Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

“21. yüzyılın vebası” Korona salgını insanoğlunu öyle bir korku tüneline soktu ki, ne ışığı gören var, ne de “nasıl” ve “hangi kayıplarla” çıkacağımızı öngören.
Gerçek bir kâbus… Ama “kiminin felaketi kiminin fırsatıdır” kuralını unutmayın.
İlaç firmalarını, maske üreticilerini düşünün mesela. Aşıyı bulan, satan köşeyi dönecek. Belki felaket geçince, dünyada emeğin ve dar gelirlinin çıkarına sistemler yeşerecek.
Hiçbiri olmasa, gelecek yazlarda yerli turistin kıymete binmesi, daha ucuz tatil yapması kuvvetle muhtemel.
Teşbihte hata olmaz; Fenerbahçe için de bir fırsat oldu Covid-19 virüsü…
Perişan sarmaldan kurtuluş fırsatı.
Lig durdu, kaos her hafta yenilenmeyecek hiç olmazsa Fenerbahçe’de. Köpürmeyecek. Başa kakılmayacak. Monotonlaşarak düzeltilene kadar olduğu gibi gidecek.
Bakarsınız salgın fırtınası dinene kadar belki yeni bir yol haritası çizer kadim kulüp… İster misiniz, teknik direktör bile bulsun bu arada?
Espri bir yana; Trabzonspor maçından sonra “Yeni teknik direktör Denizlispor maçına yetişecek mi” sorusuna ne yanıt vermişti Fenerbahçe başkanvekili Semih Özsoy ?
“Burası Fenerbahçe”!
Breh breh!..
Meali; “Ne diyorsun be adam, sen bizi kimlerle karıştırdın”olmalı değil mi?
Sürece ve sonuca bakınca öyle değilmiş… Sayın Özsoy’un yanıtı “boşa kostaklanmaktan” başka bir şey değilmiş. Korona yetişmese skandal her hafta katmerlenecekmiş.
Ya da biz yanlış anladık sayın Başkanvekilini.
Evet… Orası Fenerbahçe idi ve yönetimi de belliydi. Makul, mantıklı ve soruna çözüm getiren ne yapılmıştı ki, iki sezondur? Tabi, üç günde değil üç haftada bile bulunamazdı bir teknik adam.
Kısmet de yok! Korona merkezi Avrupa’ya kaydı, enfekte olanlar kervanına Türkiye de katıldı. Fenerbahçe’nin aklından geçen yabancı hocalar evlerinden bile çıkmamaya başladı. Gelseler de talep edecekleri para yoktu zaten kulüpte. Hocayı bırakın yabancı futbolcular tüymek üzere. Gidecekleri yer daha mı güvenli? Hayır. Lakin herkesin vatanında hastalanma veya ölme hakkı var!
Henüz Ersun Yanal iş başındayken, Fenerbahçe şampiyonluk şansını yitirince, sezonu Emre Belözoğlu yönetiminde bitirmelerini ilk ben teklif etmiştim Fenerbahçe’ye… Kalmayan hedefleri için olmayan paralarını, taleplerini yerine getiremeyecekleri yabancı hocalara harcamasınlar diye.
Şimdi, teklifimi geliştiriyorum:
Tıpkı eczane açmak isteyen herhangi bir girişimcinin eczacıya diploma kirası vermesi gibi, bir pro lisanslı hoca bulsunlar, birkaç hafta sonra maçlar başlarsa tekrar mahcup olmasınlar.
Ama kalan sürede Ali Şen’den Aziz Yıldırım’a her Fenerbahçe kıymetinin gönlünü alıp geniş bir danışma kurulu oluşturması lazım sayın Ali Koç’un. Hiç merak etmesin Fenerbahçe için hepsi koşa koşa gelir. Zaten bu koşullarda fikir alış verişlerinin zemini tele konferans sistemidir.
Çünkü bu olay “sen-ben” aşamasını geçti. Küresel kabus yanında en vahiminden kurumsal, daha da somutu “sportif” bir deprem var Fenerbahçe’de. Böyle giderse, bir yandan ezeli rakiplerle aradaki makas açılırken, bir yandan tabandaki mırıltılar yükselecek ve bölünme başlayacak. “Ali Koç tutkalının” son demleri!
Oysa, sayın Koç, hala aynı vizyonda… Yabancılarla yürütemediği -Türkiye’de hiçbir zaman yürümeyen- sistemi yerli futbol adamları ile deneme özleminde.
Olmadı işte…
Kusur sadece kişilerde değil belki de sistemde.
Aslında tam vizyona revizyon zamanı şimdi. Bırakın futbolu dünya değişimin eşiğinde ve futbol molada... Korona’dan sonra nasıl bir Dünya’da ve nasıl bir futbol ortamında olunacağını kimse bilmiyor. Büyük ihtimalle, ancak beş on sene sonra Korona’dan önceki maddi / manevi düzeyini yakalar futbol. Yani pek çok kulübümüz batar.
Ağırlığı futbolcu üretimine veren bir vizyon bugün de başlamazsa bir daha olmaz mesela.
Kestirmeden söylersek; Korona felaketi futbolumuzu “ikinci mevkide” Avrupa Futboluna yaklaştırırken “akıllı bir Fenerbahçe” için fırsat ve yenilenme imkanı da yaratabilir.
Neden olmasın?
“Orası Fenerbahçe”!