Fatih Hoca, Volkan'ı affetmeli!

Fenerbahçe Teknik Direktörü Pereira inadı bırakıp Braga maçında kaleyi Volkan Demirel’e teslim etti.
Aklın yolu bir. Avrupa’da ve kupa maçlarında Fabiano’yu tercih eden Pereira ısrarını sürdürse, turu zora sokacak bir skor ortaya çıkabilirdi.
Volkan’ın performansını herkes gördü. Pereira inisiyatif mi kullandı, yoksa sevgili Mehmet Demirkol’un maçtan önce yaptığı çağrı yukarıdan karşılık mı buldu, bilmiyoruz! Sonunda eğrisi doğrusuna denk geldi.
Şimdi sıra Türkiye Futbol Koordinatörü Fatih Terim’de!
Milli Takım kariyerinin bittiği ileri sürülen Volkan konusunda, hocanın geçmişle hesaplaşmasını tamamlayıp Avrupa Şampiyonası kadrosunda deneyimli file bekçisine de şans tanıması, boş bir beklenti olmamalı.
Kazakistan maçı öncesi küfür edildiği gerekçesiyle stadı terk eden Volkan, geçen sürede mutlaka kendi muhasebesini yapmış ve hatasıyla yüzleşmiştir.
Hepimiz insanız ve zaman zaman affedilmesi güç yanlışlar yapıyoruz.
Volkan Demirel’in öncelikle takım arkadaşlarına ve teknik direktörüne, tüm kamuoyu önünde bir özür borcu var. Bunu dilemekten gocunacağını sanmıyorum.
İki tarafın yakın geçmişte karşılıklı olarak verdikleri mesajlar belli. Volkan pişman, Volkan görev bekliyor.
Fatih hoca açısından bu defter kapandı mı? Onu bilmiyoruz.
En zorlu dönemde kaleyi teslim ettiği öğrencilerine haksızlık yapmak istemeyebilir. Haklıdır da.
Terim, üç kaleciyle gideceği Fransa’da elbette o günkü şartları göz önünde bulunduracak.
Zaman her şeyin ilacı. Önemli olan, insanların yaşadıkları ve yaşattıklarından ders çıkarabilmesi.
Öyleyse top Fatih hocada...

İşbecer’in büyük ayıbı

Galatasaray yöneticisi Fatih İşbecer, resmen kaş yapayım derken göz çıkardı.
Burak Yılmaz’ın Çin’e transferinde menajere verilen 1 milyon euroyu itiraf etmek zorunda kalırken, sığındığı gerekçe Trabzonspor’a haksızlık yapmasının ötesinde, saygısızlıktı.
Kulübün Kamu Aydınlatma Platformu aracılığı ile borsaya yaptığı bildirim, kayıtlarda duruyor:
“Beijing Guoan kulübü Şirketimize net 8.000.000 Euro bonservis bedeli ödeyecektir.”
Halka açık şirketsin. Her kuruşun hesabını vermek zorundasın.
Beyefendi diyor ki, “Trabzonspor’a ödenen komisyonu da hesapladığımızda Galatasaray’a daha fazla para kazandırmak için bu yöntemi seçtik.”
Sen Trabzonspor’un transferden hak ettiği 2 milyon euronun 250 binini kesmek için bu tip çetrefilli yollara başvuruyor ve açıkça itiraf ediyorsan, gerçekten yazık!
Burak Galatasaray’a satılırken yapılan anlaşma belli. Oyuncunun Çin’e verilmesinden elde edilen para belli. Peki nasıl anlatacaksınız 1 milyonluk komisyonu iştirakçilerinize?
Trabzonspor bu rezilliğin peşini kovalamalı.
Geçtik 250 bin euroyu, bu zihniyetteki insanlara bir euro bile bırakamazsınız.

Trabzonspor ucuz atlatmış

Bu sezon hakem hatalarından ciddi puanlar kaybeden Trabzonspor, olaylı Galatasaray maçının faturasını da ödemek zorunda kaldı.
Bordo-mavili cepheden baktığınızda dört kırmızı kart ve cezalar ağırdı.
İşin hukuki boyutu ise farklı.
Hatırlayalım, neydi cezalar?
Aykut Demir’e “hakeme yönelik tehdidi” nedeniyle 3 maç,
Salih Dursun’a “hakeminin kişilik haklarına saldırısı” nedeniyle 3 maç,
Cavanda’ya hakeme yönelik “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle 2 maç,
Özer Hurmacı’ya “röportaj verdiği” gerekçesiyle 1 maç.
Şu çok net; PFDK Özer hariç diğer üç oyuncuya kıyak yaptı!
Biz söylemiyoruz, Tahkim Kurulu söylüyor!
Trabzonspor’un Tahkim Kurulu’na yaptığı itirazlar reddedilirken, detayda kalan gerekçeler bunu doğrular nitelikteydi.
Sadece Aykut Demir kararına bakalım yeter. Salih ve Cavanda için de aynı tespit yapıldı.
“İhraç sonrası müsabaka hakemine yönelik tehdidinin ağırlığı, işleniş şekli ve niteliği dikkate alındığında, alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte, aleyhe itiraz olmaması ve cezanın re’sen aleyhe bozulamaması nedeniyle onanmasına!”
Diyor ki Tahkim Kurulu, eylemin şiddettine göre alt sınırdan ceza verilmesi yanlış. Ancak kimse itiraz etmediği için mecburen onayladık.
Genel hukukta da böyledir. Kravat takan sanığa “iyi hâl indirimi” uygulayan nice hakimler gördük.
Lakin futbolda herkes şeytanın avukatı!
Bu sezon haddinden fazla hakkı yenen Trabzonspor’a şirin görünmek başka bir şey, adaleti uygulamak başka.
Dün falanca takımın oyuncusuna 3 maç verirken, yarın filanca takımın futbolcusuna aynı eylemden 5 maç ceza keserseniz, mahçup duruma düşersiniz.
Maalesef bu kapı açıldı. Geçmiş olsun!

Deli İbrahim ve Gençler

Yarım sezonda 6 hoca eskiten Gençlerbirliği’nde göreve geldiği gün şöyle demişti İbrahim Üzülmez: “Cavcav’dan korksam imza atmazdım...”
Futbolculuk dönemindeki lâkabı malum, Deli İbrahim başkent ekibinde çılgın işler yapmaya devam ediyor.
7 haftada Gençlerbirliği’ni ligin dibinden çıkarıp savaşan, koşan ve kazanan bir takım yarattı İbrahim hoca.
İzlerken keyif aldığımız, pes etmeyen, mücadele gücü yüksek bir Gençlerbirliği’nden söz ediyoruz artık.
Üzülmez’in elinde sihirli değnek mi vardı? Yoksa kadro baştan sona yenilenmiş miydi?
Bazı yeteneklerin ortaya çıkması için fırsat gerek.
Çok çalışmak, emek vermek, sabretmek gerek. Karşılıklı güven ve takımdaşlık duygusu gerek.
Selçuk Şahin faktörünü de unutmayalım. Bu takıma gerçek bir ağabey ve lider gerekiyordu. Deneyimli oyuncu bu açığı kapattı.
İlhan Cavcav bundan sonra koltuğunda rahatça maç izlemek istiyorsa, yapacağı iş belli.
İbrahim Üzülmez ile uzun süreli sözleşme yapıp, kenara çekilmek.
Kalıcı ve sürekli başarılar için istikrar şart, değil mi İlhan abi?..