Kasımpaşa da, Antalyaspor da ligin benzer özellikler taşıyan iki ekibi

Kasımpaşa da, Antalyaspor da ligin benzer özellikler taşıyan iki ekibi... Takım oyunu oynamaya, takım olmaya çalışıyorlar... Kendi alanlarında fazla yoğunlaşmadan, savunmaya gömülmeden, her yerde basarak, yardımlaşarak, büyük bir dayanışma örneği sergiliyorlar... Temel felsefe bu...
Ancak dünkü maç topladıkları puanlara rağmen iyi birer hücum takımı olamadıklarının kanıtıydı. Örneğin Kasımpaşa, hücum karakteri yüksek oyunculara kesinlikle sahip değil. Uche, Hakan Özmert, Özer ve Djalma ile ligde zor pozisyona girerler... Şota’nın Adem Büyük ile 10 kişi oynadıkları son 15 dakikayı, ilk 75 dakika ile karşılaştırıp iyi bir analiz yapması şart. Çünkü Özer bu kadar istekli ve arzulu oynarken, elde hareketli bir santrfor varken bu kısırlığın tek nedeni tercih hataları. Kasımpaşa’nın Uche’yi forvet hattında rahatlatacak formüller üretmesi şart. Mevcut kadroda şu an için en iyi alternatif de Adem Büyük...
Antalyaspor cephesine gelince; Fenerbahçe galibiyeti sonrası ciddi bir baskıya girdikleri kesin... Sürekli alt sıralarda verilen mücadelenin ardından bu zirve kostümüne alışmak kolay olmayacak. Puan cetvelinin tepesi hem Teknik Direktör Mehmet Özdilek’i, hem de oyuncuları kendi oyunlarının dışına itiyor. Sahada fazla sorumluluk alan yok. Hata yaparım korkusu ile bireysel beceriler törpülenmiş. Adeta bildiklerini bir kenara itip, sonuç futboluna dönmüşler... Böyle olunca da dişliler yeterince çalışmıyor, kasnaklar yalpalıyor. Trabzonspor maçındaki gibi Ömer Şişmanoğlu ve Murat Duruer oyuna girene kadar ayarı bozulmuş bir makina gibiydiler. Isaac ve Tita’nın hareketsizliği, iki bek Koray ve Ergün’ün orta sahayı geçmekten çekinmesi topla oynamayı seven Antalyaspor’u gerçekten sevimsiz hale getiriyor. Umarız önümüzdeki haftalarda cesur oynamayı hatırlar, bu kör uçuşunu bırakırlar.
Açıkcası bu maçtan kalite ve oyun adına çok şeyler bekliyorduk. Ne izledik derseniz; Kırık hayaller... Hakemin tartışmalı iki penaltısı da olmasa gol bile göremeyecektik...