Advocaat herkesi ters köşe yapan bir tercih ile başladı maça... Ozan Tufan’a güvenmeyip, Hasan Ali’yi sağ beke kaydırdı, İsmail’i de solda Quaresma’nın karşısında bıraktı... Bir bakıma Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürdü...

İlk 10 dakika biraz önde basarak rakibine oyun kurma şansı tanımayan Fenerbahçe daha sonra topu bıraktı, arkaya yaslanarak büyük maçlardaki klasiğine geçti... Bu şablon zaten Fenerbahçe’nin sezon başından bu yana büyük maç tercihiydi... Daha doğrusu hocanın tek stratejisi...

Ancak takımın hücum üçlüsü Sow, Robin van Persie ve Lens savunmaya hiç yardımcı olmadılar... Özellikle Lens o kadar çok top kaybı yaptı ki, Fenerbahçe’nin tüm ritmini ve direncini dibe çekti...

Beşiktaş sahaya rahatça yayıldı, istediği gibi topu dolaştırdı, İsmail ile Quaresma ilk yarıda en az 6-7 defa baş başa kaldı... Ve bu eşleşmede kazanan sürekli Portekizli oldu... Devre biterken de maçın kilidini açan gol Quaresma’nın İsmail’in arkasına sarktığı pozisyonla doğdu, Aboubakar altı pasta sadece topa dokundu...

Hasan Ali de Babel karşısında aynı sıkıntıları yaşayınca “kontralarla bu maçı da alırım” planının bu kez tutmayacağını anlayan Advocaat ikinci yarıda oyunu yeniden kurdu... İsmail yerini Ozan’a bıraktı... Hasan Ali gerçek yerine döndü... Orta sahadaki pas trafiğini artırmak için de ilk yarının iyi isimlerinden Neustadter - Salih değişikliği geldi...

Hikaye yeniden yazıldı

Fenerbahçe bu devre riskleri de alarak Beşiktaş yarı alanında daha fazla gözüktü. Ama üretemedi... Ev sahibi üç puanı garantiye alacak iki üç net pozisyonu harcarken, sarı-lacivertli ekip Emenike’nin savunma arkasına sarkarak Fabri ile karşı karşıya kaldığı pozisyonun dışında bir tehdit yaratamadı... Skrtel’in 87’de oyundan atılması, ardından Souza’nın kırmızı kart görmesiyle dokuz kişi kalan Fenerbahçe tamamen havlu atkışken, uzatmanın son saniyesinde Kjaer’in ortasına Marcelo kafayı ters vurunca ligin hikayesi adeta yeniden yazılmaya başlandı...

Dün geceki maçın berabere bitmesi için bir mucize lazımdı... O oldu... Beşiktaş Yönetimi tam üç yıldızlı formaların siparişini verecekken, dört haftalık stres, korku, endişe dolu bir girdabın içine girildi.

Son haftalarda alınan sonuçlara, yaşananlara bakınca kader sanki bizlere sürpriz bir final hazırlıyor sanki... Beşiktaş bu kadar pozisyon bulmuşken, Fenerbahçe bu kadar güvensiz ve isteksizken, hele hele dokuz kişiyken bu maçı kazanamıyorsa insanın aklına da başka bir şey gelmiyor zaten...