"Başakşehir yakalanabilir"

İlk yarıyı lider kapatmayı garantilemesine, aradaki puan farkını açmasına rağmen, ligin ikinci yarısında yakalanabilir. Başakşehir’in son derece iyi yönetildiğini, Türkiye’nin futbol aklı en zengin hocası tarafından çalıştırıldığını defalarca yazıp söyledim. Ancak bu sezon sahadaki takımın, son iki yılın Başakşehir’inden daha geride olduğunu düşünüyorum.

"Başakşehir yakalanabilir"

ŞANSAL BÜYÜKA ile DOBRA DOBRA

Başakşehir’i şimdiden “Şampiyon” ilan edenler var.

Ben bu görüşte değilim. Başakşehir, ilk yarıyı lider kapatmayı garantilemesine, aradaki puan farkını açmasına rağmen, ligin ikinci yarısında yakalanabilir. Başakşehir’in kurulduğu günden beri son derece iyi yönetildiğini, Türkiye’nin en güçlü ve futbol aklı en zengin hocası tarafından çalıştırıldığını ve diğer kulüplere örnek olması gerektiğini defalarca yazıp söyledim. Ancak bu sezon sahadaki Başakşehirspor’un, son iki yılın Başakşehir’inden daha geride olduğunu düşünüyorum.

Niye derseniz, kendimce sıralayayım:

- Başakşehir son derece ağır hücuma çıkıyor. Belki “Top bende kalsın” diye düşünüp gereğinden fazla pas yapıyor. Bunun sonucu temposu ve hızı minimuma düşüyor, doğal olarak rakip savunmayı az adamla ve hazırlıksız yakalayamıyor.

- Nitekim, Başakşehir yenik duruma düştüğü taktirde, yediği gole çok zor cevap verebiliyor. Hele öne geçme şansını son derece azaltıyor. Son örnek Sivasspor maçı... 1-0 yenik duruma düştü ve beraberliği bile kurtaramadı.

- Diyeceksiniz ki, “O zaman nasıl oluyor da Başakşehir puan farkını bu kadar açıyor?” Bunu mükemmel savunma anlayışı ile yapıyor. Harika oynayan kalecisi Mert ve Caiçara, Da Costa, Epureanu ve Clichy’den kurulu mükemmel bir geri dörtlüsü var. Bugün Avrupa liglerinin en az gol yiyen bir-iki takımından biri Başakşehir...

Emre olmak kolay değil

- Orta alanda Emre oynamadı mı, güçte, kalitede ve oyunu yönlendirmede ciddi bir gerileme yaşanıyor. Emre uzunca süre sakat kaldı, yaşı ilerledi. Bu yükü omuzlayacak yeni bir isim lazım... Ama Emre olmak kolay değil... Biraz İrfan Can, ama o da yeterli değil...

- Bajiç şampiyonluğa oynayan bir takımın santrforu asla olamaz. Yetersiz ve skordan uzak... Adebayor bu kadar formadan uzak kalıyor ve maçın bitimine bir-iki dakika kala (Sivas maçı) oyuna giriyorsa, Hoca ile futbolcu arasında bir sıkıntı var demektir.

- Sol ön yetersiz... Elia iyi ama çok sık sakatlanıyor ve dönüşü epey zaman alıyor. Son iki yılda Kerim Frei o bölgede müthiş işler yapmış ve kader golleri atmıştı. Kerim az süre ala ala, o çizgisinin çok ama çok gerisine düştü. Napoleoni bu alanın ve de ilk on birin oyuncusu olmak için yeterli değil... Kulübede başlayıp, hamle oyuncusu olarak maça girmek, Napoleoni’nin performansını daha çok artırıyor.

- Gökhan İnler unutuldu. En azından rotasyon oyuncusu olarak ve takımın savunma anlarında daha fazla kullanılamaz mı?

- Başakşehir bir gol atıp öne geçti mi, sanki yeterli görüyor. İkiyi-üçü aramıyor, sanki 1-0’ı korumaya çalışıyor. Nitekim Başakşehir’in bir-iki maç dışında herhangi bir karşılaşmayı rahat bitirdiğini gördünüz mü?

- Edin Visca’nın dışında ikinci bir hücum gücü neredeyse yok.

- Başakşehir transferde hep tam isabet yapmış bir takım... Ancak bu sezon aldığı Jojiç, Bajiç ve Soner Aydoğdu’dan yararlanamadı.

Bu kadar puan farkıyla önde olan ve ilk yarı liderliğini garantileyen bir takım için bunları yazıp söylemek kolay değil... Ancak ben bir izleyici olarak Başakşehir’in futbolundan son iki sezonda aldığım keyfi bu sezon alamıyorum. Çevremde kim varsa, genellikle hepsi aynı şeyi söylüyor.

Mükemmel yönetilen bir kulüp, mükemmel bir hoca, çok sağlam bir yönetim kurulu ve göz kamaştıran tesisler... Hepsine büyük saygı ve hayranlık duyuyorum.

