Ligde ilk 5' teki takımların maçlarına bir bakalım ve takımların performansını değerlendirelim.

Fenerbahçe- Kardemir Karabükspor

Penaltı olmasa, belki maçın seyri çok farklı olabilirdi. Belki de Fenerbahçe yine de 3 puanı alabilirdi. Ya da kaybedip lige havlu atabilirdi. Bilemiyoruz.

Ancak şunları çok net söyleyebiliriz ki, Karabükspor, o penaltı verilmemiş olsa kolay çözülmez, puan ya da puanlara oynardı. Maçın ilk 45 dakikasında, Fenerbahçe' nin 2. gol dışında pozisyonu bile yoktu. Igor Tudor hoca çok kısa zamanda çok ciddi bir takım oluşturmayı başarmış. Maça çok dirençli, cesur, önde basarak başladılar. Kazanmak iddiası ile başladılar. Gerçekten de son yıllarda futbolumuzda bu tür takımlar izlemek bize büyük keyif veriyor. Umarım bu maç Kardemir Karabükspor için bir düşüş sürecini başlatmaz.

Fenerbahçe attığı 5 gole rağmen bildiğimiz Fenerbahçe' den farklı değildi. İlk yarıda çok kötü bir oyun ortaya koydular. İkinci yarıda 10 kişilik rakibi karşısında çok kısa süre içinde 3 gol bulunca, maç bitmiş oldu. Bu 3 golün organizasyonu oldukça iyiydi, ancak bunlar dışında saha içi organizasyon gerçekten de kötüydü. Pas tercihleri, yana ve geri paslar, topla çok oynama her tür olumsuzluğu 5-0' dan sonra izledik.

Advocaat' in oyuncu değişiklikleri tamamen oyuncu kazanmaya yönelikti. 5-0' ı bulan bir hoca, Neustadter, Sow ve İsmail' i oyuna almaz. Kenarda Salih ve Alper gibi kazanılması gerekli iki önemli yetenek varken, değişiklikler Fenerbahçe' yi tamamen durdurdu, verimsizleştirdi. Anlaşılan bu üçlüyü kaybetmemeyi, takımın beyni olma potansiyeli taşıyan Salih' i kaybetmemeye tercih etti. Elbette hatalı bir karar.

Gelelim maçın kader anı olan penaltıya.

Penaltı pozisyonunu ciddi olarak inceledim. Avrupa' nın 10 üst düzey hakeminden 6' sı cesurca buna penaltı verir. Türkiye' de ise bu pozisyona 10 hakemden 2 veya 3' ü penaltı verir. Türkiye' de hakemlerin penaltı penaltı gibi olmalı, faul faul gibi olmalı saplantısı var. O sebeple takımlarımız Avrupa maçlarında çok zorlanıyor, çok faul yapıyor, penaltıya sebebiyet veriyor. Pozisyon ile ilgili en doğru yorumu fair play çerçevesinde Mehmet Topal' ın yapması gerekiyor. Dengesi bozuldu veya hamlesi engellendi ise, penaltı. Kusurlu hareket anlamına gelir.

Burada şunu da ifade etmek lazım. Hakemlerden son 3 yılda oldukça mağdur ettiği takımlardan bir tanesi de Fenerbahçe' dir. Son 3 senede en az 10 maçta hakem hataları nedeni ile puan kayıpları yaşanmıştır. Bu pozisyonda verilen penaltı hatalı dahi olsa, bu Fenerbahçe lehine sürekli tekerrür eden bir durum değil. Bu bir istisnadır.

Fırat Aydınus' ın Ceyhun' a verdiği ikinci sarı kart ise bence hatalı. Ciddi bir hata varsa penaltı değil, bence sarı karttır. Oyuna da en büyük etkiyi eden penaltı değil, bu kart olmuştur. Zira benim izlediğim Karabükspor, 2-0' dan 2-2' yi dahi bulabilirdi. İddia ediyorum, bireysel olarak tek tek oyuncu bazında Fenerbahçe' den kötü olabilirler ama takım olarak, oyun sistemi olarak, agresiflik olarak Fenerbahçe' den daha iyi takım.

Tudor' u ve karakterli takımını izlemeye devam edin.

