Fatura Tanjevic'in

A Milli Basketbol Takımı’nın Slovenya’da 3’te 0 çekerek daha ilk turda havlu atmasının sorumlusu coach Tanjevic olarak gösterildi. Oklar, Kerem Tunçeri ve Cenk Akyol’u kadroya almayan Karadağlı çalıştırıcı ile tüm eleştirilere rağmen kendisini takımın başında tutan Federasyon Başkanı Turgay Demirel’e yöneldi

Fatura Tanjevic'in

HABER?YORUM - ÜMİT AVCI

Slovenya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na büyük umutlarla gitse de sırasıyla Finlandiya, İtalya ve Yunanistan karşısında farklı yenilgiler alarak ikinci tur şansını bitiren A Milli Basketbol Takımı’nda tepkiler Coach Bogdan Tanjevic ve Federasyon Başkanı Turgay Demirel etrafında birleşti. Halbuki, tüm takımlar çok önemli eksiklerle gelirken, Slovenya’da madalyaya ulaşmak hiç de zor değildi. Tabii ki bunun için doğru tercihler gerekliydi. Basketbol yorumcuları, eski ve faal antrenörler, yazarlar, çizerler maçtan sonra görüşlerini paylaşırken, hep bu ikilinin yaptığı yanlışların altını çizdi.

Kadroda yanlışlar
Ligimizin en tecrübeli guardı Kerem Tunçeri’yi kadroya almayan ve 2 numaralı pozisyonda çok başarılı olsa da, Sinan Güler’i oyun kurucu pozisyonunda oynatarak macera arayan Bogdan Tanjevic, yenilgilerin baş sorumlusuydu. Kaldı ki farklı kazanılan hazırlık maçlarında bile oyun kurucu sıkıntısı göze batarken, sakatlanan Ömer Onan’ın yerine Tanjevic, Barış Ermiş gibi uzun süre takımla çalışan bir guard yerine, hiç oynatmayacağını herkesin bildiği Birkan Batuk’u Slovenya kadrosuna dahil etti, genç oyuncuyu benche hapsederken, takım organizasyonu da yine diplerdeydi.

Rotasyon takıntısı
Tecrübeli çalıştırıcının saha içi tercihleri, rotasyon takıntısı nedeniyle, iyi giden takımı bozmaktan ve oyuncu değiştirmekten çekinmemesi, birçok NBA ve Euroleague oyuncusunun bulunduğu ekibin hücumda bir düzeninin bulunmaması ve skor gücünün tamamen oyuncuların bireysel performanslarına bırakılması Tanjevic’in yanlışlarının en önde gelenleriydi. Koskoca Türk Milli Takımı, hücum ederken ellerin ayakların birbirlerine dolaşması, iyi hazırlanılmadığının net göstergesiydi. Hidayet ve Ersan gibi iki kritik ismin çok formsuz oluşları, buna karşın sürekli oyunda tutulmaları ve kendilerinde ısrar edilmeleri de yenilgileri beraberinde getirdi.

‘Buna hazırlanmadık!’

Tanjevic, tur şansının yitirilmesinden sonra yaptığı açıklamada, ilk gruptan nasıl olsa çıkarız diye düşündüklerini ve daha ilerisini hesapladıklarını söyleyerek, stratejik bir yanlış yaptığını da kabul etti. Hulbuki herkesin kafasındaki soru işareti, değişen statü ile birlikte ilk turdan 3 takım ikinci tura yükselecekken, Yunanistan, İtalya, Rusya ve Finlandiya gibi rakiplerin arasından sıyrılıp sıyrılamayacağımızdı. Dolayısıyla ‘ilk tur için takımı tam olarak hazırlamadım’ demek çok saçma bir bahaneydi...