Abdullah Hoca gibi futbolun ilmini yapmış bir teknik direktöre akıl verecek halimiz yok. Ama seyirci olarak ekran başında mutlu değiliz. Hoca da bizi mutlu etmek zorunda değil elbette... Bari bir golcü al... Bari takımı biraz olsun hızlandır hocam... Seyirci olarak bu kadarı da söyleme hakkımız olsun.

Bu transferler nasıl olacak?

Galatasaray’da başkanından hocasına kadar herkes ocak ayında köklü bir transfer çalışması olacağını söylüyor. İyi hoş da, UEFA denetimi ne olacak, bilançolar nasıl tutacak, meraktayım. “Gönderip, gidenlerin yerine alacağız” deniyorsa, bu ballı sözleşmeleri kimse kolay kolay bırakıp gitmez. O zaman bu transferler nasıl olacak? Aslında bu sadece Galatasaray’ın değil, bütün büyük kulüplerimizin sorunu...

Rekabet varsa birlik mümkün mü?

Kulüpler Birliği’nde ciddi görüş ayrılıkları belirdi. Birlik ile Galatasaray Kulübü ciddi anlamda ters düştü. Zaten kulüplerin rekabeti ortaya çıktığında birlik, beraberlik kalması mümkün değil... Ben bunca yıldır Kulüpler Birliği’nin yumruk gibi olduğunu sadece yayın ihalesi dönemlerinde gördüm. Gerisi hikaye...

TFF kurallarına saygı gösterin

Galatasaray’ın teknik adamları ile futbolcular lig maçlarının öncesinde ve sonrasında canlı yayın ile basın toplantısına gelmiyorlar, tepki koyuyorlar. Ama Porto maçı sonrası hepsi canlı yayındaydı. Tabi UEFA kuralları, bizim TFF kurallarına benzemiyor. Uymadın mı, gözünün yaşına bakmıyorlar. Dilerim TFF kuralları ve talimatları da bir gün UEFA kuralları ve talimatları kadar önemsenir, saygı ve özen gösterilir.

Abdurrahim Albayrak ne yapacağını şaşırdı

Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak barışcıl bir adamdır. Kavgadan, gürültüden, gerilimden beslenmez. Albayrak ortam gerilince, alışkın olmadığı için ne yapacağını şaşırdı. Abdurrahim Başkan’ın yerinde olsam ortam sakinleşinceye kadar kameralardan uzak dururum.

Rastlantı mı?

Başakşehir önemli bir puan farkıyla lider... Malatyaspor ikinci sırada... Başakşehir’in hocası Abdullah Avcı, Malatya’nın hocası, Avcı’nın eski yardımcısı Erol Bulut... Sistem hocaları gelip ligin ilk iki sırasına yerleşti. Raslantı mı, asla değil...

Başakşehir yakalanabilir

Çanlar Fenerbahçe için çalıyor

Titanic batar mıydı, battı. “Fenerbahçe bu, bir şey olmaz” demeyin. İşin şakası kalmadı. Çanlar Fenerbahçe için çalıyor. Bunu artık duyun. Başka Fenerbahçe yok.

Fenerbahçe’nin ligin ilk yarısını tehlike bölgesinin içinde bitirme ihtimali ciddi anlamda belirdi. Böyle bir sıralama tarihinde yok. Bunu hiçbir Fenerbahçeliye anlatamazsınız.

- Erzurumspor maçının ilk yarısında mükemmel oynayan Fenerbahçeli oyuncuların ikinci yarıda dilleri beş karış dışarı çıktı. Kondisyon sıfır... Ersun Hoca bunu düzeltir ama hangi arada derede yapacak, meraktayım.

- Fenerbahçe tarihinin en kötü transferlerini yapan sorumlu halen görevinin başında... İşini kötü yaptığı gerekçesiyle çoktan tazminatsız kovulmalıydı. Bu konuda herkes gibi şaşkınım.

- Artık bu Slimani sevdasından vazgeçin... Slimani’yi kazanacağız derken Fenerbahçe’yi kaybediyorsunuz. Ligde dört golün üçünü kafa vuruşları ile atan, yüksek toplara iyi çıkan ve isabetli vuruşlar yapan Ayew, bu yoklukta santrfor olarak denenemez mi?

- Eljif Elmas’ta müthiş bir düşüş var. Menajer Volkan Ballı’nın yerinde olsam, Eljif’i yakın takibe alırım.

- İnatlarınızla inatlaşmayın... Dirar’ı, Ozan’ı, Aatif’i bir an önce kadroya katın.

- Alper’in en kısa sürede ve güçlü biçimde sahalara dönmesi için elinizden ne geliyorsa yapın.

- Mehmet Demirkol haklı... Fenerbahçe’nin omurgasının değişmesi gerekiyor. Harun’la forma için kafa kafaya mücadele edecek bir kaleci, çok olgun ve kaliteli bir stoper, orta sahaya bir beyin ve vurduğunu atan bir golcü...

Ara transferde bulunur mu, zor... Buldunuz diyelim, para bulunur mu, o daha da zor... Titanic batar mıydı, battı. “Fenerbahçe bu, bir şey olmaz” demeyin.

