Kongrenin kilidi katılım sayısı

Beşiktaş’ta olağanüstü kongre için geri sayım başladı, dört aday çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor, destek arıyor. Kongrede kim şanslı, kim ipi göğüsler? Görünen bir gerçek var ki, Ahmet Nur Çebi ile Serdal Adalı kantarda ağır basıyor. Hem Adalı, hem de Çebi, üyeler arasında nabız yokluyor.
Biz, MİLLİYET olarak tarafsızlık ilkelerimizden bir milim taviz vermedik, vermeyiz. Başkan adaylarının açıklamalarını, özel söyleşilerini, seçilmeleri halinde hedeflerini satırına dokunmadan sayfalarımıza taşıyoruz, etik olanı da budur.
Türkiye çapında 150’ye yakın dernek var. Bunlardan 121’nin etkin olduğunu duyuyoruz. Derneklerin çoğunluğunun desteği Ahmet Nur Çebi’ye yakın olduğu da ileri sürülüyor. Sosyal medyayı takip ediyorum, görüyorum ki Ahmet Nur Çebi’nin lehine bir rüzgâr var, Adalı da geri kalmıyor.
İsmail Ünal ve Hürser Tekinoktay’ı da yok sayamayız. Asıl belirleyici kongreye katılım sayısının olacağını sağır sultan biliyor. Kongre kulislerinde, katılımın beş bin de kalması halinde Adalı’ya yarayacağı, bunun üstü yani rakam yedi veya sekizi bini bulursa, Çebi’nin şansını artıracağı ileri sürülüyor.
Seçilene destek verin
Kim seçilirse, seçilsin, o koltuğa oturan başkan ve yöneticilere saygı duyalım, sahip çıkalım. Artık, şu ‘tepkilerle’ başkan gönderme politikasını rafa kaldırın. Aksi taktirde yönetecek aday bulamazsınız! Şu ekonomik krizde dört adayın ortaya çıkması alkışlanacak bir tablodur, hepsine helal olsun.

Erken pes etti

Başkan Fikret Orman’la yıllar önce bir söyleşi gerçekleştirdim, yani seçilmesinden sonra... Başkan, Seba’nın izinden gideceğini hatta, “Küçük Seba olacağım” sözünü manşetimize taşıdık.
Efsane başkan Seba, hiç de hak etmediği bir ayrılık yaşadı. Keza Serdar Bilgili de tepkiler nedeniyle görevi bıraktı. Aynı tabloyla bu kez Fikret Orman karşılaştı, tepkilere dayanamadı, köşesine çekildi.
Giderayak düzenlediği duygusal ağırlıklı basın toplantısında, birçok konuyu içine atarken, camiaya çok güzel mesajlar verdi. Özellikle kongrede dört başkan adayına aynı mesafede olması önemliydi. “Ben padişah değilim” sözleri de bunun en büyük kanıtıydı.
Birlikte çalıştığı, bazı konularda ters düştüğü Ahmet Nur Çebi’ye “Benim ağabeyimdir” demesi, alkışlanacak bir söylemdir. Ayrıca, Orman’ın seçilecek başkana destek vereceğini söylemesi de örnek bir davranıştır. Gelin dönelim başa; Fikret Orman iddia ettiği gibi Seba oldu mu? Bence hayır, çünkü enerjisi varken, erken pes etti!

Avcı'ya hemen vurmayın

Evet, Beşiktaş sezona iyi başlamadı, biliyoruz. Doğal olarak teknik direktör Abdullah Avcı, eleştiriliyor, olabilir.
Ne var ki, bu eleştirileri yaparken, gerçekleri görmemezlikten gelinmesine sonuna kadar karşıyım. Niye bunu söylüyoruz? Avcı, geleli daha ne kadar oldu? Siz deyin üç ay, biz diyelim dört ay... Kamp döneminden bugüne kadar Karius, Ruiz, Roco, Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Atiba, Dorukhan, Ljajic, Caner, Rıdvan, Diaby, Güven, Orkan, Oğuzhan ve N’Koudou sakatlıklara teslim olanlar. Neredeyse bir takıma eşit! Bu olumsuzlukları bir de kırmızı ve sarı kartları da eklersek, varın Avcı’nın konumunu siz düşünün!
Dememiz o ki, ancak iki sezonda yaşanabilecek olumsuzlukların tamamını Avcı yedi hafta da yaşadı. Buna ne dersiniz? Skorlara bakıp, Avcı’yı yerden yere vurmanın doğruluğunu kim savunabilir?

Güneş'in küçük dokunuşları...

A Milli Takımımız’ın maçlarını izlerken, müthiş keyif alıyorum, heyecanlanıyorum. İzlerken, onlarla birlikte oynuyorum, adeta... Grupta Fransa’yı ikinciliğe itip, o koltukta oturmak kolay mı? Futbolumuzla, takımdaşlığımızla ve de yüreğimizle o koltuğu hak ediyoruz... Öyle şansla falan değil, bileğinin hakkıyla...
Lucescu’nun kulakları çınlasın, bu kadro elinin altındaydı, ama kullanmasını beceremedi! Güneş sadece Mert’i kadroya monte etti. Bu jenerasyona müthiş dokunuşlar yaparak verimli hale getiren Şenol Güneş’tir, gerisi detaydır. Güneş’in rakipleri analizi, oyun şablonları ve oyuncu hamleleri nokta atışıdır. Bu başarıları bir kenara itip, Şenol hocanın kılık kıyafetiyle, kravatıyla uğraşmaya bayılıyoruz!
İyi kaleci takımına maçlar kazandırandır, bunu bilir, bunu söyleriz. Valla Mert’e helal olsun, son maçta çıkardığı kritik pozisyonlara bakın. O nasıl bir sakinliktir. Yüz ifadesi hep aynı, sanırsınız ki, cerraha tek tek sinirlerini aldırmış...
Ya Merih Demiral’a ne demeli? Tam bir savaşçı, işine öyle odaklanıyor ki, dünya yıkılsa umurunda değil, helal olsun... Allah nazarlardan saklasın.
Ülke olarak sizinle gurur duyuyoruz, aynı başarıları İzlanda ve Andorra karşısında sürdüreceğinize de gönülden inanıyoruz.

Kendinize bakın!

Efendim, Milli Takım’ın Fransa ile berabere kalarak liderliğini sürdürmesi büyük başarıdır. Fransa gibi son Dünya Şampiyonu’ndan dört puanı söke söke aldık. Millilerimizin maç sonunda asker selamı vermesi üzerine UEFA skandal bir kararla soruşturma başlattı!
Hadi ordan, her ülke takımlarının kendine has sevinç gösterileri var. Fransız futbolcu Griezmann’ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a asker selamı verdiğinde kimseyi rahatsız etti mi? Biz ülke olarak güzel insanlarız. Yabancıları baş tacı yapar, bağrımıza basarız. Irkçılık kavramı biz de yoktur, siz önce kendinize bakın!