Kuşkusuz bizim kulvarda en çok yazılan, çizilen, manşetleri süsleyen Fenerbahçe’nin iki gün süren kongresi... Evet, dile kolay tam tamına 20 yıldır Fenerbahçe başkanlık koltuğunda oturan, bu sürece 6 lig şampiyonluğu olmak üzere toplam 13 kupayı müzesine taşıyan Aziz Yıldırım, bayrağı Ali Koç’a teslim etti.

Sarı-lacivertli kulübün iki gün süren kongresine uzaktık, yurt dışında A Milli Takım’ın peşine takıldık. Ne var ki, gelişmeleri internet ve sosyal medyadan izledik. Demokrasinin olmazsa olmazı, sandıktır. Oradan çıkan sonuca herkes saygı göstermek zorundadır. Artı, demokrasinin olduğu yerde, her üye çıkıp aday olabilir. Buna karşı çıkmak demokrasiyle ters orantılıdır.

Seçim öncesinde sokaktaki Fenerbahçeli futbolseverlerin sürekli nabzını tuttuk. Sosyal hayatın içinde birisi olarak, sarı-lacivertli renklere gönül verenlerin neredeyse tamamı oylarını Ali Koç’tan yana kullandılar! Evet, sokaktaki taraftar istiyordu, ne var ki oy kullanma şansları yoktu! Gördük ki, kongre üyeleri tercihlerini sokaktaki seslerden yana kullandılar ve Ali Koç’u başkanlığa seçtiler.

Fark mı? Rakamlar ortada, tekrar etmenin anlamı yok. Yazılı ve görsel medyadaki meslektaşlarımızla da telefon trafiği kurduk, onlara da “Böylesi bir fark bekliyor muydunuz?”sorusunu yönelttik. Alı Koç’un kazanacağını söyleyenler sayısal fazlalıktaydı ama bu kadar fark beklemediklerini üstü-kapalı söylediler.

Başkan Aziz Yıldırım’ın avukatı değiliz. Ancak, eğri oturacağız, doğruyu konuşacağız. Yıldırım’ın Fenerbahçe için yaptıkları ortada... Özellikle tesisleşme yönünde...

Ne yaparsan, yap, ister gökdelenler dik, ister spor tesisleri yap, eğer şampiyon olamıyorsanız, vay halinize... Hedef tahtasına çevirirler mazallah insanı! Bu oyunda hangi takımın şampiyonluk garantisi var Allah aşkına?

Seba da yaranamadı

Yooo, bizim ülkemizde başarı şampiyonlukla ölçülüyor! Anımsayın, Beşiktaş’ın efsane başkanı rahmetli Süleyman Seba Ağabeyimizi. 16 yıla irili, ufaklı tam tamına 23 kupa sığdırdı, gelin görün ki tribünlere yine yaranamadı, veda etmek zorunda kaldı. Tesisleri, gökdelenleri saymıyorum. Beşiktaş sevdalısıydı Süleyman Ağabey, yaşam biçimiydi. Baktı tepkilere, köşesine çekildi.

Neyse lafı fazla uzatmayalım, gelelim bugüne Fenerbahçe’ye... Yeni Başkan Ali Koç ve ekibine, bu zorlu görev hayırlı, uğurlu olsun, başarılar diliyoruz. Koç’un, eski başkan Aziz Yıldırım ile ilgili söylemlerini dikkatle dinledim, okudum valla helal olsun. Ağzından tek kötü kelime çıkmadı. Hep övgü dolu sözler kullandı, kazandıktan sonra da aynı çizgide durdu, saygı da asla kusur etmedi. Bu anlamda çiçeği burnundaki Başkan Ali Koç, alkışı fazlasıyla hak ediyor.

Gelelim madalyonun tersine... Başkan Ali Koç, 51 yaşında, başarılı bir iş adamı... Ne var ki, Fenerbahçe gibi büyük bir kulübü yönetmenin kolay olmadığını cümle alem biliyor. Koç, geçmişte yönetimde yer aldı, bu onun için büyük avantaj... Zorlukları biliyor, en azından bu konuda deneyimi var. Öyle gökten inmedi. Yönetim kurulu, yıpranmamış güçlü isimlerden oluşuyor. İyi bir yapılanmayla, bu işi kotarır mı, kotarmaz mı, bekleyip, görmek de yarar var.