Gençlerbirliği- Beşiktaş

Beşiktaş, bu sene de ligimizin en iyi, en pozitif futbol oynayan ekibi olmakla birlikte, geçen seneki performansına çıkamıyor. Sosa, Gomez, Gökhan üçlüsü gerçekten farklı bir seviyede oyuna imkan veriyordu. Takımın hücum aksiyonları, şu an bir hayli farklı.

Gençlerbirliği maçında Necip' in erken sakatlığı, Güneş' in planlarını bozdu. Atiba' nın da yokluğunda, Necip' siz orta saha, Gençlerbirliği' nin Selçuk- İrfan Can- Landel gibi dinamik isimlerine karşı koyamadı. Gençlerbirliği dirençli orta sahası ile ilk yarı Beşiktaş'ı çok zorladı. İkinci yarı, Aboubakar' ın Olcay yerine oyuna girmesi ile Beşiktaş rakip sahada oyun kurma, top tutma, pozisyon yakalama imkanı buldu. Aboubakar, takımın hücumuna derinlik kazandırdı. Cenk- Talisca- Aboubakar- Quaresma dörtlüsü iyi organize olunca, Beşiktaş maça ağırlığını koymaya başladı. Necip sakatlanmamış olsa, maçta üç puan Beşiktaş' ın olabilirdi.

Quaresma takımın tartışmasız saha içi lideri ve oyunu yöneten ayağı idi. İkinci baharını Şenol hoca ile yaşıyor. İkinci baharını yaşayan diğer bir isim ise Tosic. Joker gibi. Nereye koysan performans veriyor. Orta sahaya koysalar orda da oynar. Ayağına hakim, sert, fiziksel gücü yerinde, yere sağlam basıyor, pozisyon sezgisi iyi. Caner 'in yokluğunda önemli kazanım.

Bence Talisca ve Aboubakar iyi transfer. Sosa- Gomez' den farklı oyun setleri ve stratejileri gerektiren oyuncular. Ancak Şenol hoca onlardan verim alacaktır. Öte yandan Caner' den sonra Aras ve Talisca' nın sakatlıkları iyi haber değil. Üç kulvarda giden Beşiktaş' ın kadro derinliğini olumsuz etkileyecektir.

Adanaspor- Galatasaray

Ligin belki de en kolay deplasmanı Galatasaray için kolay geçmedi. Esasen Adanaspor sezon başından beri belki de en iyi futbolunu sergiledi. Oyun disiplininden hiç kopmadılar, pozisyonlar da buldular. Ancak değerlendiremeyince, 3 puanı kaybettiler.

Maçta dikkatimi çeken şu oldu. Galatasaray takım boyu uzun bir takım. Yetenekli ayakları var kabul, ancak bu takım boyunca, takımın akciğerleri Tolga ve Selçuk çok zorlanıyor. Bloklar arası bağlantıları kurmak için çok çabalıyorlar, bu da hücum tarafında onları enerji açısından zor durumda bırakıyor.

Sneijder olmayınca, bu takımın hücumları tat vermiyor. Onun oyun aklı ve hep doğru yerde top alıp vermesi, bu takımın en önemli gücü. Sneijder' in yokluğu, Galatasaray' ı kötü takım yapmaz, ancak üst düzey bir takım olmasına da engel olur.

İkinci yarı daha derli toplu olmasına, bloklar arası mesafeyi daraltmasına rağmen Galatasaray kalesinde ciddi tehlikeler de gördü. Son saniyelerde Adanaspor' un kaçırdığı pozisyon akıl alır gibi değildi.

Galatasaray' ın bu sene de her sene olduğu gibi en önemli adamı, ruhu, itici gücü Muslera. Böyle bir kaleci her takım için büyük şans. İkinci önemli katkıyı Bruma yapıyor. Bu formu, isteği, enerjisi ile zaten üst düzey yeteneğe de sahip olduğundan, yeniden İspanya ya da daha iyisi Premier Lige gidecek bir görüntü veriyor.

İstanbul Başakşehir- Akhisar Belediyespor

Abdullah Avcı yeni nesil, bilimsel çalışan, sistem hocalarından. Böyle bir hocaya, ortalama bir bütçe, sabır ve destek verin, size böyle bir Başakşehir versin.

Abdullah hocayı gerçekten çok takdir ediyorum. Bütçe olarak daha büyük bir takımda, 4-5 sene sabır gösterilse, inanılmaz işler yapar.

Son 4 sezonda takımına önce savunma yapmayı, son 2 sezonda ise hücum yapmayı öğretti. Takımı ile birlikte adım adım gelişti. Olgunlaştı. Takımı ile aynı dili konuşmaya, müthiş anlaşmaya başladı. Aykut Kocaman ve Mustafa Reşit Akçay ile birlikte taktik disiplini ve istikrarı Türkiye' ye öğretiyorlar.

Ben dört büyüklerin taraftarları dahil tüm İstanbulluların, iyi futbol için Başakşehir maçlarına gitmelerini tavsiye ediyorum. Abdullah Avcı ve ekibi sene sonunda ikinci bir "Leicester City" mucizesine imza atabilir mi bilmiyorum, ancak bu gelişim düzeyleri, istikrarları ve karakterli futbolları ile benden saha içi sonuçlardan bağımsız olarak 10 puan alıyorlar.

Geçen sezon Abdullah hocayı Fenerbahçe' ye önermiştim. İyi ki de Aziz Yıldırım ve yönetimi bizi dinleyip kendisini almamış. Hem sabır göstermeyip hocayı zor durumda bırakırlardı, hem de bu Başakşehir' i izleyemezdik. Devre arası ve seneye Başakşehir takımı doğru takviyeler yapar ise, inanın ki ilk 2 hayal olmaktan çıkar.

Bursaspor- Atiker Konyaspor

Hamza Hamzaoğlu benim futbol anlayışını beğendiğim bir hoca. Bursaspor ise uzun dönemli düşünen, altyapıya yatırım yapmış, iyi modeller benimsemiş, ancak kadrolarını koruyamadığından, Başakşehir gibi istikrarlı gidemeyen bir ekip. Bu sene, Hamza hoca ile iyi bir ritim yakaladılar. Rakibi bozan değil, rakibe oyunlarını kabul ettiren bir takım oldular.

Yoğun maç trafiğinden dolayı hem fiziksel hem de mental açıdan yorgun Konyaspor karşısında yine oyuna hakim oldular. Kendi istedikleri oyunu oynadılar. Üstelik de oynattırmama konusunda uzman bir ekibe ve hocaya karşı. Batalla, Del Valle, Joshua, Deniz gibi çok yetenekli ayakları var. Bunların savunma katkısı da iyi. Birde bu sene Türk futboluna altyapıdan Kubilay Kanatsızkuş gibi iyi bir santraforu da hediye edecekler gibi. Kubilay eğer üstüne koyar ve iyi çalışır ise, Türk futbolunun aradığı santrafor olabilir. Çok yönlü, güçlü, ayağı iyi.

Aykut Kocaman benim futbol felsefesi olarak beğenmediğim ancak hem insan hem de hoca olarak çok saygı duyduğum bir isim. Zira, kendi karakteri olan takımlar oluşturuyor, istikrar sağlıyor, felsefesini takımlarına iyi uygulatıyor.

Bu sene Konyaspor, geçen seneki Konyaspor gibi sahada istediği sonuçları alamıyor. Bunun iki sebebi var.

Birincisi, Konyaspor yoğun maç trafiğinden dolayı takım olarak yorgun. Avrupa macerası nasıl biter bilmem ama temenni etmememe rağmen, Avrupa' dan elenmesi durumunda, ligde hızlı bir çıkış yaşar. Bunu hep birlikte göreceğiz.

Aykut hoca, takımını bu zorlu haftalarda fiziksel ve mental olarak ayakta tutmayı başarır ise, bence ilk 5' in her zaman içinde olacaktır.

Bursaspor karşısında bu yorgunluk net olarak hissedildi. Bursaspor' u çok zorlayabilecek Konyaspor, rakibinin rahat oynamasına izin verdi. Rakibe orta sahada, kendi yarı alanında baskı kuramadı. Doğru ve direnç görmeyen bir organizasyon ile Bursaspor önemli pozisyonlar yakaladı ve attı.