Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Kimi kandırıyorsun Sayın Oğuz Sarvan

Kamil Abitoğlu, Beşiktaş- Karabük maçında kötü bir yönetim gösterdi, ortalık karıştı.
Rivayet o ki, Abitoğlu bu maçtan birkaç gün önce Türkiye- Belarus A2 özel karşılaşması için görevlendirilmiş, ancak açıklama yapılmamıştı.
Lakin işler ters gitti.
Ya MHK Başkanı Oğuz Sarvan ne yaptı?
Hakemini arayıp, “Hata yaptın. Biraz kafanı dinle. Biz arkandayız” diye gönül mü aldı?
Gönül almak ve Sarvan. Hele böyle durumlarda!..
MHK Başkanı her zamanki gibi kör göze parmak soktu.
Sanki infaz edilmek istenen Abitoğlu değilmiş gibi, inadına görevini değiştirmedi.
Diyeceksiniz ki, değiştirdi.
Hayır efendim değiştirmedi. “Değiştirmek zorunda kaldı”.
MHK, 7 Şubat günü Futbol Federasyonu internet sitesinden milli maçı Kamil Abitoğlu’nun yöneteceğini açıkladı.
Belli ki, bu durum gözden kaçmıştı. Tıpkı Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’in gözünden kaçtığı gibi.
Ancak Özgener kısa sürede skandaldan haberdar oldu.
Sarvan’ı yayına çağırdı, öfkelendi, hesap sordu.
O haber derhal yayından çekildi, 20 dakika sonra görev Mustafa Öğretmenoğlu’na verildi.
Ardından Oğuz beyden bir açıklama; “Morali bozuktu, değiştirdik”.
El insaf... Ayıp...
Millet saf, siz uyanık.
Birileri bu sorumsuzluğu fark etmeseydi, ertesi gün o maça kim çıkacaktı?
Tabii ki Kamil Abitoğlu!
Sonra seyredin kavgayı...
Aslına bakarsanız, daha da büyüyecek skandalı bir kaç fırça darbesiyle atlatan Sarvan, çok şeyin farkında değil.
Mesela sonsuz sandığı kredisinin tükendiğini, 10 hakemle ligi bitiremeyeceğini, adaletsiz uygulamalarıyla insanları birbirine düşman ettiğini, tek fidan dikmek bir yana, devirdiği çamların koca bir ormanı yok ettiğini göremiyor MHK Başkanı.
Sarvan yıllarca hakemlik ve kurullarda yöneticilik yaptı;
Sorarım kendisine; hangi dönemde gördünüz bir hakemin diğer hakemin yönettiği kötü maçtan sonra ellerini ovuşturduğunu ?
Hakemler ne zamandır birbirilerine selam vermekten imtina eder hale geldi?
Camia “yandaş“ ve “candaş“ diye ne vakit bu kadar keskin çizgilerle ayrıldı?
Hakemler hangi devirde bu kadar sahipsiz ve korumasız kaldı?
O göreve hasbelkader iliştirildiniz Sayın Sarvan.
Elinizi attığınız her şeyi yüzünüze bulaştırdınız.
Size inananları da, güvenenleri de mahcup ettiniz.
Dönün arkanıza bakın.
Başına bu kadar iş açmanıza rağmen size kerhen destek veren Federasyon Başkanı dışında kimseyi görebiliyor musunuz?
İyi bakın. Mayıs’tan sonra onu da göremeyebilirsiniz!

Haberin Devamı

Hakeme değil, MHK’ye kamp!
İşler birkaç haftadır iyi gitmiyor ya.
Merkez Hakem Kurulu’nun iki profesyoneli camı kırıp can simidine sarılmış yine;
Marş marş, istikamet Riva, hakemler kampa.
Ne değişecekse?
Naçizane önerim O.Y. biraderlere;
Hakemler yerine siz birkaç hafta kampa girseniz.
Ortalıkta görünmeseniz.
Hem Uilenberg’den bir şeyler öğrenir, hem de günahlarınızla yüzleşirsiniz.
Kötü mü olur?
Haaa bu arada, Serdar Terekli’yi de yanınıza almayı unutmayın, belki bozulan psikolojinizi düzeltirsiniz.