Biraz kredi verin

Destek, sandıktan çıkan rakamdır... Geriye ne kalıyor, sadece kredi...Biraz daha açalım, sabır gerekir arkadaşlar, öyle değişim pat diye olmuyor!

Ali Koç, seçildikten sonra özellikle sosyal medya, yani sokaktaki Fenerbahçe sevdalılarının yeni yönetimden beklentileri oldukça büyük. Özellikle yabancı oyuncu konusunda öyle isimler yazılıyor ki, Messi var, Ronaldo var, var oğlu var!

Eyyy sevgili taraftarlar... Böylesi oyuncuları almak, o formayı giydirmek, parayla doğru orantılıdır! Hayal kurmak güzel... Para vermiyorsunuz nasıl olsa, kur kurabildiğin kadar!

Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a 20 yıl kredi verdiniz, sabır gösterdiniz, bunun dörtte birini Başkan Ali Koç ve arkadaşlarına gösteremez misiniz? Bırakın, rahat olsunlar.

Başarıya hasretler

Fenerbahçe’de köklü bir değişimin olacağını biliyoruz. Gerçi özellikle futbol takımıyla ilgili fazla zamanları yok. Şurada iki aylık bir süreç var. Teknik direktör kim olacak, takımda kimler kalacak, kimlerle yollar ayrılacak? Yeni yönetim, transferde nasıl bir politika izleyecek? Bunların hepsi ivedi, yanıt ve çözüm bekleyen sorular?

Dememiz o ki, camia uzun süredir özellikle futbolda başarıya hasret! Sayın Başkan Ali Koç ve yönetim kurulu üyeleri bunun farkında. Lafı eğip, bükmenin bir anlamı yok... Sokaktaki Fenerbahçe sevdalıları, şampiyonluk bekliyor, bu konuda valla pek de sabırları kalmadı gibi... Bizler onlarla iç içe yaşıyoruz, bire bir sohbetler yapıyoruz. Bizler elçiyiz, “Elçiye de zeval olmaz” der büyüklerimiz.

Dünya Kupası arası!

TRT SPOR’da yaklaşık iki yıldır nonstop sürdürdüğümüz “Spor Bahane” adlı programımıza bir süreliğine ara verdik. Başka deyişle, TRT SPOR’da Dünya Kupası yayınlarının yoğunluğunu da bahane ederek biraz nefes alalım istedik.

Neredeyse iki yılda, yaklaşık 180 konuğu ağırladık. Sporumuzda efsane olmuş başkanları, futbolcuları, teknik adamları, yazarları, televizyoncuları Spor Bahane’de ekranlara getirdik, unutulanları hatırlattık. Kah güldürdük, kah düşündürdük. Ama en iyisini yapma adına kılı-kırk yardık.

İşini mükemmel yapan, yayınımızı izlenebilir kılan sevgili yönetmenimiz Mustafa Davutoğlu ve değerli meslektaşım İlknur Özzengin’le birlikte kaliteli programlar yapmanın keyfini yaşadık. TRT’nin yorulmak bilmeyen muhabiri, değerli dostum İbrahim Kırkayak’ın lojistik destekleriyle keyifli yayınlar yaptığımıza inanıyorum.

Bu arada yönetmenimiz Mustafa Davutoğlu ciddi bir ameliyat geçirdi. Sağlığı iyi, en kısa zamanda görevinin başında olacak. Son olarak TRT SPOR’un Kanal Koordinatörü Mehmet Buğra Şahin başta olmak üzere, tüm TRT çalışanlarına bize verdikleri destek ve güvenden dolayı teşekkür ediyorum.

Yeniden görüşmek umuduyla hoşça kalın sevgili Spor Bahane tutkunları.

Duydum, yıkıldım

Rusya dönüşünde sevgili Ümit Kayıhan hocamın vefatını duydum, yıkıldım, içim acıdı. Saygılı, güzel adamdı Ümit ağabey... Yılların verdiği bir dostluğumuz vardı. Hatta yaklaşık iki ay önce onu ve sevgili eşini Spor Bahane’de ağırladık.

Sevgili hocam, dostum Ümit Ağabey, ışıklar içinde uyu... Sevgili ailesi ve çocuklarına uzun ömür ve sabırlar diliyorum.