Mehmet Topal ile milli takım maçları ve kamplarında yollarımız kesişti.
Antalya maçında tribünlerin ona olan tepkileri içimi acıttı doğrusu... Ayıptır, günahtır... Mehmet Topal gibi eli ayağı düzgün, kişiliği ve karakteri müthiş bir fotoğrafa bunlar nasıl yapılır?
Ay-yıldızlı ekipte, bırakın galibiyeti, en ufak yenilgide bile bizlerle yani meslektaşlarımızla sohbeti esirgemeyen, birileri gibi kaçarak otobüse binmeyen tek oyuncudur dersem abartmış olmam.
Soruyorum kaç tane Mehmet Topal’ımız var? Kaldı ki Mehmet Topal Fenerbahçe için terini sonuna kadar akıtmış bir oyuncudur. Artı paylaşımcıdır, maddi ve manevi yardımlarını da bilmeyen yok. Futbolculuğuna ve de adamlığına kimse laf edemez, örnektir. O ağlatılacak, kırılacak ender oyuncularımızdandır. Size, yani onu protesto edenlere taraftar demeye dilim varmıyor!

Soruyorlar, sorguluyorlar

Gelibolu’da önceki hafta içinde 100. Yıl Barış Ortaokulu’nda söyleşiye davet edildim. 200’e yakın öğrencinin katıldığı ve yaklaşık iki saat süren söyleşide çok sorular geldi, dilim döndüğünce yanıtlamaya çalıştım.
Gençlerimiz, şike sürecinden tutun da, yabancı futbolcu sayısına, Milli Takımımıza, ligimizde mücadele eden üç büyüklerin bugünkü konumuna dair soru yönelttiler. Gördük ki, gençlerimiz sporumuzdaki gelişmelere müthiş duyarlılar, soruyorlar, sorguluyorlar. Valla, böylesi gençlerle Türk futbolunu ve de sporunu tartışmak oldukça keyifliydi.
Sporda, başarılı gençlerin yetişmesi tabii ki eğitimden geçer. Spor, sorumluluk duygusunu artıran en büyük faktördür. Hangi dalda olursa olsun, sporun eğitime olan katkısını yadsıyamayız. Salonun kapasitesi az olduğu için söyleşiye eğitim ve sporu bir arada yürüten öğrenciler katıldı. Okul müdürü Mehmet Fahri Aslan, beden eğitimi öğretmenleri Serpil Koşal, Murat Beken, Ahmet Kobak, bilişim öğretmeni Dinçer Temelli ve fen bilimleri öğretmeni Cengiz Sarıbay da yakın ilgili gösterdi, bizi çiçek ve alkışlarla uğurladılar.
Müthiş keyif aldım, mutlu oldum.

Köstek değil destek olalım

TFF’nin başkan adayı Nihat Özdemir’i tanıyanlar iyi bilir. Öyle ki, ortam ne olursa olsun, bizim kulvarın emekçileri, ona hep ‘Nihat abi’ diye hitap eder. Mütevazı, pozitif ve de başarılı bir işadamıdır Nihat abi...
TFF başkanlığı kolay bir makam değildir. Sürekli kulüplerin hedefindesinizdir, her ne hikmetse! Bir çok değerli isim geçti o koltuktan... Hakem hata yapıyor, ya da bir takım yeniliyor, hopp fatura o makama kesiliyor!
Şunu iyi biliyorum ki, Nihat Abi, bu görevinde zorlukları aşacak tecrübe ve deneyime sahiptir. Yeter ki, spor camiası olarak yan yollara sapmayalım, köstek yerine destek olalım.

Bir başarı hikayesi

Trabzonspor’un onca ekonomik yokluğuna karşın, bu sezonki çıkışı bir başarı hikayesidir, penceremden.... Başkan Ahmet Ağaoğlu Yönetimi ve teknik direktör Ünal Karaman ile ekibi övgüyü de alkışı da hak ediyor.
Bu çıkışın karşılığını UEFA Avrupa Ligi’ne giderek kanıtladılar. Ne var ki, takımlarımızın başında bekleyen bir sıkıntı var; UEFA’nın Fair-Play kriterleri... Görüyoruz ki, Trabzonspor kırmızı çizgiyi geçti, yani UEFA’dan yasak gelebilir. Dileriz, bu krizi çabuk çözerler, o kulvarda da ülkemizi temsil ederler.
Bir takım düşünün, bir sezonda üç, dört, hadi siz deyin on, şutu direklerden döner. Bir takımın 26 topu direklerden döner mi arkadaş? Hani rüyamızda görsek inanmayız, ama dönüyormuş demek! Bu da bir rekordur.
Bordo-Mavili ekip, rakiplerden çok direklerle mücadele etti, o direkleri bir türlü aşamadı! O direklerden dönen toplar gole dönüşse idi, bordo-mavili ekip, puan cetvelinde farklı bir yer kaplardı.
Olsun, canları sağ olsun.

Kendi düşen ağlamaz

Süper Lig’e veda eden takımlara şöyle bakıyorum, inanamıyorum!
Akhisar... Türkiye Kupası’nı kazandı, UEFA’da ülkemizi temsil etti, küme düştü.
Bursaspor... Şampiyonluk yaşadı, Devler Ligi’nde oynadı, o da bir alt lige adım attı.
Erzurumspor, dereyi geçerken atı değiştirmenin faturasını ağır ödedi.
Valla, hiç öyle yan yollara sapıp, mazeretlere sığınmayın. Hani bir deyim var, “Kendi düşen ağlamaz” diye...
İşin özeti, biri Türkiye şampiyonu, diğeri kupa... Nasıl bu duruma geldiler şaşırmamak elde değil!
Eeee futbol böyle bir oyundur arkadaşlar, kasanızı iyi kontrol edemez, abuk-subuk transferler yaparsanız bu son kaçınılmazdır.

Ayıptır

Efendim, TFF Başkanı Hüsnü Güreli’nin Galatasaray’a şampiyonluk kupasını verirken ortaya çıkan fotoğraf yazılı ve görsel medyada eleştiri konusu oldu. Artı, sosyal medyanın hücumuna uğradı Güreli!
Bakın, Güreli’nin o fotoğrafı bana hiç de garip gelmedi. Onu yakinen tanıyorum. Güreli, normal şartlarda bile hep güler yüzlüdür, müthiş pozitiftir. Beşiktaş’taki yöneticiliği sırasında da tartıştığı konularda bile yüz ifadesi aynen böyledir.
Hiç bir insan yapısını değiştiremez. Onun güler yüzlü olmasını başka taraflara çekenler, onu tanımayanlardır. Bir kareye, bir güler yüze senaryo yazmakta maşallah kimse elimize su dökemez! Ayıptır...