Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Trabzon’un en güzel koylarından biri doldurularak Başbakan tarafından 41 bin kişilik stadın temelini attığı gün Avni Aker tribünlerinin vermek istediği mesaj, vaadler ve ortaya konan hedeflerle ilginç bir tezat oluşturuyordu. Gerçi bu sezon Trabzonspor’un kendi evinde oynadığı maçların tümünde seyircinin küskün tavrı dikkat çekiyordu. Takım ile taraftar arasındaki iletişimin neden bu denli zayıfladığının yanıtı elbette Avrupa çapında bir stadın eksikliği olamazdı. Öyleyse, coşku ve heyecanın dozunu düşüren başka faktörler vardı. Futbol anarşisi ve sportif başarıya duyulan hasretin yanı sıra, sporla siyasetin sıkça birlikte anılmasının yarattığı rahatsızlık gibi!..
***
Maça gelince... Trabzonspor belli ki önce kaybetmemek için çıkmıştı sahaya. Ve son Gençlerbirliği yenilgisi, sahadaki oyunculardan çok teknik heyette travma yaratmıştı. Mustafa Akçay’ın rakibi kendi alanında kabul edip, sonrasını tanrıya havale ettiği taktik anlayışı, ofansif futbolu düşünen her takım için elbette avantaj idi. Erkan Zengin, Hürriyet, Tello, Erman Kılıç ve N’Diaye gibi orta alan Trabzonspor’a hem sayısal, hem de fiziksel üstünlük sağlayacak silahları bulunan Eskişehirspor, ilk yarıda oyunu istediği gibi yönlendirdi. Hem ceza alanı dışından şutlarla şansını denedi, hem savunmanın arkasına kaçırdığı Kamara ve N’Diaye gibi isimlerle pozisyon buldu. Biz söylemekten usandık, kaleci Onur tek başına direnmekten bıkmadı. Bu mutlak gol vuruşlarında kaptan başrolde idi, yine gemisini kurtardı.
İkinci yarının başlarında da görüntü değişmedi. Eskişehirspor baskısına direnmeye çalışan Trabzonspor’un hücum anlamında ciddi denebilecek iki denemesi vardı. İlkinde Adrian klasına yakışmayacak bir vuruş yaptı, diğerinde Olcan’ın yoktan var ettiği pozisyonda Henrique ikinci şansını iyi kullanıp, “futbolda adaletin kitabını ben yazarım” dedi!
Son on dakikası adranelin dolu maçın skoru, iki takım adına da birkaç kez değişebilirdi. Ama olmayınca olmuyor işte. Bu kez futbol şansı Trabzonspor’dan yanaydı. Eskişehirspor hak etmediği bir yenilgi aldı.
Son sözümüz Mustafa Akçay’a. İstatistikler yalan söylemez. Kim daha çok koşmuş, kim topa daha çok sahip olmuş ve pozisyon bulmuş lütfen bir bakın. Siz sıradan değil, Trabzonspor gibi her zaman iddiası bulunan bir takımın teknik direktörüsünüz. Ve unutmayın korkunun ecele faydası yok.