İşin şakası kalmadı... Çanlar Fenerbahçe için çalıyor. Bunu artık duyun... Başka Fenerbahçe yok...

Ballı geç bile kaldı

Fenerbahçe, idari menajerliğine Volkan Ballı’yı getirdi. Geç kalmış bir karar... Volkan Ballı geçmiş yıllarda Uche, Van Hooijdonk, Alex gibi yıldızlarla birlikte çalıştı. Futbolcu alemini iyi bilir. Halden anlar, onları idare eder. Hele gece kuşları... Bundan sonra dikkatli olsunlar. Hangi deliğe girseler Volkan Ballı bulur çıkarır. Adımlarını ona göre atsınlar.

Başakşehir yakalanabilir

Çok Pepeler gelir, çok Pepeler gider

Beşiktaş, Avrupa’da yok. Beşiktaş, Türkiye Kupası’nda yok. Sadece Süper Lig’de var. Bu kadro da, bir golcü aldığı taktirde bu yarışı götürebilir. Bu bakımdan Beşiktaşlılar yıllık maliyeti 5 milyon euroya yaklaşan, gönül bağları kopan Pepe niye gitti diye hiç üzülmesinler. Burası Beşiktaş... Daha çok Pepeler gelir, çok Pepeler gider.

Büyüklüğünü hatırladı

Trabzonspor alışılmışın dışına çıktı. Son yıllarda büyük maç kazanmakta zorlanan Trabzonspor, bu sezonun ilk yarısında büyük maç kaybetmedi. Galatasaray’a 4 attı, belki de 7-8 farkla kazanacağı F.Bahçe maçında 2-1 galip geldi. Beşiktaş maçında son dakikada yediği golle 2-2 berabere kaldı. Trabzon büyüklüğü adına unuttuğu ne varsa hepsini bu sezon hatırlamaya başladı. Devam Ünal Hocam, devam...

Keşke herkes izleseydi

Geride bıraktığımız hafta Sakaryaspor-Samsunspor oynadı. İkinci Lig Beyaz Grup’ta maça çıkarken Sakarya lider, Samsunspor ikinci sıradaydı. Maçı biletli tam 31 bin 700 seyirci izledi. Bin 500 Samsun seyircisinin olduğu maçta tek kişinin burnu kanamadı, tek olay çıkmadı. Samsun Başkanı İsmail Uyanık ve arkadaşları krallar gibi misafir edildi ve nefes kesen bir maç oynandı, 2-2 berabere bitti. Sakarya’nın yerel televizyonu TV264 maçı verdi. Keşke ulusal bir kanal şu maçı yayınlayabilseydi. Hiç olmazsa mücadelesiyle, seyirci kalabalığı ve coşkusu ile, olaysız başlayıp olaysız bitişi ile Süper Lig’e iyi bir örnek olurdu.

Futbolda neden bir Vakıfbank yok?

Biraz geç oldu ama yazmalıyım. Vakıfbank kadın voleybol takımı dünya şampiyonu olurken o kadar heyecanlandım ki, aynı anda oynanan futbol maçlarını bıraktım, Vakıfbank’ın maçlarına çakıldım. Futbolda bu kadar para harcayıp her maçta tokadı yerken, Vakıfbank Kadın Voleybol Takımı’nın yarı final ve final maçlarında her smacı rakibin kafasına kafasına “balyoz” gibi vuruşundan büyük keyif aldım, Türk vatandaşı olarak haklı bir gurur yaşadım.

Ayırmak doğru değil ama çeyrek final maçında Ebrar kızımız öyle servisler attı ki, inanılmaz... Her serviste adeta havada uçtu, her serviste rakip alana yeni bir sorti yaptı. Tam 6 sayıyı servisten arka arkaya aldı.

Zehra her sayıda kendinden geçti. Hangisini sayayım, yerlisi, yabancısı hepsi öyle... Şu Vakıfbank gibi bir takımı futbolda niçin yaratamıyoruz acaba?

Emeği geçen herkesi yüreğimin en derinlerinden gelen şükran duygularımla kutluyorum. Vakıflar Bankası Genel Müdürü’nü de bu yapıyı koruduğu ve yaşattığı için takdir duygularımı ve alkışlarımı gönderiyorum.

Takım yıldızı

Göztepe (*) - Bursaspor (*)
Çaykur Rizespor (**) - Aytemiz Alanyaspor (**)
Demir Grup Sivasspor (****) - MKE Ankaragücü (*)
Atiker Konyaspor (***) - Kasımpaşa (**)
Medipol Başakşehir (**) - Galatasaray (**)
Evkur Yeni Malatyaspor (***) - Antalyaspor (*)
Kayserispor (**) - Akhisarspor (**)
Beşiktaş (***) - Trabzonspor (***)
Fenerbahçe (**) - Büyükşehir Belediye Erzurumspor (**)

Başakşehir yakalanabilir

Real Madrid'de tek hedef PSG galibiyeti!

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber