‘Şişkin ego’ da işe yarar!

Milli Takım Fatih Terim’e teslim edildiğinden bugüne, “yapılanların özeti ile yapılacakların ipucu” Terim’in Yeni Dünya’dan gönderdiği mesajda gizli:
“Milli Takım’da yeni bir jenerasyon yakalamadık, yeni bir jenerasyon buluyoruz”!..
Terim’e alerjisi olanlar, bu cümleyi “ben yarattım” egosuna altyapı olarak dile getirdiğini düşünebilir.
Muhtemelen de “eyvah” demişlerdir.
Aslında “durum tespiti ve proje raporudur” ama diyelim ki öyle...
Terim, “her şeye ben kadirim” mesajı verdi!
O zaman, “ne mutlu bize”!..
***
Çünkü...
Biz geciktik mi Milli Takım’ı “yenilemekte”?
Evet... Futbolculara vefamızdan, baskıdan, korkudan, günü kurtarma telaşından veya Milli Takım’ı gençleştirme ile PTT Ligi’nde bir takımı alt yapı ile takviye etmeyi karıştırdığımızdan...
Ne derseniz deyin, geciktik.
Bilgisi/deneyimi bir yana; “Terim otoritesini” bu sebeple istedik.
Yapacakları minimum düzeyde tartışılacak tek adam kendisi... “Yaptıkları da yapacaklarının belgesi” olduğuna göre!
Bu çetin ve karnı yumuşak aşamaya geçilirken Terim’in temelden çatıya her şeyi sahiplenmesinden daha uygun ne olabilir?
Güzel bir sonuca gitmek için “benim eserimdir” iddiasındaki bir karar vericiden bilgi ve becerisi tartışma kabul etmez- daha yerli yerinde ne olabilir?
Keşke Türkiye’nin her meselesinde böyle sorumluluk alabilen yetkililer olsa.
***
Herkesin tarzı kendine...
Milli Takım baş aşağı giderken her sorumluyu çok ağır eleştiren ve “Milli Takım’a karışmak” gibi en doğal vatandaşlık hakkını bol bol kullanan biri olarak, “yeni” Milli Takım inşa edilirken yetki ve sorumluluk verdiğimiz insanı desteklemekten yanayım şimdi.
Dikkat edin, “inşa” sürecinde...
Babam mühendisti ve İskenderun Demir Çelik Tesisleri de dahil her çeşit eserin yapım aşamasındaki kaosu, kargaşayı çok iyi bilirim.
Nice toz toprak, demir ve çimento katarak ve karınca gibi çalışarak zamanla mükemmel yapılara döndü gözlerimin önünde.
“Sonuç” bir şeye benzemezse, o başka!
***
Demem o ki, Milli Takım’ı kendi kulübümüz veya rakip kulüpler gibi “spor olsun” diye eleştirmemek lazım.
Mesela, İrlanda maçında 6 futbolcu değişiyor, uyumları ve kaliteleri tartışılmaz Gökhan Gönül ile Caner Erkin sahada kalıyor.
“Nerede kaldı Terim’in adam deneyip takım yenileme hedefi” derseniz, hedefi on ikiden vuramasanız bile boşa fişek atmış sayılmazsınız.
“Sahi ya” diyecek çok yandaş bulabilirsiniz.
Peki, “Terim takıma monte ettiği gençlerle takımın vazgeçilmezlerinin uyumunu” deniyorsa?
***
Kısaca, eser ortaya çıksın ki tartışalım. Çıkana kadar kör gözüm parmağına yanlışlar dışında- gölge etmeyelim.
Henüz ortada bir “saha verisi” olmadığına göre, saha dışı kararlardan başlayıp Milli Takım’ı Dünya’nın en uzak noktalarına taşıma kararını yazayım:
Mükemmel iş...
Milli Takım’ın Soma ziyaretinde bile “toplum mühendisliği” izleri aranan/bulunan, her gün yeni bir maceraya uyanan bu ülkeden mümkün mertebe uzakta, işlerine konsantre olsunlar ve hiç olmazsa onlar akıl sağlığını korusunlar.