Akhisar Belediyespor ligin bütçesi en düşük, kadrosu da en mütevazi takımı. Bütçeleri belki de Fenerbahçe yedek kulübesinde oturan 2- 3 futbolcunun değeri kadar. Ancak sahaya baktığımızda, futbol olarak takımlar arasında bu farkı göremedik.

Bunun en büyük nedeni, Akhisar' ın lige tutunmaya çalışırken, çalışkan teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu yönetiminde "takım" olabilmeyi başarabilmesi, ancak Fenerbahçe'nin Aykut Kocaman yönetiminde, "takım olabilmekte" zorluk çekiyor olmasıdır.

Fenerbahçe 3 puanı yine çok zorlanarak ve son dakikalara kadar kalesinde gol tehlikeleri yaşayarak alabildi. Fenerbahçe, takım olarak üretken, organize ve istekli olmamasına rağmen, rakibinin futbol kapasitesinin düşüklüğü nedeniyle sahadan galip ayrılabildi. Akhisar Belediyespor, akıllı bir taktikle, gücünü bilerek ve kontrollü bir futbol sergilemesine rağmen, yetenek kısıtları nedeniyle sonuca etki edecek hücum aksiyonlarını gerçekleştiremedi. Aslında her iki takım da öncelikle sadece savunma yapmaya odaklandığından, hücum yönünden zayıf bir karşılaşma izlemek durumunda kaldık.

Fenerbahçe' deki kötü futbolun belki de en büyük nedeni, hoca üzerindeki baskılar. Aykut Kocaman için artık her maç bir final. Her maçtan 3 puan ile dönmesi gerekiyor. Aksi halde, büyük eleştiriler ile karşı karşıya kalacak. Bu durum, Fenerbahçe' nin saha içi organizasyonu ve oyun anlayışına yansıyor. "Sonuç odaklı" bir futbol telaşı yaşayan takım, iyi futbol yerine önce yenilmeme, daha sonra da öne geçip skoru koruma odaklı bir futbol felsefesi ile sahada çırpınıyor. Bu psikolojik baskı altında, bir takımın iyi futbol sergilemesi mümkün değil.

Öte yandan, Aykut Kocaman yönetiminde, bu takım geleceğe dair herhangi bir ışık vermemeye devam ediyor. Hocanın, bu karşılaşmaya çok daha iyi bir kadro ile çıkması gerekirdi. Rakibin ligin belki de en zayıf takımı. Böyle bir takıma karşı 3 orta saha oyuncusu ile defansif bir anlayış ile sahaya çıkmak pek doğru bir tercih gibi gözükmüyor. Bu maça 4-4-2 ile çıkması, orta sahada Selçuk yerine pas trafiğini iyi yönetebilecek Sezer' i tercih etmesi, Crisitian yerine Semih ile çift forvet başlaması ve rakibi bunaltacak bir baskı ortaya koyması daha iyi olabilirdi. Fenerbahçe ileride top tutabilecek, sırtı kaleye dönük oynama becerisi olan ve pas yüzdesi yüksek tek forvet oyuncusu olan Semih' i de kaybetmek üzere.

Bugün Fenerbahçe' de Cristian, hatalı bir pozisyonda ısrarla oynatılmaya çalışıldığından verimsizdi. Kuyt ve Sow ne kadar hareketli olsalar da yalnız kaldılar. Stoch, aslında Fenerbahçe' de uzatmaları oynuyor. Hocası ona ara sıra forma vererek onu kazanabileceğini sanıyor, ancak Stoch bir türlü futbola konsantre olamıyor. Üstelik defansif açıdan oyunda hiç yok. Hasan Ali' nin de aksamasına ve maç içinde yorulmasına neden oluyor. Artık devre arasına kadar, Stoch yerine Caner'de ısrar etmek gerekiyor. Stoch' un devre arasında gönderileceğini düşünüyorum. Mehmet Topal ve Selçuk ise görevlerini iyi yaptılar. İyi mücadele ettiler. Ancak pas trafiğini yönlendirmede yetersiz kaldılar. Tandemde Bekir ve Serdar her zamanki gibi güven vermiyorlar, çünkü kendilerine güvenleri az. Yedek olduklarını ve sakatlar iyileşince kulübeye döneceklerini bildiklerinden, gayretli ve motive değiller. Yetenekleri de kısıtlı olduğundan, patlamaya hazır bomba gibi oluyorlar. Kademe ve adam paylaşım hataları takımı zor durumda bırakıyor. Özellikle duran toplarda iki stoperin zafiyeti dikkat çekiyor.

Fenerbahçe bugün 550' nin üzerinde pas yaptı ve bunların neredeyse 490 tanesi başarılı pastı. Ancak bu istatistik yanıltmasın, bu pasların %80' i yana ve geriye paslar. İleriye doğru yapılan çoğu pas hatalıydı. Bunun en büyük nedeni, Fenerbahçe' li futbolcuların topsuz oyunda hareketsiz olması ve elleri bellerinde pas beklemeleri. Kocaman' ın aylardır fark edemediği konu bu. Topu alan futbolcunun yanında ve önünde 1 veya 2 pas alternatifi bulması gerekirken, çoğu zaman hiç kimse olmuyor. Bu durum geri ve yan pas alışkanlığına neden oluyor.

Bugün Fenerbahçe adına en çok koşan üçlü 11.000 metrenin üzerinde koşan Gökhan ve Hasan Ali ile, 10.000 metre üzerinde koşan Selçuk Şahin oldu. Bu tablo; Gökhan, Hasan ve Selçuk' un, Kuyt, Stoch ve Cristian' ın boşluklarını kapatmaya çalıştıklarını gösteriyor. Gökhan ve Hasan Ali, Topuz ve Caner ile çok daha rahat oynuyorlar. Çünkü Topuz ve Caner defansif koşuları ile bekleri çok rahatlatan oyuncular.

Fenerbahçe' de Meireles, Yobo ve Egemen' in takıma dönmesi ile takımın iskeleti güçlenmiş olacak. Aykut Kocaman' ı şu an sahadaki futboldan dolayı doğrudan eleştiremiyorum, zira üzerinde korkunç bir baskı var. Üzerindeki baskı kalkmadan, hocanın performansını değerlendirmek pek kolay olmuyor. Hatalı kadro ve pozisyon tercihleri yapmış olması haricinde, bu maçta hoca için söylenebilecek bir şey yok. Bu kadar moralsiz ve enerjisi düşük bir hocadan, agresif ve enerjik bir takım çıkması zaten mantık dışı. Ne zaman ki baskı kalkar, o zaman Aykut Kocaman' ı gerçek anlamda eleştirmek anlam kazanır.

Görünen o ki Fenerbahçe Limassol maçında, ağırlıklı olarak erkek seyircisi önünde yine iyi futbol sergileyemeyecek. Ancak bu maçtan 3 puan alınması halinde, Kocaman yine biraz zaman kazanmış olacak. Kendisi için her maç adeta bir final. Bu psikolojik baskıya daha ne kadar dayanabilir veya bu şartlar altında nasıl verimli olabilir, bunu tartışmak lazım. Bu şekilde gidecek ise devre arasında görevi bırakmalı. Ya da Fenerbahçe taraftarı bu baskıyı bir şekilde ortadan kaldırmalı ki Kocaman' dan az da olsa verim alınabilsin. Aksi halde, bu sene kaybedilmiş olacak.

http://twitter.com/bertankaya