Bir futbolcudan top kapmasını, şut atmasını ve gol aramasını bekliyorsanız, ortada acayip bir durum var demektir.

Bir futbolcudan top kapmasını, kullanmasını, şut atmasını ve gol aramasını bekliyorsanız, ortada acayip bir durum var demektir. Kimdi koskoca orta sahanın yükünü üstlenmek zorunda bırakılan bu oyuncu?
Genç Ceyhun Gülselam. Teknik kapasitesi yüksek, ancak mücadele gücü yetersiz Colman, Alanzinho ve Engin gibi isimlerin arasında Ceyhun’un sorumluluğunu paylaşmak Tjikuzu’ya düşüyordu ki, onun geçen haftayı mumla aratan performansı, dün akşam Trabzonspor’un tüm hesaplarını bozdu. Omurgası bel veren takımın, mütevazı ancak savaşçı bir Diyarbakırspor karşısındaki görüntüsü hafta içinde oynayacağı UEFA Avrupa Ligi maçı öncesi gerçekten endişe uyandırıcıydı.
Kanatlar hiç işlemedi. Engin aldığı topları ezerken, Alanzinho’nun tribüne oynama alışkanlığından vazgeçmemesi can sıktı. Yapamayacağı işlere kalkışan Brezilyalı devre dışı kalınca, gol umudu Umut’u beslemek Colman’a kaldı. O da rakibin sert oyunu karşısında zaman zaman ayakta kaldı, çoğu pozisyonda yıldı. Umut, iki savunmacı Tolga ve Diallo arasında çaresizleri oynadı. Topla ender buluştuğu anlarda ise gol becerisini göstermekten çok uzaktı. Sadece Umut mu? Ters koşularla savunmanın arasında dalıp, rakibin dengesini bozmak isteyen Engin’in değerlendiremediği pozisyonları da unutmayalım.

Kazanan haklıdır
Notlarımıza baktığımız vakit Trabzonspor’un ceza alanı içi ve çevresinde çok daha üstün bir istatistiğe sahip olduğunu söylesek de, Diyarbakırspor’un bulduğu iki pozisyonu gole çevirmesi, kazanan takımın her zaman haklı olduğu gerçeğini kabul etmemiz gerektiğini gösteriyor.
Haddini bilerek oynayan, faul kokan bir golle yenik durumu düşmesine karşın disiplinden bir an bile kopmayan Diyarbakırspor’un direnci, gerçekten takdire değerdi. Bazı “otoritelerin” toplama takım olarak gördüğü, ancak dün Trabzonspor’da olmayan hırsı konuk ekibe futbolun bir armağanı idi. Tabii bir de rakibi hataya zorlayan oyun anlayışı! Tazemeta’nın galibiyet golü bu düşüncenin ürünü oldu. Egemen’in bir anlık gafletini affetmeyen Tazemeta’nın son vuruş ustalığı ise alkışlanacak cinstendi..
Trabzonspor “kötü oynayıp kaybetme” kontenjanını bu sezon çok erken kullandı. Hesapta olmayan bu yenilgi elbette dünyanın sonu değil. Belki de Avrupa Ligi sınavı öncesi çok ciddi bir uyarı. Sivasspor galibiyetiyle hissedilir bir rehavet içine giren bordo-mavili futbolcuların kendilerine gelmeleri açısından da önemli.
Ne demişler; “Bir musibet bin nasihattan iyidir.”