Mustafa-Aykut uyumunu M’Bia’dan beklemek saflıktı, lakin Sadi hoca doksan dakika olup biteni seyretti...

Daha maçın 7. dakikası yeni bitmiş. Timsah Arena’nın açılış maçında Trabzonspor iki farklı önde. Önce Musa, hemen ardından Cordozo’nun golleriyle Bursaspor şokta. Skora inanmayan sadece ev sahibi takım mı? Belli ki, Trabzonspor için de aynı şaşkınlık geçerli.

Öyle ya. Daha maçın başında rakibin gardı düşmüş. Ne yaparsın? Tempoya devam edip, bitirici darbeyi vurursun. Lakin, özgüven meselesi. O da Trabzonspor’da yok. Bakmayın devre arasında kazandığı üç kupa maçına. Hem rakipler, hem hedef farklıydı zayıf kulvarda.

Sen iki gol atıp 80 dakika üzerine yatacağını düşünürsen, unutamayacağın bir ders, yüzünden uzun süre silinmeyecek okkalı bir tokat yersin.

Hadi senaryoyu tersine çevirelim. Trabzonspor bu kadar kısa sürede avantajlı duruma geçmese, oyun iki takım açısından da kontrollü gitse, sonuç değişir miydi?

O vakit insanlar tabelaya bakıp, “vay be ne maç olmuş” demezdi belki ama, Bursaspor’un iştahlı oyunu ve stat motivasyonu, bu denli anlamlı bir galibiyete dönüşmezdi inanın.

Pek çok sebebi var Trabzonspor’un trajik yenilgisinin ve Bursaspor’un müthiş geri dönüşünün. Önce şunu söyleyelim. Sakat ve cezalı futbolcun olabilir. Olmayacak tek şey M’Bia’nın stoper oynamasıydı. Trabzonspor’un yediği ilk üç golde Kamerunlu oyuncunun yetersizliği ve acemiliği vardı. Mustafa-Aykut uyumunu M’Bia’dan beklemek saflıktı, lakin Sadi hoca takım içinde bu soruna çözüm üretmek yerine, doksan dakika olup biteni seyretti.

İkinci hata, Hamza Hamzaoğlu’nun Sercan’ı 20. dakikadan sonra sol kulvara çekmesi karşısında, Trabzonspor’un bu oyuncuya önlem almayı düşünmemesi oldu. Sercan kanat değiştirince Bursaspor’un hücum etkinliği ikiye katlandı. Deneyimli oyuncu gol attı, penaltı kazandırdı, takımını sayısız pozisyona soktu. Bursaspor ayağa kalkmak için bunca çaba gösterirken, Trabzonspor takımı ne yaptı? Koca bir hiç. Oysa ikinci golden sonra bulduğu pozisyonlardan birini değerlendirse, dahası son paslarda bu kadar laubali davranmasa, geceyi trajik bir skorla tamamlamazdı.

Açık söyleyelim; hakem hatalarını bahane etmek, verilmeyen kartların ardına sığınmak, geçmişe dönüp penaltı sorgulaması yapmak, büyüklüğü ile övünen bir takıma ve sorumlularına yakışmıyor!

Sözün özü mü? Yeni yönetimi ile tatlı hayaller kuran Karadeniz ekibi, ucuz kurtuldu tarihi bir faciadan. Sorun ve suçlular dışarıda aranmasın!