Gökçek’i kahraman yapan operasyon

İddiaya göre Melih Gökçek ve bazı kulüp başkanları seçimden bir gece önce konuşup anlaştı.
Ankaraspor’un tescili silinmeyecek, 12 milyon lira vergi borcu üstlenilecek, başkent ekibi Bank Asya 1. ligi’nden yola devam edecek.
Bir başka kulis daha var.
Gökçek davalarını geri çekecek, ancak yönetim Kurulu üyesi Yunus Egemenoğlu listede yer almayacak, 12 milyon artı 10 milyon lira daha tazminat ödenecek.
Seçim sabahı kahvaltı salonunda hummalı bir faaliyet gözleniyor.
Divan başkanlığına verilmek üzere hazırlanan önerge elden ele dolaşıyor.
Önergeyi dolaştıran şahıs fısıldıyor:
“Oylama kapalı yapılacak.”
İmzayı atan kulüp başkanı aynı ses tonuyla yanıt veriyor:
“Aman ha hepimiz yanarız.”
Önerge Ankaraspor’un tescilinin silinmesiyle ilgili.
Amaç oylamayı kapalı yaptırıp Melih Gökçek’in tepkisinden ve hiddetinden kurtulmak.
Öyle ya...
Çoğu iş adamı olan kulüp başkanı ve delegeler Gökçek’in gözünün içine baka baka el kaldırıp “Ankaraspor tarihe karışsın” diyebilir mi?
Geliyoruz gündemin 20. maddesine.
Önce Ankaraspor adına Mehmet Ali Alan savunmasını yapıyor, ardından Melih Gökçek söz alıp genel kurulu tarihi bir hatadan döndürmeye çalışıyor.
Salonda tansiyon giderek yükseliyor.
Oylama öncesi sabah hazırlanan önerge divan başkanı Levent Bıçakçı’ya veriliyor.
Bıçakçı önergeyi okuyup, altında 43 imza olduğunu söyleyince kızılca kıyamet kopuyor.
Gökçek yerinden fırlayıp, “Olmaz. Statüye aykırı. En az 101 imza şart” diye itiraz ediyor.
Bıçakçı, statüyü okuyup yapılan operasyonun ne kadar acemice olduğu ortaya çıkınca, çareyi 10 dakika ara vermekte buluyor.
Sonrası malum.
Aziz Yıldırım devreye giriyor, Mehmet Ali Aydınlar’a “Bitirelim şu işi” diyor, Gökçek’in de dahil olduğu “mutfak pazarlığı” sona erip salona dönülüyor.
Lakin bu pazarlık da kesmiyor Gökçek’in hızını.
“Davaları geri çekerim. Amaaaa bir şartla. Yunus Egemenoğlu istifa edecek!”
Yarım saat önce Melih Gökçek’i ve Ankaraspor’u bitirmek için kapalı oylama isteyen eller, bu kez Onursal başkanın da göreceği şekilde daha yukarıda olmak için birbiriyle yarışıyor!
Kimse kimseyi kandırmasın.
Seçimden bir gece önce ne konuşuldu, ne söz verildi ise hepsi orada kaldı.
O imzaları toplayanların statüden bihaber olmaları hem rezil olmalarına yol açtı, hem Mehmet Ali Aydınlar’ı zor durumda bıraktı, hem de Mahmut Özgener’in iki yıllık duruşunu bozdu.
En önemlisi Melih Gökçek’i genel kurulun zafer kazanmış komutanı yaptı!
Gökçek’i iyi tanırım.
Para, pul, tazminat, Ankaraspor’un lige dönüşü onun için tali başarılardır.
Öfkesinin dinmesi, hırsının törpülenmesi için “kelle ister.” Almadan da işin peşini bırakmaz.
Ama bugün, ama yarın!...

Bostan ve ekibine yazık oldu
Mehmet Ali Aydınlar kurullarını açıkladı.
Tercih kendisinindir, futbol ailesinin unsurlarından biri olarak saygı duyarız.
Aydınlar’ın başarısı en az yönetim kadar önemli olan Merkez Hakem, Tahkim ve Disiplin kurullarının icraatlarıyla doğru orantılıdır.
Sayın başkan her ne kadar hakem hatalarından sorumlu olmayacağı yolunda kurumsal bir görüş beyan etse de, Türk futbolunun patronu olarak iyiden de kötüden de nasibini alacaktır.
Mahmut Özgener döneminin en az yıpranan, işini asgari hatayla yapmaya çalışan Disiplin Kurulu Başkanı Reşat Bostan ve ekibinin yeni oluşumda görev almaması ise naçizane görüşüm, bir hayli ilginçtir.
Son ana kadar PFDK başkanlığına kesin gözüyle bakılan Bostan, gerek deneyimi, gerekse objektifliği ile tıpkı Temsilciler Kurulu Başkanı Kemal Dinçer gibi yola devam edebilirdi!..
Eğer talep dışarıdan geldi ve tercih buna göre belirlendi ise “Bostan ve ekibine yazık oldu” derim.
“Hukukçu” ile “Spor hukukçusu” arasındaki fark anlaşıldığında, umarım geç kalınmış olmaz!

Futbolun kahinleri!
Tarih 24 Mayıs 2011.
İşadamı Ergün Tekin Kırıkkale’de bir cenaze töreninde hemşehrisi Recep Uzelli ile sohbet ediyor.
Konu dönüp dolaşıp futbola geliyor.
Malum Haziran ayı sonunda federasyon başkanlığı seçimleri yapılacak.
Ancak ortada ne aday var, ne Mahmut Özgener aday olmayacağını açıklamış.
Ergün Tekin kendinden emin konuşuyor; “Recep beyi burada gördüğüm için çok mutluyum. İnanıyorum ki, yapılacak olan federasyon seçimlerinde bize görev verilirse Kırıkkale’nin sesi olacağım. Belki Recep bey de Kırıkkalespor’a el atar ve hep beraber takımı önce 2. Lige ardından Bank Asya’ya çıkarırız”.
Tarih 26 Haziran 2011.
Sürpriz şekilde kendisine götürülen teklifi kabul eden Futbol Federasyonu başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar, İstanbul’da yönetim kurulu üyelerini medyaya tanıtıyor. İsimleri tek tek okuyor ve yanına davet ediyor.
“Ergün Tekin bey. İşadamı, Kırıkkale’den”.
Mehmet Ali Aydınlar aynı basın toplantısında şöyle devam ediyor;
“Adayların tümünü ben seçtim. Hiçbirini bir kulübün önerisi doğrultusunda yönetim kurulu listesine almadım. Tamamen, rahat çalışabileceğimiz arkadaşlarımızı seçtik”.
Sayın Aydınlar’ın, Ergün Tekin ile tanışıklığı var mıdır?..
Bilemem.
Birileri kendisine öneri de bulunmuş mudur?
Onu da bilemem!
Bildiğim tek şey, Ergün Tekin’in seçimlerden bir ay önce Futbol Federasyonu yönetim kurulu üyesi olacağını “bilmesidir.”
Aydınlar’a, Tekin’e ve seçilmiş (!) tüm yönetim kurulu üyelerine başarılar.
Tarih 24 Mayıs 2011.
İşadamı Ergün Tekin Kırıkkale’de bir cenaze töreninde hemşehrisi Recep Uzelli ile sohbet ediyor.
Konu dönüp dolaşıp futbola geliyor.
Malum Haziran ayı sonunda federasyon başkanlığı seçimleri yapılacak.
Ancak ortada ne aday var, ne Mahmut Özgener aday olmayacağını açıklamış.
Ergün Tekin kendinden emin konuşuyor; “Recep beyi burada gördüğüm için çok mutluyum. İnanıyorum ki, yapılacak olan federasyon seçimlerinde bize görev verilirse Kırıkkale’nin sesi olacağım. Belki Recep bey de Kırıkkalespor’a el atar ve hep beraber takımı önce 2. Lige ardından Bank Asya’ya çıkarırız”.
Tarih 26 Haziran 2011.
Sürpriz şekilde kendisine götürülen teklifi kabul eden Futbol Federasyonu başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar, İstanbul’da yönetim kurulu üyelerini medyaya tanıtıyor. İsimleri tek tek okuyor ve yanına davet ediyor.
“Ergün Tekin bey. İşadamı, Kırıkkale’den”.
Mehmet Ali Aydınlar aynı basın toplantısında şöyle devam ediyor;
“Adayların tümünü ben seçtim. Hiçbirini bir kulübün önerisi doğrultusunda yönetim kurulu listesine almadım. Tamamen, rahat çalışabileceğimiz arkadaşlarımızı seçtik”.
Sayın Aydınlar’ın, Ergün Tekin ile tanışıklığı var mıdır?..
Bilemem.
Birileri kendisine öneri de bulunmuş mudur?
Onu da bilemem!
Bildiğim tek şey, Ergün Tekin’in seçimlerden bir ay önce Futbol Federasyonu yönetim kurulu üyesi olacağını “bilmesidir.”
Aydınlar’a, Tekin’e ve seçilmiş (!) tüm yönetim kurulu üyelerine başarılar.

İkisi de “Deniz”
Hentbol Federasyonu geçen ay bir organizasyona ev sahipliği yaptı.
Adı, Erkekler Akdeniz Hentbol Şampiyonası.
Yani?
Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin katıldığı bir turnuva.
Peki nerede yapıldı?..
Sıkı durun...
Daha önce Tunus’da düzenlenmesi planlanan ancak ülkede yaşanan olaylar nedeniyle son anda Türkiye’nin üstlendiği turnuva, Mersin, Adana, Antalya gibi kentler yerine Akdeniz ile hiçbir bağlantısı olmayan Trabzon’da!
Ya katılan ülkeler?
İtalya, Mısır, Karadağ, Tunus, Hırvatistan, Türkiye, Gabon ve Katar!
Diyeceksiniz ki ne fark eder?
Ha Antalya, haa Trabzon.
Doğru.
Bunca garipliğin yaşandığı bir coğrafyada, Akdeniz şampiyonasını Karadeniz’de oynatmak, Katar’ın Akdeniz ülkesi sayılmasından daha acayip olabilir mi?