Göztepe Maçı

Fenerbahçe ve Göztepe dün sahada ortaya pozitif bir futbol koyamadılar. İki takımın oyun planları da önce kaybetmemek üzerine kuruluydu. Fenerbahçe ikinci bölgede hakimiyet kurarak, Göztepe ise, kendi sahasında kompakt kalarak bunu başarmaya çalılştı.

Fenerbahçe' nin maç boyu rakibin ceza sahasına etkili olamamasının iki sebebi var. Birincisi yaratıcı, yetenekli, farklılık sağlayabilecek oyuncusu yok. İkincisi düz oyuncularının pas kalitesi ve hızı çok düşük. Bir pas takımı olması için çalışılan Fenerbahçe' nin pas kalitesi, İstanbul'un pek çok halı sahasında aynı saatlerde oynanan maçlardaki pas kalitesinin altında. Paslı oyun yüzdesi, sayısı ve isabet oranı beni ilgilendirmiyor, pasların niteliği ve sonuca dönük etkisine bakıyorum.

Fenerbahçe Gökhan- Caner ikilisini kaybettiğinden beri kanatları etkin kullanamayan bir takım. Birde buna sürekli içe kat eden, pas al ver dışında bir katkısı olmayan Dirar'ı da eklerseniz, kanat etkinliği olmayan bir takım haline dönüyorsunuz. Yaptığı orta dışında saha içinde oyun disiplinine uymak haricinde hiç bir olumlu katkısı yoktu Dirar' ın.

Aykut Kocaman, elindeki kadronun seviyesinin gayet farkında Bu kadroya göre, kendi felsefesi olan topa hakim olma ve maçı kontrolde götürme felsefesini sabırla uygulatmaya çalışıyor. Futbolculardan kendi kapasitelerini fiziksel açıdan zorlamalarını istiyor ancak işin teknik ve taktik tarafında bu vasatlığı aşmak için bir strateji ortaya koyamıyor.

Sezon başından beri vasat kadrosuna takla attırmaya çalıştığı için ortaya böyle görüntüler çıkıyor. Fenerbahçe kötü değildi diyenler, oyunun hücum tarafında son derece amaçsız, şuursuz ve ruhsuz bu futbol anlayışını da açıklamalılar. Futbol iki taraflı bir oyun ve tribündeki insanların en az yüzde 80'i sahada iyi bir hücum anlayışı da görmek istiyor. Sadece savunma izlemeye gelmiyor. Kalan %20 ise her koşulda hoca ne yapsa ve hatta "ne yapmasa bile" alkışlıyor. Onlara laf anlatmak da mümkün değil.

Fenerbahçe oyunda kalmak için önemli bir 3 puan aldı. Ancak ne Kocaman ne de takımı böyle bir futbol anlayışı ile şampiyonluğa gidemez. Giderse burası Türkiye olduğu içindir.

"Dikine futbol diye birşey uydurmuşlar, ben anlamıyorum" diyen bir teknik adamın ortaya koyacağı tablo da dün sahadakiden farklı bir şey olamaz.

Fenerbahçe' liler önümüzdeki maçlarda futbol adına beklentilerini düşük tutup, totemlere sarılıp, maç kazanmak veya en kötü bir puan almak için dua etsinler. Çünkü bu yetenek fukarası futbolla işin sonunda şampiyon olmak için büyük manevi desteğe ihtiyaç var!

Ali Koç

Fenerbahçe camiasında ilk defa bir heyecan görüyorum. Pek çok Kongre Üyesi daha şimdiden Ali Koç' a desteklerini açıklıyorlar. Toplanıyorlar, birlik mesajları veriyorlar. Aziz Yıldırım' ın işi bu sefer gerçekten zor, çünkü samimi, vizyonlu, güçlü bir aday ile yarışacak. Basketbol takımının başarıyla ilerlemesi bu nedenle çok önemli. Fenerbahçe taraftarına basketbolu sevdiren Aziz Yıldırım için eldeki en önemli koz bu olacak gibi gözüküyor. Sayın Başkan basketbolda prim, motivasyon, destek adına ne varsa takıma yağdırmalı. Çıkış orada.