Açık konuşmak lazım!.. Adına “Fenerbahçe kompleksi” denilen dar ve sakil ceketi bir daha giymemek üzere sırtından atmış bir Trabzonspor karşısında Fenerbahçe’nin pek şansı olamaz.
Neden?..
Geçtiğimiz 12 haftanın en iyi Fenerbahçe’si ile en iyi Trabzonspor’una bir zihin maçı yaptırırsanız, galibi kolayca bulursunuz da Trabzonspor’un hangi skorla kazanacağını kestiremezsiniz.

* * *

Sebep, Trabzonspor’un çeyrek asır önceki “kükremiş sel gibi” günlerine dönmüş olması değildir elbet...
Fenerbahçe’dir.
Bu sezonun geride kalan kısmında Fenerbahçe’de ne yoksa, Trabzonspor’da o var para dışında, o kimsede yok...
Pozisyon yaratıyor, gol atıyor mesela. Daha ne olsun!
Tartışma ve huzursuzluk mu?.. Ölü toprağından iyidir, kulüp ve takım ruhunun bitmediğini gösterir.
Asıl mesele şudur Pazar günü Trabzon’da...
Trabzonspor en iyi haliyle mi olacak Fenerbahçe karşısında, yoksa tribünlerinden futbolcuların tendonlarına kadar “keman yayına” mı çevirecek kendi kendini.

* * *

Peki Fenerbahçe’nin “artı”ları?
Görünen o ki, bir tek Koeman!..
Çünkü sezon başından beri “teknik direktör marifetiyle” elindekini bile değerlendiremeyen bir Fenerbahçe çıkmıştı ortaya... Adeta “toplumsal baskı” sonucu iki hafta önce zar zor değişti de hiç olmazsa “teknik adam tarafından frenlenip karıştırılmaktan” kurtuldu.
“Yönetmen filmi” olmaktan “star filmine” evrilen Fenerbahçe öyküsünde, sahadaki yıldızlara biraz olsun sanatını göstermek fırsatı tanındı...
Yani “gölge etmiyor” Koeman.
Hey gidi Fenerbahçe; bu kadarını bile sevinç malzemesi yapacak hale geldi ya...

* * *

Neyse...
Fenerbahçe’nin sorusu ise şu:
Koeman’ın Trabzon’da üç puanı alıp götüreceğinden ne kadar emin Fenerbahçeli?
Ya da tersinden; Trabzonspor’dan üç puanı alıp götürebilmek için eski patronu Cocu gibi bir fantezi yapıp da Fenerbahçe’yi tersyüz etmeyeceğinden ne kadar emin?
Fenerbahçelilerin Koeman’a “aman çok kurcalamasın” dediğinden eminim!
Maçların kazanılması için onlarca parametreden medet uman, çimleri ıslak veya kuru tutmaya kadar her şeyin sonucu etkilediği girift futbol yarışında, futbolcuların performanslarından sonraki en büyük parametre teknik direktör katkısı “gölge etmesin de başka ihsan istemez” haline gelmiş Fenerbahçe, yeterli midir dev maçı kazanmaya?

* * *

Daha da açık konuşalım mı?..
Pazar günü takımın başında Koeman yerine sadece Türk Futbolu’nu değil, Trabzonspor’u da avucunun içi gibi bilen bir yerli hoca olsa, Fenerbahçe’nin şansı artar mıydı, azalır mıydı?
Her “artardı” cevabı, bizi Fenerbahçe’yi yönetenlerin “acemice” davrandıkları fikrine, bu sezonu adeta çöpe attıkları yorumuna bir adım daha yaklaştırır sadece.

* * *

Tablo şöyle Trabzonspor-Fenerbahçe maçı arifesinde:
Fenerbahçe’nin bu sezon tek tesellisi olan “büyük maçları kazanamasa da hiç olmazsa kaybetmemek” sihri ki, onun sebebi futbolcuların kariyerlerini kulübe baskısının önüne koyup kendileri için oynamalarıdır- yinelemezse, normal şartlarda Trabzonspor kazanır.
Beraberlik Koeman için zaferdir.
Ama futbol bu... Şans var, kırmızı kart var, sakatlık var, penaltısı, tribün baskısı, çimlerin ne kadar ıslak olacağına kadar gider iş...
Şu kadarını söylemek lazım, Fenerbahçe kazanmak için ekstradan hiçbir şey yapmış değil. Oysa ekstranın bile ötesi gerekirdi.