Marsilya' nın gruptan çıkabilme iddiasını son maça taşıyabilmesi için sahasında Fenerbahçe ile ya berabere kalması, ya da galip gelmesi gerekiyordu. Bu ciddiyetle maça başlayan Marsilya, maç boyunca müthiş bir baskı kurmasına rağmen sahayı boynu bükük terk etti ve Avrupa Ligi' ne veda etti.

Fenerbahçe ilk Marsilya maçında 80 dakika sergilediği oyun disiplini ve konsantrasyonu, bu maçta 90 dakikaya çıkardı. Fenerbahçe takımı son 5 maçında olduğu gibi bu maçta da hücumda hiç bir varlık gösteremedi. Hatta Fenerbahçe takımının rakip yarı sahada kaldığı toplam süre 7-8 dakikayı geçmedi, ancak Fenerbahçe bir şeyi doğru yaptı; takım savunması. Gerçekten de son 5-6 maçtır, Fenerbahçe takım savunmasını çok iyi yapıyor. Oyuna iyi konsantre oluyor ve genellikle oyun içinde zar zor bulduğu 2-3 pozisyondan bir tanesini iyi değerlendirmek suretiyle 3 puanları kapıyor.

Fenerbahçe' nin müthiş takım savunmasının nedenlerine baktığımızda, en önemli sebebin Meireles ve Mehmet Topal' ın performansları olduğunu görüyoruz. Bu ikili sert ve mücadeleci futbolları ile rakibe orta sahada iyi baskı kuruyorlar. Rakip atakları iyi kesiyorlar. Maç boyu önemli mesafeler kat ediyorlar ve Fenerbahçe' nin kendi yarı sahasında ayak basmadık yer bırakmıyorlar. Diğer önemli sebep, iki bek Hasan Ali ve Gökhan Gönül' ün iyi kademeler yapmaları ve rakip kanat oyuncularına geçit vermemeleri. Yobo ve Bekir' de son maçlarda arkaya kolay adam kaçırmayıp, hava toplarında da her zamankinden iyi bir performans sergiliyorlar. Bu 6 futbolcuya, Volkan' ın yükselen formu ve kendine güveni de eklendiğinde, Fenerbahçe çok iyi bir savunma takımı haline geliyor. Hele Caner de savunma ağırlıklı oynadığında, 8 savunmacıyı aşmak her takım için güç oluyor.

Fenerbahçe' nin futbol anlayışı ve sistemi, Marsilya' ya iki maçta da ters geldi. Marsilya 1-2 pozisyon hariç Fenerbahçe kalesinde önemli bir tehlike yaratamadı. Son 30 dakikada panik ile doldur boşalta, kenarlardan isabetsiz ortalara ve şişirme toplara döndüler ve Fenerbahçe' nin ekmeğine yağ sürdüler. Marsilya takımı kalite olarak Fenerbahçe' ye denk bir ekip. Hatta bir gömlek daha iyiler. Ancak hücum performansları vasatın altında kaldığından, savunma performansı vasatın bir hayli üstüne çıkan Fenerbahçe' yi aşamadılar. Fenerbahçe maç boyu Marsilya' ya rahat top oynatmadı. 1-0 dan sonra, Marsilya' da oluşan moral bozukluğu da maçın ve Marsilya' nın kaderini etkileyen diğer bir faktör oldu.

Fenerbahçe, bu savunma sistemini 90 dakika boyunca disiplinli bir şekilde uyguladığında, Avrupa Liginde kolay maç kaybetmez. Öte yandan, Fenerbahçe hücumda hiç varlık gösteremedi. Aslında son 5- 6 maçtır Fenerbahçe pozisyon bulmakta zorlanıyor. Savunmadaki başarıyı hücumda gösteremiyor. Hücumda çoğalamıyor. Kanatları etkin kullanamıyor. Bunda hocanın bazı hatalı tercihleri de rol oynuyor.

Öncelikle Aykut Hocanın Cristian konusundaki ısrarını anlamak mümkün değil. Cristian hem o pozisyonda verimsiz kalıyor, hem de son derece formsuz. Oysa ki Kayseri' de yıllarca o pozisyonda başarı ile oynamış ve Cristian' dan daha dirençli bir Mehmet Topuz daha iyi bir seçim olur. Aykut Kocaman iyi niyetle Fenerbahçe' ye kendisinin getirmiş olduğu Cristian' ın kaybolmasına izin vermek istemiyor, ancak bu duygusallığı Fenerbahçe' ye saha içinde zarar veriyor. Diğer bir hatası takımın geriye yaslanmasına müsaade etmesi. Takımını bu konuda uyarması ve blokların birbirlerine yakın oynamasını sağlaması gerekiyor. Fenerbahçe, kendi kalesi önüne çekilerek Çanakkale geçilmez sistemini uygulayarak başarılı olsa da, hücumda varlık gösterememek bir süre sonra taraftarı sıkacaktır. Zira Fenerbahçe, tarihi boyunca bir savunma takımı değil, hücum takımı olmuştur.

Avrupa Liginde liderlik ve Marsilya gibi bir rakipten alınan 3 puan Fenerbahçe için büyük moral oldu. Ülke puanımıza da önemli katkı sağladıkları için hocayı ve takımı kutluyoruz.

Son olarak hakeme değinmek istiyorum. Maçın hakemi, Türk hakemlerine adeta hakemlik dersi verdi. Kararları, adilliği, oyunun sürekli içinde kalması ve yan hakemleri ile uyumu Türk hakemlerine örnek olmalı. Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus gibi yetenekli hakemlerimizin daha çok Avrupa maçları izleyip, meslektaşlarından feyz almaları gerekiyor. Fenerbahçe taraftarı adil ve başarılı bir hakeme hasret kalmışken, Atkinson' un yönetimi, taraftarın bu hasretini dindirdi.

Fenerbahçe yoluna devam ediyor. Savunma adına önemli bir gelişim gösteren Fenerbahçe' nin devre arası yapılacak transferler ile hücuma dönük stratejileri de oluşturması şart. Aykut Kocaman' ın Cristian, Semih ve Bienvenu gibi oyuncuları devre arası takasta kullanarak hücum yönü gelişmiş 2-3 kaliteli ismi kadroya alması şart. Fenerbahçe sadece savuma ile ancak bir tur daha atlayabilir. Daha büyük başarı hedefleniyorsa, hücumda takım olarak etkinlik göstermeyi başarmak gerekiyor. Bu da ancak hücumda etkili futbolculara sahip olmak ve hücuma dönük bir sistem ile mümkün olacaktır.

PFDK tarafından Aykut Kocaman ve Caner Erkin' e verilen cezaların haksız olduğunu düşünüyorum. Ancak bu tür cezalar Fenerbahçe takımını daha fazla kamçılayacaktır. Bu sebeple amacına hizmet etmeyeceği açıktır.

Maçta Bekir' in attığı gole ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bu tür bir golü en son Tanju Çolak' tan izlemiştik. Gerçekten bir defans oyuncusundan beklenmeyecek bir teknik beceri ile muhteşem bir gol attı. Gecenin en güzel hareketi de bu gol oldu. Bekir' i tebrik ediyorum.