Fatih Terim neden bırakma noktasına geldi!

Galatasaray’da, 19. şampiyonluğa doğru koşulan yolda hep gül bahçeleri yoktu elbet... Dikenli yollardan da geçildi çoğu kez... Büyük fırtınalara da, süt liman denizlere de gidildi. Şimdi okuyacaklarınız da, işte bunlardan bu sezon yaşanan en önemlileri... Sonuçta bu büyük gemi, onca fırtınaya rağmen karaya büyük bir ustalıkla yanaştırıldı. Zaten ‘usta kaptanlar’ da fırtınalı denizlerde belli olurdu...

Fatih Terim neden bırakma noktasına geldi!

Fatih Terim, 2. yarı öncesi Ünal Aysal’ın “Sneijder’i mi alalım, Diego’yu mu?” sorusuna “İkisini de istemem. Kaka’yı alalım” yanıtını verince, iş ‘kopma noktasına’ geldi...

Sezonun ilk yarısı sona erdiğinde, Galatasaray ligde ilk yarıyı lider bitirmiş, Şampiyonlar Ligi’nde ise guruptan çıkma başarısını göstererek büyük bir çıkış yakalamıştı. Taraftar mutlu, futbolcular umutluydu. Camia, sezon sonu için şampiyonluktan emindi. Ama elde edilen bu başarılı grağife rağmen, Fatih Terim ile başkan Ünal Aysal arasındaki sular yine ısınmıştı. Kriz yine kapıdaydı... Aslında her şey Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Braga maçı öncesi Ünal Aysal’ın kamp yapılan otelde Terim’e sorduğu şu soru ile başlamıştı: “Sneijder’i mi alalım yoksa Diego’yu mu?” Maça saatler kala başkanın sorduğu bu soruya “İkisini de istemiyorum. Alacaksak Kaka’yı alalım” diyen Terim, aslında önerilen oyuncuları beğenmediğinden değil, kendisinden habersiz yürütülen transfer operasyonuna içerlemişti. Başkanın bu söylemlerinden her 2 oyuncuyla da daha önce görüşülmüş olduğu anlaşılıyordu. Oysa Fatih Terim, her ikisinin de ismini yönetime vermemişti. Bir de bu isimler basına yansımaya başlayınca, Terim iyice öfkelendi. Başkanın danışmanı Bülent Tulun ve CEO Lutfi Arıboğan’ın transfer operasyonlarını yönettiklerinin ortaya çıkması ve hocaya danışılmaması Florya’nın huzurunu kaçırdı.

SESSİZLİĞİNİ KORUDU

Fatih Terim, başkanla aralarında geçen bu sohbeti Sivasspor deplasmanı sonrasındaki basın toplantısında, üstelik Kaka’yı istediğini açık açık söyleyerek anlatmış, devre arası için beklemeye geçmişti. Fakat başkan Ünal Aysal’da buna bozulunca, iki isim uzun süre bir araya gelmedi. Teknik adam hazırladığı listeyi, mektup aracılığıyla başkana göndermek zorunda kaldı. Alanya kampı başladığında Fatih Terim, tıpkı sezon başında olduğu gibi çok sıkıntılıydı. Başkana zeytin dalı uzatarak listesine son bir hamle ile Sneijder’i de eklediği söylenmişti. Ama buna rağmen Terim, sessizliğini koruyordu...

‘SNEİJDER GELİRSE HOCA BIRAKABİLİR’

Yöneticiler ikilinin arasını bulmaya çalışıyorlar ama bunda pek de başarılı olamıyorlardı. Başkanı uyaran bazı yöneticiler, “Sneijder gelirse Fatih hoca bırakabilir” uyarısını da yapmışlardı. Gerçekten de Alanya’da durum pek iç açıcı değildi. Fatih Terim, Sneijder ile ilgili gelişmeler konusunda sessizliğini koruyor, kamp boyunca ağzını adeta bıçak açmıyordu. Sezonun 2. yarısı başlarken, yönetimin Hollandalı oyuncu ile pazarlıkları kabak tadı kıvamında devam ediyor, transfer uzadıkça uzuyordu...

TERİM FENA PATLADI

İkinci yarının ilk maçı Kasımpaşa deplasmanındaydı ve G.Saray kötü oyunla mağlup oldu. Herkes uzun süredir konuşmayan Fatih Terim’in neler söyleyeceğini merak ediyordu. İmparator maç sonu açtı ağzını, yumdu gözünü... GS TV’de kendisinden “Eleman” diye bahseden Ünal Aysal’a ilk kez cevap verirken, kullandığı ifadelerle krizi, şöyle özetliyordu: “Ben sanıyordum ki sadece başarısızlıkta camialar karışır. Başarıya rağmen durduk yerde de karıştırılıyormuş!.. Kimse G.Saray’dan büyük değildir. Asıl olan Galatasaray’dır!”

ERTESİ GÜN DiNEN FIRTINA

Fatih Terim’in bu sert açıklamaları sonrası gözler bu kez Ünal Aysal’a çevrilmişti. Camianın genel kanısı, artık ikilinin asla yan yana gelmesinin mümkün olamayacağı yönündeydi. Ama herkes yanıldı. Kasımpaşa maçının hemen ertesi günü G.Saray Lisesi’ndeki törende Divan üyeliği hakkını kazanan Fatih Terim’e, beratını bizzat başkan Ünal Aysal veriyordu. Aysal, resti görmüş ama krizi ustalıkla yönetmişti. O gün beratı vermeye gitmese, Terim’le özel yemekte bir araya gelmese, her şey başka bir yöne sürüklenecekti. Ama Aysal, krize neden olan tüm figürleri bir araya getirdi ve şu mesajı verdi: “Birbirinizi sevmeyebilirsiniz ama birlikte çalışmak zorundasınız.” İşte o yemekten sonra anlaşamadıkları bilinen Terim, Tulun ve Arıboğan, aynı masa etrafında birleşiyordu... Kriz tatlıya bağlandı ve Sneijder’in transferi noktalandı. Hollandalı yıldız süper karşılandı. Ligde G.Saray evinde, Beşiktaş’ı 2-1 yendi. Maçın 2. yarısında oyuna giren yıldız da ilk kez Sarı- Kırmızılı formayla tanıştı. Fırtınalı dönem tamamen atlatılmış, her şey yeniden yoluna girmişti.

DiDiER DROGBA BOMBASI

Daha Wesley Sneijder’in attığı imzanın mürekkebi bile kurumadan G.Saray camiası, bu kez de dünyaca ünlü golcü Didier Drogba’nın transferiyle havalara uçuyordu. Ani gelen bir telefonla harekete geçen Bülent Tulun, Drogba’yı alabileceklerini Ünal Aysal’a haber vermiş, başkan da bütçeyi söyleyip “Hocaya sorun. O istiyor ve Drogba belirttiğim rakama oluyorsa, hemen alın” talimatı verdi. Transfer için bu kez Terim’e de danışıldı. Hoca da “Drogba gibi bir ismi kim istemez?” dedi. Drogba ülkesinin milli takım kampında imzayı atmadan önce telefonda Terim ile görüşmek istiyor, teknik adamın da kendisini istediğini anlayınca imzayı atarak G.Saraylı oluyordu. 2 yıl öncesine dek G.Saraylılar’ın hayalini bile kuramayacağı Drogba, artık Cimbom forması giyecekti...

(htspor)

Konyaspor, Beşiktaş maçı hazırlıklarına yeniden başladı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber