Sorunlar radikal çözümler gerektiriyor

Birkaç hafta önce yazdım. Fenerbahçe' nin bu sezon rakipleri Galatasaray ve Beşiktaş değil. Rakipler Başakşehir, Konyaspor, Osmanlıspor ve Bursaspor. Bu takımlar ile 3. lük, 4. lük, 5. lik mücadelesi verecek. Bu koşullarda, bu sıkıntılar ile, Fenerbahçe' nin şampiyonluk ihtimali yüzde bir.

Fenerbahçe iyi bir teknik direktöre, ortalama futbolculara sahip, kötü bir takım. Takım olabilmiş değil. Devre arasına kadar, o da moraller dibe çökmez ise, bir oyun karakteri kazanabilir. Dick Advocaat' in elinde vasat bir malzeme var. Bu vasat malzemeden lezzetli bir yemek yapması zor. Yaparsa bu onun başarısı olacak. Başarı derken ligi 3. sırada bitirmeyi kast ediyorum.

Vitor Pereira, Fenerbahçe' yi Anadolu takımı gibi oynatıp, 1-0' lara yatıyordu. İşe de yarıyordu. Elindeki malzemeyi bilen Portekiz kurnazı, buna uygun bir sistem ile ligi 2. sırada bitirdi. Dick Advocaat, zeki, akıllı, bilgili bir hoca. İyi futbol izletmek istiyor. Ancak malzeme kötü. Bu malzeme ile Dick Advocaat' in kafasındaki lezzetli yemek yapılamıyor. Sahaya yansıyan da bu örtüşmeyen kimya. Dick' in kafasındaki pozitif anlayış ile Fenerbahçe' nin negatif kadro kalitesi örtüşmüyor.

Fenerbahçe' de işin yönetim tarafında çok büyük sorunlar var. Sahada da teknik açıdan sorunlar var.

İşin saha tarafında sorunlar şunlar:

1- Fenerbahçe fizik olarak çok kötü durumda. Geçen seneye göre daha iyi ama yine de hala çok zayıf.

2- Fenerbahçe' nin oyun kuracak, oyunu yönlendirecek, zor zamanlarda sahayı rahatlatacak bir saha içi organizatörü, lideri yok.

3- Fenerbahçe' nin orta sahası, arkaya yaslanıp, savunma yapmaya dönük bir orta saha. Bu orta saha ile, Fenerbahçe pozisyon üretemez.

4- Volkan Şen çok formsuz ve dağınık. Şu an ilk 11' de oynaması yarardan çok zarar veriyor.

5- Fenerbahçe, bu kadro yapısı ile çok pozisyon bulamaz. Pozisyona zor girer. Son vuruşlar da kötü olduğundan, golü bulması çok zor.

6- RvP, Emenike ve Sow' dan bir Gomez çıkmaz. Bir Eren çıkmaz. Üçünü toplasan bu formları ile üst düzey bir santrafor etmez. Bu noktada Fenerbahçe' nin az girilen pozisyonları değerlendirebilecek kalibrede santraforu da olmadığını söyleyebiliriz.

Devre arasına ve yeni transferler ile kadroyu güçlendirene kadar Dick Advocaat, 4-3-3' den vazgeçmeli. Fenerbahçe, orta sahayı kalabalık tutarak, rakibe ileride basarak, hatta bir miktar risk alarak oynamalı. 4-3-3' de ileri üçlü oyundan tamamen kopuyor. Orta üçlü de ileri geri giden oyuncular olmadığından, bloklar arası kopukluk oluyor. Bu kadro ile 4-3-3 oynamak zor.

Fenerbahçe, 4-5-1 gibi bir sistem ile rakiplere önde baskı kurarak, saha içi kademeleri doğru kurarak, alan savunmasını iyi yaparak, Beşiktaş, Galatasaray, Başakşehir ve Konyaspor dışında her takıma üstünlük sağlar, sonuç alır. Bu 4-5-1, bu kadro yapısı yüzünden önerdiğim bir sistem, normalde pek sevdiğim, tercih ettiğim bir sistem değildir. Advocaat, takıma ciddi fiziksel yükleme yaparken, diğer taraftan disiplinli bir 4-5-1' i uygulamaya başlamalı. Fenerbahçe' nin 4-3-3 sisteminin sağ ve solu ile 4-4-2' nin kanatlarına uygun, orta sahalarına uygun futbolcuları yok (Lens hariç). Hatta 4-2-3-1' e uygun bir kadro yapısı da yok. Orta sahada düz, yeteneği sınırlı, koşan ve rakibi kovalayan futbolcuları var. Bunları kullanıp, orta sahayı çok kalabalık tutup, rakipleri kolay çıkartmamaktan başka şansı yok. Volkan Şen, Aatıf ve Stoch iyi kanat oyuncuları gibi gözükse de, çok top kaybı yapan, formsuz isimler. Bunlara güvenip, 4-3-3 veya 4-4-2 oynamak büyük hata olur.

Fenerbahçe kalede Volkan, geri dörtlüde Şener, Kjaer, Skrtel, İsmail Köybaşı, ön liberoda Mehmet Topal ve Souza, biraz önde üçlü olarak da Alper, Salih ve Stoch ile önlerinde Emenike ile oynamalı. Lens ve Ozan dönünce, Salih ve Stoch kenara alınmalı. Volkan Şen hiç bir koşulda bu sistemde yer almamalı. Bloklar birbirine yakın olmalı. Çok ciddi bir baskı ile maçlara başlayıp, işi ilk yarıda bitirmeye ve ikinci yarıda daha defansif olarak, kontralar ile pozisyonlar bulmaya çalışması gerek. Bu kadro başka bir şey oynamaz. Ortayı kalabalık tutup, pres yapıp, inanılmaz mücadele edip, yakaladığını atmaktan başka şansı yok.

Daha önce de yazmıştım. Fenerbahçe için bu sezon bitti. Bu sezonun yeniden yapılanma için kullanması gerekiyor. Bu da ancak yeni bir yönetim anlayışı ile olur. Mevcut yönetim, kulübün geleceği için, yönetimi vizyonlu, iddialı ve ehil ellere teslim etmeli ve yeniden yapılama bu seneden başlamalı. Seneye başlaması çok geç olur. Bu sene, devre arasında takım kimyası üzerinde ciddi bir revizyon yapılmalı. Genç ve yetenekli futbolcular takıma dahil edilip, ikinci yarı sürekli 11'de oynatılmalı. Bu takımın kalibresinde olmayan isimler, genç ve yetenekli isimleri transfer etmek için gerekirse takasta kullanılmalı.

Gelecekte başarı için, bugün gerçekleri kabullenmek ve gerçekçi olmak gerekiyor. Gerçekleri kabullenmek demek, geleceği kurtarmak demek. Ne yönetim, ne de taraftar bu sene şampiyonluk hayalleri kurmamalı. Geleceğe yönelik yapılanma için yapılması gereken çok iş var. Taraftara düşen de gerçekçi olup, yönetime küsüp sert tepki göstermeden, yönetimden bu yapılanmaya imkan verecek ve fedakarlık gerektiren kararları almayı "güzel bir uslup ve yapıcı bir yaklaşım ile" talep etmek olmalı. Çünkü Fenerbahçe' nin sorunları, yeni bir yönetim perspektifi kazanmadan çözülecek gibi durmuyor.