Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Hafta içindeki Krasnodar maçından sonra Trabzonspor’un hedefinin Avrupa değil, lig olduğu konusunda naçizane fikir beyan etmiştim. Uzak kulvarda yürümek ve sonuç almak artık çok zor.
Dolayısıyla Süper Ligin mazereti olmamalı. Dün gece bu anlamda önemli bir maç izledik. Son ana kadar heyecan üst düzeyde idi. İki takım da UEFA liginde zorlu bir doksan dakika oynamıştı. Başakşehir süper lige iyi başlamasa da, sakat futbolcuları döndükten sonra kısa sürede toparlanan bir ekip. Çok kaliteli ayakları var ve savunmada önlem almazsanız her an başınıza dert açabilir. Öyle de oldu. Rakip kalede ciddi pozisyonlar üretti.
Trabzonspor ise hücum kurgusunda zayıf kaldığı fazla idi. İlk yarıda bir karambol pozisyonu dışında Başakşehir’i zorlayamadı. O dakika gerçekten ilginç idi. Hani top kaleye girmek istemiyorsa, ne yapsanız nafile diye. Başakşehir kalecisi Mert ve savunmacıları adeta duvar ördü skorun değişmemesi adına. Meşin yuvarlak bulamadı üç direğin arasını.
Her teknik direktörün oyuncu tarcihlerine her vakit saygı duyarım. Hafta boyu ne yaşadıklarını kimse bilmez. Kimin hazır olduğuna o karar verir. Ünal Karaman Krasnodar maçından sonra Sturridge ile ilgili “Tam hazır değil. Belki 20 dakika, belki yarım saat oynayabilir” demişti. Dün gece ilk on birde şans verdiği Sturridge takımını adeta bir kişi eksik bıraktı. Bu arkadaşlarına haksızlık. Emeğine ve çabasına yazık.
Kimse penaltı golü ve popüler dansını 61. dakika ile ilişkilendirip gerçekleri görmezden gelmesin. Tıpkı Başakşehir’in en önemli hücum silahı olmasına karşın Visca’nın eşitliği getiren sayısı gibi. Performans değerlendirmesi için kolay son vuruşlara değil, yaptıkları işe bakmak gerek.
Mesela Doğan gibi. Mesela Sosa, Nwakaeme gibi. Mesela Sörloth gibi. Trabzonspor’a savaşacak oyuncular lazım. Yüreğini ortaya koyacak, biz buradayız diyecek cinsten.
Kariyerinin ardına sığınıp taraftarı kandıranlar ile gençlerin bir tutulması, ağrıma gidiyor açıkcası. O zaman ne işiniz var burada diye sormazlar mı adama? Yanıtını merak ediyorum.
Trabzonspor kendi ligine dönmeli demiştim. Bu gerçeği yürekten hissediyorsanız, takım olarak gereğini yapacaksınız. Kazanmak için mücadele edenler ile para kazanmaya gelenleri ayıramadığımız vakit, adalet kavramınız tartışılır hale gelir.
Zorlu bir deplasmandan puanla ayrılmak ve son ana kadar teslim olmamak önemli. O zaman, bu idealin peşinde koşan futbolcu grubuna ihtiyacınız var. Vitrin değil, vizyon önemli.
Bu sezonu anlamlı kılacak tek şey, Trabzonspor ruhunu içine sindirmeyi bilenlerle yola devam edebilmek. Ünal Karaman’ın inisiyatifi dışında gelişen transfer politikalarına çekinmeden tavır koyması, belki yönetimi de yaptığı hatalardan arınması adına yararlı olabilir!