AZİZ YILDIRIM

Bu yazıyı yazmadan önce aslında Aziz Yıldırım'ın Ali Koç' a cevapları ile ilgili yazacaktım. Hani açıklanan borç rakamlarının olduğundan fazla gösterildiğini, kendisinin yıpratıldığını, haksızlık edildiğini ileri sürdüğü yazısı. Sonra baktım, Serdar Ali Çelikler bu konuda yazmış. Üstüne yazacak bir şey olduğunu düşünmediğim için yazmaktan vazgeçtim.

Aslında arada bir yerlere Fenerbahçe'nin 20 senede yaptığı onlarca astronomik ve fiyasko transferi de ekleseymiş, zararı daha net bir şekilde açıklarmış. Örneğin sakat alınmış olan Robin van Persie'nin kulübe toplam maliyeti 21 milyon Euro oldu. Peki size şu isimleri de hatırlatsam: Guiza, Krasic, Preko, Zafer Biryol, Maldonado, Gökhan Ünal, Mehmet Topuz, Cristian Baroni, Dia, Serdar Kesimal, Emenike, Diego, Josico, Özer, Ali Bilgin, Stevic, Beschastnykh, Gökhan Emreciksin, Fabiano, Petkov, İlhan Parlak, Yasin Çakmak, Bienvenu,

Transfer bedellerine ek olarak, aldıkları astronomik ücretleri de düşünün. Hatta aralarında çeşitli sebeplerle oynamadan, yıllarca bu ücretleri alanlar da oldu. Unuttuklarım varsa da kusura bakmayın. Daha da bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Bu konuyu burada kapatıyorum.

Şimdi güzel şeyler konuşalım.

VOLKAN DEMİREL GELENEĞİ YAŞATIYOR

Fenerbahçe'nin Instagram hesabında bir paylaşım gördüm. Fenerbahçe kalecileri Volkan ve Berke'nin birbirlerine dostça sarılmış oldukları bir fotoğraflarıydı bu paylaşım. Fotoğrafın altındaki yazıyı sizler için aynen burada paylaşıyorum:

"Kaptanımız Volkan Demirel: Berke'nin kendine has özellikleri var. İdmanda kendisine de söyledim; atlama kuvveti ve blokajları çok iyi. Çok genç yaşta buraya geldi. Evet, Altınordu'da bir altyapısı vardı ama burada öğreneceği de çok şey var. Çok şanslı, çünkü iki tane çok tecrübeli kaleci ile çalışma fırsatına sahip. Ben onun yaşındayken açıkçası top tutmayı bilmiyordum. Burada bir gelenek de var. Bu geleneği devam ettirmek adına, Schumacher’den kaleyi Engin ağabey almış. Engin ağabeyden sonra kaleyi Rüştü ağabey devraldı. Rüştü ağabeyden sonra kaleye ben geçtim. Benden sonra da kaleyi inşallah Berke alacak ve bu geleneği devam ettireceğiz. O da sonrasında bizim gibi genç bir arkadaşı yetiştirmeye çalışacak. İnşallah bu dönence böyle devam eder.”

Geleneği yaşatmak her zaman saygı duyulması gereken bir konudur. Volkan'da Fenerbahçe'nin eski bir geleneğine sonuna kadar sahip çıkmış gözüküyor. Bunun kıymetini anlatmaya kelimeler yetmez.

Futbol kulüpleri gelenekleri ile vardır. Tarihleri ile vardır. Hiç bir kulüp sadece kazandığı şampiyonluk sayısı demek değildir. Hiç bir kulüp parası ile büyük olmaz. Real Madrid, Barcelona, Manchester United, Chelsea, Bayern, Juventus büyüktür ama hepsinin de büyüklüğü tarihlerinden ve geleneklerinden gelir. Bunlar kadar başarılı ve zengin olmasalar da Liverpool, Atletico Madrid, Sevilla, Marsilya, Arsenal, Tottenham, Roma, Everton, Inter, Dortmund, Napoli'de büyüktür. Çünkü bunlar da gelenekleri olan, tarihleri olan takımlardır. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Celtic, Ajax, PSV, Glascow Rangers, Dinamo Bükreş, Steau Bükreş, Spartak Moskova, Leverkusen da büyük kulüplerdir, çünkü hepsi de tarihe mal olmuş, gelenekleri olan takımlardır.

Son birkaç senedir formu düşen ve eleştirilen Volkan Demirel'in Fenerbahçe'de hala ne işi var diye soranlar olabilir. Volkan'a kızanlar olabilir. Yönetim onu neden göndermiyor diyenler olabilir.

Sanırım cevap yukarıdaki yazıda, Volkan'ın kendi açıklamalarında gizli. Volkan emaneti birine teslim etmeden Fenerbahçe'den gidemezdi. Volkan geleneğe sahip çıkacak kadar büyük bir Fenerbahçe'li. Şimdi Berke geldi. Volkan Demirel'in emaneti teslim edebileceği doğru kişi geldi. Volkan da zamanı geldiğine inandığı için emaneti ona veriyor.

Volkan geleneği, Berke ise geleceği temsil ediyor. İnşallah gelecek sezondan itibaren gelenek artık Berke olacak.