Krasnodar maçının ne önemi var ki!

Fenerbahçe her sene yeni bir teknik adam ile sezona başlıyor.

Öncekiler hep kötü çıkıyor, kötüler hemen değiştiriliyor. Sonra yeni gelenler de kötü çıkıyor. Onlar da gönderiliyor.

Sonra tribünler dolmuyor. Taraftar nerede deniyor.

O zaman ne diyelim, taraftar haksız, siz haklısınız!

Tarihin en sıradan kadrolarından bir tanesi kuruluyor.

İyi futbolcular, yetenekli isimler takımdan gönderiliyor. Gerekli transferler yapılmıyor. Gereksiz isimler kadroda tutuluyor. Son 7 senede doğru dürüst bir kadro mühendisliği yapılmıyor.

Sağduyulu taraftarlar, yorumcular, spor yazarları bu durumu eleştiriyor.

O zaman ne diyelim, onlar haksız siz haklısınız!

Finansal Fair Play kısıtları tek bir transfer yapmaya bile izin vermiyor. Fenerbahçe önemli bir borcun içinde kıvranıyor. Son 10 senede transfere Fenerbahçe' nin yarısı kadar para harcayan Sevilla 5-6 kere Avrupa Ligi şampiyonu oluyor. Fenerbahçe' nin üçte biri, dörtte biri maliyetindeki takımlar Fenerbahçe' yi yeniyor. Eliyor. Futbol olarak eziyor.

Kongre üyeleri sorguluyor. Başkan adayları sorguluyor. Camianın eski başkanları sorguluyor. Eski yöneticiler dert yanıyor.

Öyleyse ne diyelim, onlar haksız, siz haklısınız!

Fenerbahçe takımı sahada dökülüyor. 8-10 milyon Euro bonservis verilmiş vasat futbolcular resmen bitik vaziyette sahada dolaşıyor. Taraftar bırakın futbolu, sahada ciddi bir gayret dahi göremiyor. Hocanız dahi takımdan umudunu kesmiş.

Tribünler "yönetim istifa" diye haykırıyor. Gözyaşları döküyor. Kahroluyor.

Öyleyse ne diyelim, onlar haksız, siz haklısınız!

Değerli beyler.

3 Temmuz' da haklılığınıza, 3 Temmuz sürecinde mağduriyetinize, o zorlu günlerde masumiyetinize inandık. Bu sürecin Fenerbahçe' yi 5 yıl geri götürdüğüne, büyük zararlar verdiğine şahit olduk.

Çoğumuz arkanızda durduk.

Ancak, 3 Temmuz süreci bir tarafa, yönetsel olarak çok hatanız var. Bunları da yazmasak vicdanımız el vermez.

19 yılda sportif, yönetsel, finansal ve stratejik bazı hatalar yaptınız.

Daha iyi yönetebilirdiniz. Fenerbahçe çok daha iyi yerlerde olabilirdi. Büyük fırsatlar kaçtı.

Krasnodar' a elenmek sizler açısından mevcut yargı süreçleri kadar önem arz etmeyebilir. Şu işten bir kurtulalım, çılgınca çalışır telafi ederiz de diyebilirsiniz.

Krasnodar maçının ne önemi var ki! diyebilirsiniz. Biz Fenerbahçe için nelere katlandık diyebilirsiniz. Biz Fenerbahçe için neleri feda etmedik diyebilirsiniz.

Sizi de anlıyorum. Kendinizce haklısınız.

Belki şu an sportif başarı bekleyen insanları anlayışsızlıkla, bu tür yazılar yazan yorumcuları zamansızlıkla suçlayabilirsiniz. Anlıyorum.

Ama inanın insanlar çok sabretti.

Eğri oturup doğru konuşalım, son 3 sezondur yapılan teknik direktör, transfer ya da kadro hatalarının 3 Temmuz süreci ile doğrudan bir ilişkisi yok. Daha iyi yönetsel kararlar ile bu başarısız dönem yaşanmayabilirdi. Daha dikkatli olunsa, daha az hata yapılsa bu üç seneden en az bir şampiyonluk çıkabilirdi. Çıkmalıydı.

3 Temmuz süreci taraftar için ne kadar travmatik oldu ise, Krasnodar gibi bir takıma elenip gitmek de o kadar travmatik. Fenerbahçe geleneği, tarihi, dokusu, kültürü, böyle başarısız futbol dönemlerini kaldırmaz, bunu da en iyi sizler biliyorsunuz.

Abartıyorsun, 3 Temmuzun yanında Krasnodar' a elenmenin ne önemi var diyebilirsiniz. Size ve yakın çevrenizdeki kişilere göre de olmayabilir.

Öte yandan Fenerbahçe taraftarının Yüzde 90' ı böyle bir başarısızlığı kabul etmiyordur diye düşünüyorum.

Futbolu sadece futbol, Fenerbahçe' yi sadece Fenerbahçe olduğu için seven milyonlar var.

Dergi, kitap, forma, bilet, kombine alıyorlar. Yayıncı kuruluşa bir ton para ödüyorlar. Kulübe binlerce TL verip üye oluyorlar. En kötü her maçta TV karşısında yoğun stres nedeniyle kendi sağlıklarından, huzurlarından oluyorlar.

Fenerbahçe taraftarı 3 Temmuz' u hala önemsiyor. Hala sizlerin arkasında. Bundan emin olunuz.

Öte yandan taraftar artık sportif başarısızlığı sineye çekmiyor. Çekemiyor. Çünkü Fenerbahçeli başarıya aç, sahada ruh görmeye hasret, iyi futbolu özlüyor.

Taraftarın istifa çağrılarını ciddiye almayabilirsiniz. Çünkü siz istemeden, kimse sizi hiç bir koşulda o koltuktan edemez. Bunu biliyoruz.

Ama "Ali Koç Başkan Fenerbahçe Şampiyon" çağrısını bence dikkate alın.

Çünkü bu çağrı, bir önceki "istifa" çağrısı gibi duygusal bir çağrı değil. Tamamen mantıksal ve son derece arkası dolu bir çağrı. Mutlaka bir yerlerde karşılık bulacaktır.

Tıpkı bir dönemlerin "Ali Şen Başkan Fenerbahçe Şampiyon" sloganı gibi.

Bizden söylemesi.