Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı: Daha çok Emre Demirler çıkartmalıyız

Süper Lig’in ilk kadın başkanı Berna Gözbaşı şimdiden tarihe geçti; ama yapmayı hedeflediği daha çok iş var. Kayserispor’u ligin son sırasından kurtarmayı hedefleyen Gözbaşı ile hem projelerini, hem göreve geldiği andan itibaren neler yaşadığını, hem de bu akşam oynanacak Beşiktaş mücadelesini ve 15 yaşındaki Emre Demir’i konuştuk…

Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı: Daha çok Emre Demirler çıkartmalıyız

Röportaj: Ezgi Toper / Kamera: Fevzi Tapan

- Süper Lig tarihinin ilk kadın başkanı olarak tarihe geçtiniz. Peki görevi devraldığınız günden bugüne neler hissediyorsunuz, hayatınızda neler değişti?

Başkanlığım çok ani oldu. Yönetimdeydim ama işlerin yoğunluğu sebebiyle çok içinde değildim. Eski Başkanımızın ani istifası ve ardından kongre süreci, bir anda şehrin bütün dinamiklerinin, “bunu Berna yapar” diyerek bana bir görev vermeleriyle, ne kadar hayır desem de (çünkü yoğun bir iş hayatım var, ihracatçıyım ve tam da yatırım senesi) bunu şehir için bir görev kabul ettim. İş dünyasında da ben kadın derneklerinde görev yapıyorum. Yönetim kurullarında kadın olursa neler değişeceğini anlatmaya çalıştık. Bunu göstermenin daha iyi bir yolu olamazdı diye düşünüyorum. Çok zor bir süreç. Çok erkeğe teklif edildi ama bütün erkekler kaçtı. Tam ligin ortasındayız, elimden geleni yapmaya çalışacağım.

- Erkek egemen futbol ortamında göreve geldikten sonra nasıl karşılandınız?

Sanki kadınlar Türk Medeni Kanunu’nda yeni ve süper bir hak kazanmış gibi korkunç bir sevinç oldu. Ben bir anda kendimi Türkiye’de bir numara Trend Topic listesinde buldum. Normalde işim ve aldığım ödüller dolayısıyla basının ilgisine alışkınım ama burada halkla bütünleştik ve hem yerli hem yabancı basının inanılmaz bir ilgisi oldu. Bu sayede hayatı tamamen futbolla yaşayanları fark ettim. Çok yoğun geçiyor. Hem kongre süreci, hem takımın maddi ve manevi sorunları derken, inanın bir hafta 10 gündür kendi fabrikama gidemedim. İnşallah Beşiktaş maçı sonrası Salı sabahı gitmeyi düşünüyorum.

- Yönetiminizde kaç kadın var ve sayılarını artırmayı, yönetim dışında da kulübün her alanında daha fazla Kadına yer vermeyi düşünüyor musunuz?

Şu an kulüpte çalışan kadınlar var ama yönetimde benden başka kadın yok. Bana o klişe “ofsaytı biliyor mu” sorusunu sürekli soruyorlar. Elbette biliyorum ama benim bilmem önemli değil. Ofsaytı oyuncu bilsin hakem bilsin. Tabii ki futboldan anlamak gerekiyor ama şirket gözüyle bakmak lazım. Zaten kulüpler şirket gibi yönetilse bu kadar maddi sorunlar olmaz. İnşallah bu modelin başarılı olacağını göstermek için bir örnek olurum. Beşiktaş’ın kongresini hep birlikte izledik, bütün kulüplerin ciddi maddi sorunları var. Biz el birliğiyle masrafları kısmanın, kurumsallaşmanın ve şeffaflaşmanın peşinde olmalıyız. Bazen sponsorlar destek olmak istiyorlar ama paranın nereye gideceğini bilemiyorlar ve kulübün şehrin tanıtımına ne kadar faysa sağlayacağına inandırmak gerekiyordu. Ben başkan olana kadar Kayserispor hiç bu kadar gündem olmamıştı.

“Ben zaten Kayseri’de erkek egemen sanayide sıfırdan başlamış bir girişimciyim. Benim için erkek sektörü-kadın sektörü zaten yok. Çok fazla erkek çalışanım var.”

- Sizce sizin öncülüğünüzde ileride büyük takımlarda da kadın başkanlar görebilir miyiz?

