırım yanlış yaptı. Vagner Love’a Sandane’nin yaptığı hareket penaltı. İtirazdan sarı kart gören Sandane, Q7’nin penaltıyı kaçırmasından sonra “Yukarıda Allah var” işaretiyle ikinci sarıyı görüyor... Kırmızı kart doğru!

Bir ince nokta daha: Yıldırım, Love’a yapılan müdahaleden sonra Video odasından uyarı gelene kadar oyunu sürdürdü. O arada Adriano da sarı kart gördü. Penaltı kararı verilince Adriano kartın iptalini istedi... Hayır!... VAR protokolunda böyle bir şey yok. Haklısın Adriano, ama alacağın yok. Yapacak bir şey de yok!

Peki maçın en ilginç yanı ne? Önceki haftalarda rakipleri puan kaybedince Beşiktaş da yoldaşlarına uyar, fırsatı kaçırırdı. Dün kaçırmadı...