Mircea Lucescu tartışılıyor. Ondan önce Fatih Terim, Şenol Güneş, Guus Hiddink, Abdullah Avcı, Mustafa Denizli'de tartışıldı.

İsimler değişti. Son 14 senede 7 teknik direktör.

Başarısızlık değişmedi. Değişmez. Çünkü sorun isimlerde değil. Bunların hepsi de iyi hoca. Sorun hocada değil sistemde.

Ne demek istiyorum?

2000'lerin başında futbolda çökmüş bir Almanya vardı. Çok ciddi başarısızlıklar yaşayan, ağır hezimetlere uğrayan bir Almanya. Peki nasıl oldu da bu Almanya dipten, zirveye çıktı? Bizim için örnek burada yatıyor. Bu çıkışın hikayesini Raphael Honigstein'ın Das Reboot adlı kitabında okuyabilirsiniz. Kitabın Türkçe'si Dördüncü Yıldız adı ile yayınlandı. Bu kitabı okursak, isimleri tartışmanın neden anlamsız olduğunu ve ne yapılması gerektiğini anlarız.

Aslında bu kitabı "tüm futbol kamuoyunun okuması zorunlu kitap" haline getirmek lazım. Bu kitabı okumadan Milli Takımın hocası kim olmalı diye tartışmak bence anlamsız. Bu kitabı okumayan hiç kimse, sorunun çözümünün başka yerde olduğunu anlayamaz.

50 yıl boyunca dünya futboluna yön veren bir futbol devi, nasıl çöker, nasıl toplar, bunu bilmeden yorum yapmak anlamsız. Dünya futbolunun gittiği yeri analiz eden ve bu analiz sonucu uzun vadeli stratejiler ile yola 2004'te çıkan Almanya, meyveleri tam 10 sene sonra topladı. Toplamaya devam ediyor.

Sorunun sistem ve strateji olduğunu anladılar. Kişileri tartışmadan, panik yapmadan, uzun vadeli bir strateji ile konuyu çözdüler.

Biz yine kişiler dedik, böyle bir dönüşümü birkaç sene evvel yine kişilerden bekledik. Fatih hocadan bahsediyorum. Olmadı. Olmazdı.

TFF bu sorunu yanlış yerde arıyor. Bunda TFF Üst Yönetimini yanlış yönlendiren danışman veya üyelerin vebali de büyük. Sorun kişiler değil. Sistem. Sistem çağa uygun teknik direktör, antrenör, futbolcu, hakem, analizci, hatta spor yazarı bile üretmiyor.

Yabancı serbestisinden yana olan kıymetli bir futbol yorumcusu kardeşim şunu yazıyor:

"Bu takımda Metin Tekin, Rıdvan Dilmen, Tanju Çolak'lar görmüyorum. Başarı bundan gelmiyor"

Bu kardeşimiz Türkiye'nin en iyi yorumcusu olarak görülen bir kişi.

En iyi yorumcun bunu yazar ve konuyu bu basitlikte algılarsa, Federasyon ne yapsın?

Futbol sahada farklı bir oyun ama ülkeler seviyesinde bir satranç oyunu. Bu oyunun kuralları belli. Dünyada son 20 senede İspanya, Fransa, Almanya, Belçika, Hırvatistan neler yapmış? Biz bunları araştırıp, uzun vadeli stratejiler ortaya koyacağımıza, isimleri tartışıyoruz.

Türkiye acilen bir Futbol Master Plan'ı veya Stratejik Planını ortaya koymalı. Futbol ile ilgili yerli ve yabancı tüm paydaşları dahil edip, gerekirse, yurt dışında bu saydığım ülkelerde bu dönüşümleri başarmış uzmanları da içine dahil ederek. Buradan başlamak gerek.

Bu ülkelerin altyapılarında, topun futbolcunun ayağında kalma süresi 2 saniyeden, 1.7 saniyeye düşsün diye uğraşılırken, biz Lucescu'yu, yeteneksiz kadroyu falan tartışarak zaman kaybederiz.

Bugün herkes için taşın altına elimizi koyma vakti geldi. Buradan sayın TFF yetkililerine sesleniyorum. Çağırın bizleri, bu işi dert edinmiş, para için değil, futbol sevgisi için yaşayan, çalışan insanları, gerekirse 24 saat çalışalım, bu master plan'ı ortaya koyalım.

Lucescu'yu değil, sistemi ve stratejiyi tartışmamız gerekiyor.