Çekler ve Azeriler

Togay Bayatlı



Ülkemizde bir süredir Çek Cumhuriyeti Başkanı Vavlac Havel’i büyük bir özenle ağırlıyoruz. O da Türkiye hakkında seçkin sözler söylüyor. Bunlar güzel şeyler. Ancak bir gazeteci ve Dünya Spor Yazarları Birliği Başkanı olarak sayın Havel’e sormak istiyorum; insan hakları neden kendi ülkesinde Türkler’e karşı kısıtlı uygulanıyor ? Prag havaalanında Türkler pasaportlarında vize olmasına rağmen ayrı ve utanç verici bir muameleye tabi tutuluyor. Niçin kalacakları her gün için kendilerinden yüz dolar göstermeleri isteniyor ? Bu aşağılayıcı işlemin yapılmasından kesinlikle haberi olmadığına inanıyorum. Ancak bir cumhurbaşkanı bir ülkeyi ziyaret ederken, o ülke insanlarına karşı kendilerinin davranışlarını etüt etmesinin de bir görev olduğunu düşünüyorum. Önemli olmayabilir. Ama bu nedenle başta olimpiyat komitesi başkanı ve spor yazarları derneği başkanları olmak üzere, çok yakın dostlarım bulunmasına rağmen, Çek Cumhuriyeti’ne bu ayrıcalıklı tutum yüzünden gitmiyorum.
Gelelim Azerbaycan’a. Bu ülkedeki politik çekişmeler sonucu dostluğumuzu Azerbaycan Futbol Federasyonu Başkanı adeta dinamitlemek istedi. Spor bakanlığı ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından bir süre önce görevinden alınması gündeme geldi. Ancak FIFA buna şiddetle karşı çıktı. Bu konuda FIFA’nın yanlış bir tutumda olduğunu da ifade edebiliriz. Tabii ki seçimle gelen federasyon başkanları korunacak. Ama çalışmaları kontrol edilmeli, denetlenmeli, böyle diktatör gibi görev yapmak isteyenlere de prim tanınmamalı. Bu şekilde kendisini devlet yönetiminin de üstünde gören futbol federasyonu başkanı, kendi başına stat yapmak gibi çok ihtiraslı projeler geliştirmeye başladı. Ülke yönetimi ile ipleri kopardı ve maalesef yanlış bir politika içinde Türkiye maçında iki ülkenin çok uzun geçmişe dayanan dostluğunu bozmayı amaçladı. Bütün arzusu Türkiye’yi yenip, şov yapmaktı. Bunda başarılı olamadığı gibi, futbolcuları kötü motive ederek, saha içindeki çirkinliklerin gizli kahramanı oldu. Bir bakıma Azerbaycan devlet yönetimine ‘Beni tanımazsanız, ben de sizin dostlarınızla aranızı bozarım’ demek istedi.
Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’un, Milliyet’teki demecinde bu federasyon başkanıyla görüşeceklerini, belki de ona yardım etmeye devam edeceklerini okudum. Başkanı uyarmayı görev sayıyorum. Bu çirkin senaryonun planlayıcısı ve uygulayıcısı Azerbaycan Futbol Federasyonu Başkanı’dır.
Maçı spor bakanı, olimpiyat komitesi asbaşkanı ve diğer sorumlularla birlikte izledim. Onlar da olayları hayretle karşıladılar. Yapılan sertlikleri ve hareketleri, seyircinin taş atmasını kabul edemediler, benden özür dilediler. Sakın birkaç kendini bilmezin hareketi sonrası Azerbaycanlılar ile olan dostluğumuza gölge düşürmeyelim. Hepimiz Türküz. Atalarımızdan gelen bağları koparmayalım. Sidney Olimpiyatları’nda bu iki ülkenin yöneticileri ve sporcuları bütün spor müsabakalarında bir dayanışma içindeydi. Spor Bakanımız Sayın Fikret Ünlü bunun en yakın şahididir. Dostluğu bozmak isteyen Azerbaycan Futbol Federasyonu Başkanı’nı da yakından izleyelim ve bu çirkin davranışından dolayı kendisine prim tanımayalım.

Abdullah Avcı: “Oyun beni memnun etmedi”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber