Dört büyükler arasındaki mücadele, her zaman özel ve güzeldir. Evinde Galatasaray’ı futbol ve skor, Fenerbahçe’yi ise pozisyon zenginliği açısından ezerek geçen Trabzonspor’un kötü günler yaşayan, moralsiz Beşiktaş karşısında neler yapabileceği, ligin bundan sonraki rotasını da belirleyecek o sorunun yanıtı idi.

Son üç maçından galibiyetle ayrılarak müthiş bir güven kazanan Trabzonspor bu sezon rüştünü ispatlayacağı bir maça çıktı. Sevinemedi, son anda yediği golle üzüldü.

İlk yarım saat özellikle sağ kanattan Pereira, Abdülkadir ve Yusuf ile etkili olan, Sosa’nın yönetimindeki orta alanda üstünlüğü ele alan konuk ekip, savunmasını da önde kurunca, kalesinde ciddi bir tehlike yaşamadı. 22. dakikada Nwakaeme’nin vuruşunda top üst direkten dönmese, bu enerji ve mücadele daha erken karşılığını bulabilirdi.

Beşiktaş’ın oyunda dengeyi sağladığı son çeyrek dilimde yakaladığı pozisyonlar vardı. Trabzonspor’un bu sezon yumuşak karnı olarak nitelendirilen stoperleri rakipten daha hızlı ve akıllı davranınca, ev sahibi ekibin hevesi kursağında kaldı.

Ünal Karaman’ın öğrencilerinin en sevdiği tarz hızlı hücum. Bu oyuna yatkın yetenekli futbolcusu çok. Nitekim ilk yarının son dakikalarında bir taç atışı ile başlayan ve Sosa’nın adrese teslim pasında Rodallega’nın müthiş kontrolü ve son vuruşu alkışı hak etti.

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in ikinci yarıya Gökhan ve Caner hamleleri ile başlaması hücumda kanat etkinliğini artırmak amacı taşısa da, 47. dakikada Nwakaeme’nin golü Trabzonspor’u rahatlattı diye düşünürken, sonrasında müthiş, tempolu ve stresi yüksek bir mücadele izledik.

Gardının düşmesi beklenen Beşiktaş kısa bir süre sonra Onazi’nin kendi kalesine bıraktığı top ile yeniden oyuna döndü. Heyecan ve tansiyon yükseldi. Trabzonspor skoru koruma güdüsü ile oyun disiplininden koptu. Kontrolü rakibine bıraktı. Orta alanı dilediği gibi yönlendiren Beşiktaş, Dorukhan’ın golüyle sevinirken, VAR’ın ofsayt kararı ile adeta yıkıldı.

Futbol ilginç oyun. Öyle anlar vardır ki kimini motive eder, kiminin kimyasını bozar. Trabzonspor avantajını koruyacak ve farkı yakalayacak öyle pozisyonlar buldu ki. Lakin böyle maçların üstesinden gelmek tamamen deneyim işi. Bordo-mavili ekip nefes kesen mücadalede sakin kalmayı becerebilse, oyuncu hamlelerinden istediği verimi alabilse, bir büyük maçtan daha galibiyet ile ayrılabilirdi. Mustafa Pektemek bu gerçeği bir kez daha anımsattı.

Trabzonspor açısından bakarsak, zorlu bir deplasmandan çıkarılan puan elbette iyi bir sonuç. Artık şunu net biçimde söyleyebiliriz; Trabzonspor büyük yarışın içinde var. Oyuncu kalitesi, geri gelen takım ruhu ve arındığı safraları, Karadeniz ekibini kendine getirdi.

Ligin ikinci yarısında genç yetenekleri ve tecrübeli oyuncularıyla daha hırslı ve zirveyi arzulayan bir takım beklemek, camianın hakkıdır diye düşünüyorum. Trabzonspor doğru yolda emin adımlarla ilerliyor. Devamı gelecektir.