Kavga değil, futbol izleyelim

Üç takım zirveyi kapma adına yarışıyor

Üç takım zirveyi kapma adına yarışıyor. Futbol severler Galatasaray-Beşiktaş derbisine kilitlenmiş durumda, ellerinde kalem-kağıt, hesap içindeler, iddialar gırla gidiyor, bahisler oynanıyor.
Yılın son derbisini kazanan, bir adım öne geçer, bunu biliyoruz, ama yine de iş bitmiyor! Öyle senaryolar yazılıyor ki kalan 4 haftaya, filmi çekilse, gişe rekorları kırar Ne istiyorum biliyor musunuz, bırakın gazeteciliğimi bir kenara vatandaş ve de futbol sever olarak, güzel bir derbi olsun, futbola ve centilmenliğe doyalım. Sahadakiler, bunun bir oyun olduğunu unutmayın, mücadele tabi ki edeceksiniz, ama kurallar çerçevinde! Kasıtlı sertliklerden arının, işinize odaklanın, davranışlarınızla örnek olun, biz futbol severlere keyifli bir 90 dakika yaşatın ki, biz de sizlere alkış tutalım.
En önemlisi şu hakem kararlarına itiraz yok mu? Olmayan saçlarım ayağa kalkıyor inanın! Bırakın hakemle didişmeyi, kararlara itirazı, hakem yokmuş gibi hareket edin, futbolcu kimliğinize, profesyonelliğinize yakışan bir oyun ortaya koyun. Derbilerde saha içinde hır-gür görmekten gına geldi, bilesiniz...
Başakşehir uyanmalı
Biliyoruz ki, Süper Lig’in bitimine 4 hafta kala şampiyonluk adına en avantajlı takım hâlâ Başakşehir’dir, 2 puanlık müthiş bir kredisi var. Haa kalan 4 haftada o sürpriz düşüş devam eder mi, etmez mi, bilemiyoruz.
Valla, Başakşehir şampiyon olur veya olmaz, ama Abdullah Avcı’nın da hakkını yemeyelim. Taraftardan yoksun bir Başakşehir’i her sezon yarışın içinde tutmak kolay mıdır? Bunun temelinde kuşkusuz emek var, alınteri var, istikrar var. Avcı benim penceremden ‘istikrar’ şampiyonudur. Elbette bu oyunda eleştiriler olacaktır, ama artılarını görmezlikten gelirsek ayıp ederiz.
Teknik adam değiliz, kalkıp Avcı’ya akıl vermek gibi niyetimiz yok. Başakşehir’i sırtlayan oyuncuların başında Edin Visca geliyor, atıyor, attırıyor, rakip kalecilerin adeta korkulu rüyası. Tabi ki kaptan Emre Belözoğlu’nu da unutmayalım. O yaşına karşın müthiş mücadele örneği gösteriyor.
Başakşehir kredisini bonkörce kullandı, geriye iki puanı kaldı. Böylesi bir tabloda kalan 4 maç için topunuzla-tüfeğinizle sahaya çıkacaksınız. Örneğin Adebayor... Niye yedek, anlamakta zorlanıyorum. Hadi onu geçtik, ya Demba Ba? Herhalde Avcı hocamızın bildiği bir şey vardır, illa. Büyük ve de şampiyonluğa oynayan takımların tek forvetli taktik anlayışına karşıyım, elinin altında golcülerin varsa ki, Başakşehir’de var, sür sahaya, kredini tüketme, sıkıntıya da düşme!

Denizli ve Daum

O bir duayen, o futbolumuzun bir bileni, öngörüleri ile tanınan, öyle ki ‘Nostradamus’ yakıştırması yapılan Mustafa Denizli... Takımdaşım Nevzat Dindar ile birlikte 1 Aralık 2018 tarihinde Kasımpaşa’nın Kemerburgaz tesislerinde bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Denizli, zirve yarışının 28-29. haftada şekilleneceğini söylemişti. Öyle ki, “Eğer bu yarışın içinde kalırsak, biz şampiyon oluruz” iddiasında da bulunmuştu.
Evet, Mustafa Denizli hocamızın dediği çıktı, ne yazık ki Kasımpaşa kulvar dışında kaldı. Türk futbolunu çok yakından tanıyan Christoph Daum’la yıllar önce yaptığım bir söyleşide, “Türkiye’de lig 28. haftada başlar” demişti. Eee, deneyim, öngörü buna derim, kolay mı, 34 haftalık yarışı önceden kestirmek? Bizim kulvardaki arkadaşlarımız, şampiyonuk için 72 puanı işaret ediyor, yazıyorlar, söylüyorlar. Mustafa Denizli, 1 Aralık tarihinde şampiyonluğun 71 veya 72 puandan geçtiğini söylemişti, hatırlatmak istedim...

Lafla peynir gemisi yürümez

Ahkam kesmek kolaydır, konuş konuşabildiğin kadar... Ancak iş uygulamaya geldiği anda, ters köşe olursunuz!
“Fenerbahçe ligde şeklen ve ruhen asla bu pozisyonda olamaz. İkinci yarıdan itibaren burada olmayacağız...”
24 Aralık 2018’de oynanan Antalyaspor (0-0) maçından sonra Ersun Yanal hocanın sözleri bunlar. Valla görüyoruz ki, Fenerbahçe’de değişen pek bir şey, biraz kırmızı hattın uzağında, ama tehlike henüz geçmiş değil! Göçek’te stres atan Yanal, ligi ilk 10 içinde bitireceğini söylemiş, şaşırdım! Yahu arkadaş, bırak onu bunu bir kenara, Fenerbahçe’yi şu tehlikeli bölgeden uzaklaştır da bir görelim! Ohh ne güzel hayat, her kötü skordan sonra, soru alma, yan yollara sap, söylemlere sığın! İcraat, arkadaş icraat, lafla peynir gemisini yürütemezsiniz!
Puan cetvelinin altı malum, “şu takım düşer” diyebiliyor musunuz, elbette hayır. Çünkü puanlar birbirine çok yakın. Dememiz o ki, şu kalan 4 hafta sürprizlere gebe, orada can pazarı yaşanıyor, hatırlatması bizden!

Alanya’ya alkış

Evet, bir varız, bir yokuz bu dünyada, doğanın kanunu bu. Artı nerede, nasıl yaşamımızı yitireceğimizi önceden kestiremeyiz, kader... Tıpkı, Alanyaspor’lu Josef Sural gibi... Daha 28 yaşındaydı, trafik kazasında yaşamını yitirdi, üstelik kısa süre önce 1.5 yıllık sözleşme imzalamıştı. Bizler vefalı olduğu kadar duygusal milletiz. Alanyaspor Yönetimi, Çekyalı oyuncunun 1.5 yıllık sözleşme karşılığında tüm hak edişlerini ailesine ödeyecek, tam da bize yakışan örnek davranış, helal olsun, alkışlıyoruz. Konyaspor Yönetimi de bu ölüme kayıtsız kalmadı, gerekirse Alanyaspor maçının ertelenmesine onay vereceklerini açıkladı, bir bravo da onlara.