Ülkemiz futbol kamuoyunun futbola maalesef son derece sakat bir bakış açısı var. Başarının tek kriteri şampiyonluk ya da Avrupa'da başarı olarak görülüyor. Uzun vadeli sistem kurma, antrenör takımı oluşturma, istikrarı yakalama, düzenli olarak iyi futbolcular bulma, verim alma veya yetiştirip satma gibi konular başarıdan sayılmıyor. Abdullah Avcı ise tam da bunları çok iyi yapan bir teknik adam.

Dün gece A Spor'da Abdullah Avcı ile gerçekleştirilen harika bir söyleşi izledim. Futbolun en üst seviyede konuşulduğu çok kaliteli bir program oldu. Kaçıran mutlaka bulup izlesin.

Abdullah Avcı konuşurken kendisini dinlemek büyük keyif. Gerçek bir futbol entelektüeli, çok dolu bir futbol adamı. Değindiği konular o kadar önemliydi ki, hem stratejik, hem taktik hem de operasyonel açılardan Türk futbolunun en önemli sorunlarına değindi, bunları nasıl çözmeye çalıştıklarını anlattı.

Abdullah Avcı'nın başarıyı son 2-3 sezonda yakaladığını düşünen yanılır. Kendisinin de ifadesinde belirttiği gibi en az 12 senelik bir emek bu. Her sene üzerine biraz daha koyarak, hatalardan ders alarak, doğruları bularak, alın teri ile gelinen bir nokta bu. Bence çok kıymetli. Bizim daha fazla Avcı'lara, daha fazla uzun vadeli düşünmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Özellikle de şampiyonluk saplantıları ile mali açıdan iflas etmiş kulüplere sahipken.

Abdullah Avcı'nın arkasında son derece sabırlı, vizyonlu, bilinçli bir yönetim ekibi var. Bu onun açısından da büyük şans. Ayrıca tek dezavantaj olan seyircisiz oynamak, sabır ve istikrar noktasında avantaj sağlıyor çünkü taraftar baskısı, yıkıcı bir başarı baskısı yok. Tüm bunlara rağmen sürekli öğrenmek, gelişmek ve üstüne koyarak istikrarla ilerlemek, Avcı'nın ve ekibinin karakteri haline gelmiş.

Lider dendiğinde, ateşli, babacan, tatlı sert, karizmatik, oturaklı adamlar aklımıza geliyor. Terim, Güneş, Denizli gibi. Öte yandan yeni dönemde, önümüzdeki 20-30 senede lider tanımı Abdullah Avcı, Ersun Yanal, Aykut Kocaman, Hamza Hamzaoğlu, Erol Bulut, Ertuğrul Sağlam gibi teknik adamlar için yapılacak. İstikrara inanan, antrenör takımı vizyonuna sahip, takım çalışmasına önem veren, bilimsel yöntemler ve teknolojiden yararlanan, analitik düşünceye sahip, öz eleştiri yapabilen ve futbolcusunu sadece saha içinde değil, dışında da geliştiren teknik adamların liderliğini konuşacağız.

Eski dönem bitiyor.

Abdullah Avcı sessiz sedasız müthiş işler yaptı. Bence bir istikrar destanı yazdı. İyi de abicim adam şampiyon olamadı diyen varsa lütfen elini vicdanına koysun, başarının kriteri nedir tekrar düşünsün! Bu şartlarda esas başarı bu. Artık binbir kapris yapıp yılda 3-4 tane astronomik maliyetli yıldız futbolcu transfer ederek, çok güçlü kadrolara sahip olup, maç günü motivasyonu ve karizmatik liderlik modelleri ile başarıya ulaşma dönemi çoktan bitti. Bu liderler kendileri biterken, kulüplerini de mali açıdan bitirdiler.

Artık Abdullah Avcı'ları alkışlayacağız. Bu yeni liderleri kabulleneceğiz. Onların ne yapmaya çalıştığını anlayacağız.

Bu sene eğer futbolun biraz adaleti varsa Başakşehir'in şampiyon olması gerek. 4000- 4500 taraftara oynamak dışında bir dezavantajı olmayan harika bir kulüp. Çok da ciddi projeleri var. 15-20 bin ateşli taraftara oynayacak olsalar, bence bu iş tamam. Ancak şampiyon olmasalar dahi, ben futbolumuzun altın çocuğu Avcı'yı şimdiden alkışlamak ve hakkını vermek istiyorum.

Son 12 senede hoca ve başardıkları ile ilgili kaç yazı okudunuz? Kaç övgü gördünüz? Hangi önemli spor yazarları üst üste Başakşehir ile ilgili yorum yaptı? Takımı sürekli ve yakından takip eden var mı?

Sayın hocam, ne yapmak istediğinizi gören, kıymetinizi anlamış, futbol okuryazarlığı yüksek insanlar sizi takdir ediyor ve alkışlıyor. Lütfen şampiyonluğu saplantı yapmadan, bildiğiniz inandığınız yolda devam edin ve asla da üç büyüklere falan da gelip kendinizi harcamayın. Birkaç sene içinde yeni nesil, bilinçli futbol seyircisi de size destek için tribünleri dolduracaktır. Yolunuz açık olsun.