Haberin Devamı

Adalı’ya yazık oldu!
Ne dedi Beşiktaş yöneticisi Serdal Adalı;
“Hakem odası basılacaksa biz âlâsını yaparız”.
Gönderme kime?
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a.
Ya mesaj?
“Federasyon, MHK ve hakemlere”.
Yapma be Sayın Adalı. Bu işler lafta olmaz!
Hakem odası mı basacaksın? Gider basarsın!
Hani olur ya, hakem tırsar, raporuna yazmaz, sen de ceza almaktan kurtulursun.
Ama şimdi?
Söylemin eyleme dönüşmeden yedin 30 gün cezayı.
Üstelik icraatçı Aziz Yıldırım 21 gün almışken!
Bakın Fenerbahçe başkanına;
“Ey millet hakem odası basacağım” diye haber mi salıyor cümle alame?
İniyor aşağı, bağırıp çağırıyor, hem rahatlıyor, hem de hakeme ayarını veriyor!
Olacaksa böyle olacak!
Şaka bir yana, kimse Yıldırım’ın kötü kopyası olmaya çalışmasın, çünkü beceremiyorlar.
Kabul edelim, yılların başkanı işin kurdu olmuş.
Yeri geldiğinde futbolcusuna “Azizsilin” hapı veriyor. Bazen teknik direktörünün açığını kapatıyor. Canı istediğinde Sportif Direktörlük yapıyor. Kimi vakit mesajlarıyla taraftarını galeyana getiriyor veya 12. adamlığını hatırlatıyor. Futbolda da politikanın kralını yapıyor. Tekmili birden.
Birkaç gün önce kendisine sordum;
“Neden hakem odasını basıyorsunuz? Bakın başkalarına kötü örnek oluyorsunuz.”
“Ben hakem odası filan basmadım. Birkaç defa koridorda bağırıp çağırdım. Odanın kapısını bile açmadım. Bari doğru örnek alsınlar”.
Futbolda geldiğimiz noktaya, tartıştığımız konulara ve yarattığı tahribata bakın.
Ağzı olan konuşuyor. Yeter ki gündem değişsin. Yeter ki gerçek sorumlular gizlensin.
Sonrası tufan! Kime ne?

Haberin Devamı

Yetmedi mi artık Emre!
Futbol tarihimize kara leke olarak geçen İsviçre maçındaki olayların kahramanı kimdi?
Emre Belözoğlu.
Macaristan milli maçında, Gökhan Ünal’ın attığı golden sonra kaptanlık bandı ile basın tribünü önüne gelip “kol işareti” yapan?
Emre.
Ya İngiltere’de ırkçılık suçlamasına muhatap olup son anda kurtulan?
Emre!
Konya’da bir gazeteciye “Seni sabaha kadar döverim” diyen?
Emre.
Kayserispor maçında Cangele’ye “boğaz kesme” işareti yapıp ceza alan?
Emre.
Galatasaray derbisinde yıllarca birlikte oynadığı Sabri’yi tehdit eden?
Emre.
Diyarbakırspor maçında hakemin eline vurup cezasız kurtulan?
Emre.
Manisaspor karşılaşmasında rakibe küfür edip üç maç cezaya çarptırılan?
Emre.
Güney Kore ile oynanan dostluk maçında kırmızı kart görüp Hiddink’i çıldırtan?
Emre.
Her olayının ardından özür dileyen?
Emre.
Hangisi unutulabilir? Hiçbiri..
Bugüne kadar uyarılara kulak asmayan ve geçmişteki hatalarından ders almayan Emre’nin, milli takım kaptanı olarak bu ülkenin gençlerine örnek olma şansı da, hakkı da kalmadı.
Emre, Azerbaycan yenilgisinden sonra milli takımı bırakmayı düşündüğünü söylemişti.
Aman vakit kaybetme Emre. Birileri rütbeni sökmeden tez davranıp gereğini yap.
İnsanlar senin tahrik olmandan da bıktı, vukuatlarından da.
Sabır ve hoşgörü sınırlarını daha fazla zorlama.

BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA