Sonunda VAR’ı da yok ettik

Önce iki teknik adamı kutlamalıyım: Ünal Karaman ve Ersun Yanal... Hakem kararları üzerine estirilen fırtınalara, derin komplo teorilerine, dönüp duran anaforlara kendilerini kaptırmadan takımlarının yenilgisini kendi sorumluluk alanlarında açıklamaya çalıştılar. Hakem tartışmasına girmediler. Bu soylu davranışların değerini bilmeliyiz.
İki teknik adamın duruşu dışında Süper Lig’de en önemli tartışma yine hakemler. Yine VAR sistemi... Yine MHK... Yine eski defterler!
Trabzonspor-Göztepe ve Kayserispor-Fenerbahçe maçlarına bakalım. Tartışmalar bu iki maç üzerinde yoğunlaşıyor. Trabzon’daki maçta Fırat Aydınus, reaksiyon zamanını tartışılır hale getirecek karar veriyor, ya da veremiyor. Titi’nin Sörloth’a müdahalesi kurala göre penaltı, Aydınus devam ettiriyor. Peki VAR odasından bir uyarı var mı? Bilmiyoruz. Uyarı olsa, en azından dinler, daha olmadı ekrana giderdi... Gitmiyor. Daha da hazin olanı Göztepeli oyuncunun Sosa’nın ayağına basarak yaptığı “kasıtlı” darbe. Aydınus gibi tecrübeli bir hakem, kesin kırmızı gerektiren bu olaya sarı kart bile göstermedi. Kayserispor-Fenerbahçe maçında Arda Kardeşler, Levent’in Vedat Muriç’e yaptığı penaltılık hareketi görmedi. Altay’ın rakibine diziyle vurması kırmızı kartlık sert ve kasıtlı hareket. Kardeşler tepkisiz. En ilginç olan da Serdar Aziz’in hareketi. Fenerbahçeli futbolcu Arda Kardeşler’e omuz atıyor. Karşılığı sadece sarı kart. Bu iki maçta gerektiği halde gösterilmeyen kırmızıların maçın sonucu üzerindeki etkisi elbette tartışma konusu.
Ortada önemli sorunlar var. Malatya bölgesi hakemi Suat Arslanboğa, biliyorsunuz profesyonel sözleşmesi feshedilerek kenara alındı. Uygun görülürse sözleşmesiz A klasman hakemlerden biri olarak Süper Lig’de görev alabilir. Ancak Malatya’da tüm siyasetçiler ve milletvekilleri Arslanboğa’nın arkasında yer alıp işi TBMM’ye kadar taşıyorlar. Suat Arslanboğa’yı devre dışı bırakan olay, Ljajiç’in koluna vurmasına kırmızı yerine sarı kart göstermesi. Peki VAR odasında oturan Halis Özkahya’ya bir yaptırım yok mu? Yok. Dahası Özkahya Malatya maçına veriliyor ve Sergen Yalçın’ı ihraç ediyor. Burada bir de “defol” iddiası var. Henüz kanıtlanmadı. Bu durum atamalarda ve görevlendirmelerdeki “arızalı” iddialarına dikkat çekiyor. Sahadakinin sözleşmesi iptal edilirken VAR’dakinin adeta himaye gördüğü söyleniyor. Geçenlerde Rizespor’un penaltısını vermeyen Hüseyin Göçek ise haftalardır kenarda bekliyor.
Daha büyük fırtına ise MHK’nın yapısı üzerindeki tartışmalar. Zekeriya Alp’in başkanlığına kimsenin itirazı yok. Koç Holding şirketlerinden biriyle kendi şirketinin eskiden beri iş ilişkisinde bulunması normal karşılanıyor. Asıl sorun MHK’nın oluşumunda. 2011 yılında patlayan 3 Temmuz olayı sırasında MHK Başkanı Oğuz Sarvan. Ünsal Çimen, Zihni Aksoy, Hamza Işın ve Turgay Güdü komitenin üyeleri. Aynı 5’li grup bugün de MHK’da. Oğuz Sarvan Başkan yardımcısı. Ünsal Çimen de atamalardan sorumlu. Trabzonspor kulübü, aynı puanla (82) şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptırdıkları 2010-11 sezonunda o günkü Sarvan MHK’sının bugün de işbaşında olmasını doğru bulmuyor. Arızalı maçlarda ortaya çıkan kararları, sürekli 2011’deki yönetim tarzının devamı olarak görüyor. Trabzonspor kulübü, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in yeni MHK kurulurken bu hassasiyete duyarsız davrandığını belirterek sık sık tepki gösteriyor.
VAR sistemine dönersek... İngiltere Premier Ligi’nde federasyon ve hakemler artık VAR ekranına gitmeme kararları aldılar. Bu durum sahadaki ile odadaki hakemler arasında daha uyumlu bir uygulamaya yol açtı. Bizde ise sahadaki ve odadakiler hemen tüm hatalarda ortak! Sahadaki görmüyor, vermiyor, sormuyor. Odadaki de susuyor, uyarmıyor. Bir de Eğitimci Uilenberg’in sıkça yalpa yapan yorum ve önerilerinden şaşkına dönmüş hakemler. O yüzden hep beraber VAR’ı yok ettiğimizi söylesem.. Ne dersiniz?

Yasak değil, Başak!

Geçen hafta Başakşehir-Trabzonspor maçında Fatih Terim Stadı’na kabul edilmeyen Trabzonspor taraftarlarının ve VİP statüsünde biletleri olanların durumuna değinerek “Başakşehir Yasakşehir mi oldu?” diye sormuştum. Başkan Göksel Gümüşdağ aradı, “Bu bizim kararımız değil” dedi ve ekledi; “İl Güvenlik Kurulu Üç Büyükler ve Trabzonspor’la oynayacağımız maçlarda rakip taraftarlara yüzde beşin üzerinde bilet tahsisini yasakladı. Biz de uymak zorundayız. Kaldı ki bu kulüpler rakibimiz olmasına rağmen bir çok misafiri locamızda ağırladık.”

Hepimizin GÖZDEsi

Vakıfbank formasıyla 13 yaşından beri örnek bir kariyer sergileyen Gözde Kırdar, Genel Müdür Abdi Serdar Üstünsalih’in ev sahipliğinde harika bir organizasyonla onurlandırıldı, 2 numaralı forması emekli edildi. O forma artık Vakıfbank salonunda voleybol severlerin ilham kaynağı olacak. Gözde Kırdar’ı hep takdir ve hayranlıkla izledim. O benim 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’ndaki kahramanımdı. Devamlılık, başarı, adanmışlık ve tevazu. Artık hepimizinsin. Hepimizin GÖZDEsisin. Teşekkürler ve alkışlar sana.

Guidetti: 500x2

Giovanni Guidetti geçen Cumartesi günü Vakıfbank’taki 11. yılında 500. maçına çıktı ve Beylikdüzü Voleybol İhtisas karşısında takımının 425. galibiyetini yaşadı. 18 Kupa kazandı. (Gözde’den 2 geride). Başarılı hocayı kutlarken sordum: “İkinci 500’e var mısın!” “Her zaman hazırım” dedi. Eh, ne olsun... Biz de dünden hazırız!