Mehmet Topal yok, Şener yok... Van der Wiel’e Advocaat’ın güveni yok...

Atiba yok, Tosiç de cezalı...

Bu durumda dünkü maça “Yokların Derbisi” diyebiliriz... Olmayan oyuncular, takım kurgusunda, işleyişinde, hamlelerinde zaman zaman arandılar. Alternatif olarak sahaya sürülenler de sürprizdi... Advocaat, Hasan Ali’yi sağda oynatarak zorunlu bir karar almıştı. Solda da İsmail Köybaşı vardı. İki oyuncu da Fenerbahçe’yi savunma pozisyonunun ötesinde ileri hamlelere taşıyamadılar Mehmet Topal’ın vekili (!) olarak görevlendirilen Neustadter, bırakın Topal’ı kendini bile temsil edemedi. Fenerbahçe savunmasında yine Kjaer ve Skrtel ile ayakta durmaya çalıştı, direndi...

Beşiktaş’ta Tosiç’in boş bıraktığı stoper görevine Atınç Nukan’ın seçilmesi biraz şaşırttı izleyenleri. Ama dakikalar ilerledikçe Güneş’in isabetli bir karar aldığını gördük. Öte yandan yorgun ve sakat Atiba’nın yerini kimin alacağı da belliydi: Tolgay Arslan... İlk yarı biterken kurduğu oyun, Quaresma’ya attığı top akıl ve çabukluk gösterisiydi. Q7 de ilk yarıdaki en etkili hareketini işte o anda sergiledi... Aboubakar’a boş alanda yaptığı asistle soyunma odasına neşeli gittiler.

Yokların Derbisi’nde Fenerbahçe saha dışındakileri daha çok arıyordu. Advocaat cesur denemelerine rağmen istediği etkinliği sağlayamadı. Evet, iyi mücadele ediyordu konuk takım... Kontralara da çabuk çıkıyor, ancak Beşiktaş defansının tedbirlerine yakalanıp gedik bulamıyordu. Beşiktaş, gol girişiminde 9-2, gol pozisyonu pasında 6-0, kornerlerde 5-2 öndeydi.

Evet, günün baskılı oynayan tarafı Beşiktaş’tı. Ne var ki topla çok buluşan Quaresma gereksiz çalımlar, trivela (!) şutlar, rabona paslar ve fantezi oyun hevesiyle o topları harcadı. Maç sırasında yaşadığı tek gerçek anı, 45+da Aboubakar’a yaptığı asistti.

Bu maçın bir de hakem yanı var. Fırat Aydınus kart göstermemek için iyi niyet resitali sergilemeye kalkıştı, başaramadı. 36’da Hasan Ali’nin Babel’e yaptığı temaslı hareket penaltıydı, vermedi... Souza ve Skrtel’e gösterdiği kırmızı kartlar doğruydu ama, keşke daha önceden kontrolu ele alabilseydi!

Hakem bitirmeden maç bitmez...

Beşiktaş ikinci yarıda daha etkili daha zengin bir futbol sergiledi ama aradığı golü bir türlü atamadı. Dahası +4 uzatma dakikaları biterken bir hava topunda Marcelo’nun arkaya yaptığı kafa vuruşu hem Fabri’nin, hem de Beşiktaş’ın ipini kesti.

Hakça ve açıkça söyleyelim: Beşiktaş galibiyeti hak etmişti. Kazaya uğradı, olmadı... Neyse... Başka kazalar da olabilir, dikkat!