Terim’e kırmızı, Avcı’ya sarı kart

İstifası cebinde Abdullah Avcı ile “tartışılmazdan” tartışılan hoca haline gelmiş Fatih Terim’den beklenen “derbiye zeka koymaları”, net ve işe yarar tercihler yapmaları, oyuna değil sezona imza atmalarıydı değil mi?
Bir şeyler olacaktı maçta, çıldıracaktık, dehşete düşecektik.
Adı üstünde “dev derbiydi”! İri bir olay bekliyorduk maçta!
Derbi büyüktü, ama onu küçültenler vardı.
Terim ile Avcı.
Saçma sapan bir mücadele düştü hissemize. Yetmiş dakika saçmalık. Evet, Beşiktaş kazanmış olsa da saçmalık.
Dokuzuncu hafta, apaçık bir yol ayrımındaydı hocaların ikisi de...
Tepe üstü giden Galatasaray’ın hocasına karşı tüm kredisini yitiren ve bir yönetimi perişan edip ikinci yönetimi riske eden Avcı’nın maçıydı.
Siz bir kulübe katkısı gördünüz mü derbide? Vasat, sarsak ve tatsız bir Beşiktaş baskısıyla, ayağa oynayarak galebe çalmaya çalışan bir Galatasaray; O kadar. İkinci yarı yaradana sığınıp saldıran futbolcular.
Bu tatsızlık mıdır futbolun zirvesi?
Biraz paranoyak olsak kirli bir ittifak var diyeceğiz sahadakine. Sanki sahaya yenmemek üzere çıkmışlar.
Amatör maçta olsa bırakıp gideceğiniz bir ilk devre vardı trafiği kilitleyen, gündemi değiştiren, futbolseverleri parasıyla, zamanıyla, sevgisiyle köle edene derbide.
Bu bir plansız futboldur. Sadece oynayanların yeteneklerine bırakılmış, kurgulanmamış bir oyun. Hocalar olmasa belki daha iyi oynanır açıkçası.
İlk devre itibarıyla “bırakıp gitsin” demek lazım iki hocaya da.
Resmen narkozcu olmuşlar...
Belhanda ne yapacakmış, Ljajiç niye oynatılmamış. Burak ve Falcao olsa görürmüşüz maçı!
Açık konuşmak lazım, tümü bahane...
Fenerbahçe üstüne koyarak geliyor, Beşiktaş ile Galatasaray düştükçe düşüyor. Sorumlusu kim? Ne başkanlar, ne medya... Kartlar bende olsa sarıyı Avcı’ya kırmızıyı Terim’e çıkarır, derbide tribünleri dolduran on binlerden özür diler paralarını iade ederdim.
Ben maçta ne savunma ne de hücum adına bir hat ve organizasyon görmedim. Saha boyunca yayılmış futbolcuların kişisel mücadelelerinden başka bir şey yoktu ortada. Bu kadar insansız yeşil alan ancak Belgrat Ormanlarında olur!
Role o kadar kapıldılar ki futbolcular, zaman zaman gerçekten oynuyormuş gibi yaptılar. Mücadele edermiş gibi göründüler. Hatta tartıştılar.
Abdullah Avcı ile Fatih Terim bu sınavda kaldılar. Kişisel mücadelelerinde yenmiş veya yenilmiş olabilirler ama futbola karşı yenildiler.
İkinci yarıda biraz futbol var...
Ama Beşiktaş’ın galibiyet golü Avcı’nın süresini uzatarak sadece Beşiktaş’a zaman ve fırsat kaybettirir.
Bu derbinin galibi Beşiktaş değildir. Galatasaray hiç değil. İki dev takım, biri galip gelerek öbürü mağlup olarak kaybettiler.
Çünkü kötü oynuyorlar.