Demirel inat etti
2011’de takımı Orhun Ene’ye emanet eden ancak Litvanya’daki kötü netice sonrası, Ene’ye hemen sırtını dönen TBF Başkanı Turgay Demirel, aslında Litvanya’da yaşananları en yakından bilen isimdi. Koordinatör olarak en tepeye koyduğu Tanjevic’in, idmanlara müdahale etmesi, çalışmayı kesip oyuncuları azarlaması ve Orhun Ene yokmuş gibi davranması, ikilinin kapalı kapılar arkasındaki tartışması ile uyumlu çalışma şansı bitmişti. Buna rağmen fatura Orhun Ene’ye kesildi ve başarılı çalıştırıcı istifa ettirildi.
Herkes milli takımın başına geçecek ismin kim olacağını düşünüyor, ortaya Ettore Messina, Ergin Ataman, Oktay Mahmuti, Erman Kurter gibi isimler atılıyordu. Messina görevi kabul etmeyince tüm kamouoyu Ergin Ataman ismini yüksek sesle konuşmaya başladı. Ancak kendisiyle görüşülmedi bile, çünkü Turgay Demirel kararını çoktan vermişti. Genç takımların geldiği Akdeniz Oyunları kadrosuna yıldızlarla giden ve oradaki şampiyonluğu büyük bir başarı gibi lanse eden TBF başkanı, aslında Tanjevic için uygun ortam hazırlamıştı. Bu Demirel için bir kumardı. Çünkü 7’den 70’e herkesin beklentisine karşı alınmış bir karardı. Ancak Demirel’in bu kumarı oynamasının ardında da FIBA Başkanlığı vardı. Yani Demirel, FIBA’nın başına geçmeyi planladığı için artık Türkiye’de desteğini kaybetmesinin de çok anlamı yoktu. Sonuçta rahatlıkla bu kumarı oynadı, kaybetti ama zararı gören Türkiye’ydi!

4. şampiyonada da hüsran

2005 Avrupa Şampiyonası’nda hezimet yaşayan, 2007’de İspanya’ya en formda dönemlerinde ‘yaşlı’ gerekçesiyle Ömer Onan ve Kerem Tunçeri’den yoksun giderek, kendi sonunu hazırlayan, 2009 Polonya’da her şey iyi giderken alınan bir yenilgi sonrasında faul atamıyorlar gerekçesiyle oyuncularını sorumlu gösteren ve olumlu havayı dağıtan Tanjevic’e, geçmiş bir anda silinerek yine Türk Basketbolu teslim edilmişti. İşte o karar, bizi bugünlere getirdi.

Ne dediler?

İbrahim Kutluay
(NTV Spor yorumcusu)

Eski milli takım kaptanı olarak utanıyorum. Türk Milli Takımı’nı bu şekilde görmek çok acı. Tanjevic’in tercihlerini anlamak imkansız. Ama oyuncular da suçlu. Ne olursa olsun sahada böyle bir görüntü verilmemeliydiler. Türkiye bunu haketmedi.

Murat Kosava
(NTV Spor Spikeri)

Ülke basketbolu için çok güzel bir turnuva geçirdik. Neyi yapmamak gerektiğini gördük. Doğru basketbol ne değildir, ne yapılmamalı, onu izledik.

Kaan Kural
(Vatan Gazetesi yazarı)

Bu takım ne yapmaya çalışıyor? Sanırım izleyen herkesin kafasındaki soru bu. Asıl soru şu ki oyuncuların da kafasında aynı soru var ve yanıt bulamıyorlar. Ne yapmaya çalıştığımız belli değil çünkü. Kimin hangi rolde oynayacağı, o rolde kimlerle yan yana oynayacağı tamamen belirsiz.

Tamer Oyguç
(Eski Milli Basketbolcu-AMK Gazetesi)

Birkaç gündür şampiyona ile ilgili yazılar yazıyorum, biraz da ağır oluyor bazen. Ancak okuyanların “Sen de bu kategorilerde oynadın, senin kötü oynadığın, hezimete uğradığın maç olmadı mı sanki?” dediklerini duyar gibiyim. Tabii ki oldu, daha farklı yenildiğimiz maçlar da var. Fakat aradaki fark Slovenya’daki gibi mücadele etmeyen, başlarındaki antrenöre inancını kaybetmiş, yapılan kötü bir atıştan veya top kaybından sonra arkadaşının eline destek için vurmayan, kenardaki oyuncuların her birinin ayrı yöne baktığı, gülmeyen, neşesiz bir takımda hiç bulunmadım.

Gökhan German
(Fanatik Gazetesi yazarı)

Turnuvaya gelirken yapılan kadro yanlışları burada ayyuka çıktı. Oyunculardan hiçbir verim alınamayınca da ortaya rezalet bir tablo çıktı. Baştan Ergin Ataman bu takımın başına getirilse şimdi keyifle ikinci turdaki rakiplerimizi bekliyor olurduk.

İbrahimovic tepkisiz kaldı!

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber