Tolga Zengin neden olmasın!

Beşiktaş’ın transfer politikasını eksikleri olmasına karşın beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim... Nokta atışı belki yapamıyor, alıyor, parlatıyor, en azından satıyor, para kazanıyor...
Örneğin Fabri... Bonservis ödenmeden alındı, iki şampiyonluk yaşadı, performansıyla beğeni topladı, Fulham’a transfer oldu. Beşiktaş’ın kasasına 6 milyon euro girdi. Sadece o mu? Örneğin Tosic 4.5 milyon euroya Çin’e gitti. Mitrovic de 3,5 milyon euro karşılığında Brugge’e gönderildi. Mitrovic’in kumaşı asla kötü değil, ne var ki bir türlü uyum sağlayamadı, ya da fazla forma şansı bulamadı!
Nereye varmak istiyoruz? Üç yabancıdan elde edilen gelir yaklaşık 14 milyon euro... Sırada Vida var, var da, ciddi bir teklif gelmediğini Başkan Fikret Orman açıkladı. Bekleyip, görmek lazım.
Rotayı Kartal’ın kalesine çevirelim. Valla eğer savunma bloğunuz güçlüyse, öyle sağda-solda kaleci aramaya gerek yok. Kaldı ki şu an için Beşiktaş savunmasında pek sıkıntı görünmüyor. Dememiz o ki, Kartal’ın elinde defalarca milli takım forması giymiş Tolga Zengin gibi tecrübeli bir kaleci bulunuyor. Eeee arkasında Utku Yuvakuran gibi genç bir yetenek de var, tek eksiği tecrübe. Taraftarın diğer futbolculara olduğu gibi Tolga Zengin’e de sahip çıkması şart, ona güven şırınga etmek zorundalar. Böylesi yetenekli kaleciniz varsa ki var, yararlanmak lazım.
Harun Tekin’in adı geçiyor, görüyoruz ki, yönetim kanadı parasal olarak fazla açılmak istemiyor, doğru da yapıyor. İşin özeti, güçlü bir kadronuz ve iyi bir savunma bloğunuz varken, kalkıp ille de bir kaleci arayışına girmeyi asla doğru bulmuyorum.
Kartal’ın en büyük sıkıntısı üçüncü bölgede, yani forvet hattında... Vagner Love beklentilere karışılık veremedi, maalesef. Cyle Larin çok teknik bu bölgenin yükünü çeker mi, çeker, yeter ki şans verilsin, tecrübe kazandırılsın. Elbette ona bir alternatif şart. Talisca gitti, yeri boş kaldı, Babel yola devam ediyor. Bence nokta atışı bu bölgeye yapılmalıdır. Beşiktaş Yönetimi, UEFA kriterlerini ve sıkıntıları iyi biliyor, ona göre adımlarını atıyor, valla bize de kutlamak kalıyor.

F.Bahçe bu yükün altından kalkar mı?
Oldum olası şu para işlerinden anlamam! Efendim Fenerbahçe Başkanı Ai Koç, borcu 621 milyon euro olarak açıkladı, tartışmalar bitmiyor! Koç’un bu açıklamalarına karşı hamle eski başkan Aziz Yıldırım’dan geldi. Yıldırım, borcun 429 milyon euro olduğunu savundu. Aradaki fark bir hayli yüksek... Dedik ya, maliyeci ya da muhasebeci değiliz, bu toplara girmeyi de doğru bulmuyorum! Öyle rakamlara takılıp kalmanın da anlamı yok. Ortada büyük bir borç var, iki aşağı, iki yukarı, fark etmez.
Geçmişteki hataları bir kenara bırakıp, bu borcun altından nasıl kalkılacağı tartışılmalı. Dolar ve eurodaki dalganmalar ortada, yanlış futbolcu transferi, yanlış teknik adam seçimi yaparsanız, gelinecek noktada budur. Geçmişten dersler alıp, mali anlamda ciddi adımların atılması şarttır. Bu düşüncemiz sadece Fenerbahçe ile sınırlı değil, diğer kulüperi de yakinen ilgilendiriyor!
Herkes ayağını yorganına göre uzatacak. UEFA’nın bu konuda en ufak taviz vermeyeceğini cümle alem biliyor. İşin özeti, özellikle köklü kulüpler bu tip borçların altından kalkacak güçtedir, yeter ki ayaklarını yere sağlam bassınlar!