Artık aday olabilirler. Bakın, kadın mutfağı yönetiyor. Orada bir bütçe yönetiyor. Evi yönetiyor. O yüzden şirket yönetmek, kulüp yönetmek bir şey değil. Kadınların bir de üstüne duygusal zekası var. Bir de bu kadar ego savaşları yok. Kapanıyor işini yapıyor. Bir haftadır bir sürü konu konuşuluyor. Ben kendimi kapatıyorum, o an yapmam gereken işe bakıyorum ve duymuyorum.

- Göreve geldikten sonra gerek ekonomik, gerek idari olarak nasıl bir miras devraldınız?

Şu an onların çalışmasını yaptırıyorum. Borcun gerçekte ne olduğunun çıkartılması gerekiyor ama açıklananla arasında çok büyük farklar yok. İdari anlamda da toplantılar yapıyorum. Personeli tanımaya çalışıyorum. Futbolcuların yaşam alanlarını kontrol ediyorum. Hatta Mensah geçen bir röportajında demiş ki, “Gelen tekliflerde Berna annemle konuşur, karar veririz.” Neden moralleri bozuk, neden takım olamıyorlar onu anlamaya çalışıyorum. Bir de dillerini konuşan, iki dil bilen bir kadın başkan olunca futbolcular da şaşırdı ama biraz geç kalmışım.

- Yani sezon başında gelseydiniz daha mı farklı olurdu?

Kesinlikle. Bu devre biraz kayıp devre, sorunlar var gibi görünüyor ama inşallah ben umutluyum.

- Bu noktada kısa ve uzun vadeli hedefleriniz neler?

İlk etapta sorunlu olduğumuz futbolcularla oturup anlaşmaya çalışacağız. Kadronun iyi olmadığı belli. İyi olsa bir başarınız olurdu. Sevgili hocamız Bülent Uygun ile bunları konuşuyoruz. Kongre sonrası hangi oyuncuları tutup hangileriyle yolları ayırmamız gerektiğini konuşuyoruz. Ciddi mali sorunlar da var. Ödemeler var, davalar var, ama kadın başkan olmam sebebiyle sağ olsun herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Uzun vadede tabii ki altyapı ve tesisler geliyor. Tesislerin, şehrin cazibe merkezi gibi insanların eşini, çocuğunu getireceği bir ortam olması gerekiyor. Kayseri bir Trabzon değil. İnsanlar orada futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Ama gelen rakamlara baktığımızda Kayseri seyircisinin ilgisi var, ama oyuncuya o baskıyı oluşturacak şekilde, şehrin gündemi Kayserispor değil.

“Geçenlerde bir AVM’ye gittim, kadınlar koluma bacağıma sarılıp, ‘Başkanım mantı yapalım, örgü örelim’ dediler. İş dünyasındaki kadın arkadaşlarım da arayıp ”Berna senin için ne yapabiliriz” diye soruyorlar. ‘Yapılandırmada söz verilen bir sponsorluk anlaşmamız var. 30 iş kadını arkadaşım bir araya geleceksiniz, buraları dolduracaksınız.’ dedim. Müthiş bir kadın dayanışması oldu. Hiçbir parti ayrımı yapmadan bütün kadın milletvekilleri aradı. Bu pozitif enerjiyi başarıya çevirmek için uğraşıyorum. Şu an ligin en başarısız ama en sempatik takımıyız.”

- Kayserispor ligin son sırasında. Bir taraftan Finansal Fair Play sıkıntısı var. Ara transferde oyuncu alacak mısınız?

Sportif direktörümüz ve hocamız çalışmalara başladılar. Ben transfer konularında olayın hukuki ve sözleşme boyutunu öğrenmeye çalışıyorum. Bence biz en çok burada kaybediyoruz. Oyuncunun aldığı paraya ve verdiği performansa bakıyorum, “Şu kadar süre almazsa fesih hakkı” gibi maddeler var. Ben çok ‘fair’ bulmadım. Benim en çok çalışacağım konu bu. Kulübün tasarruf etmesi gerekiyor. Ayrıca da Kayseriliyim ben (gülüyor) en az bütçeyle en büyük faydayı yakalayabilirim.

- Sezon başladığından bu yana 3 teknik direktör değişti. Şu anki teknik direktör Bülent Uygun ile nasıl bir iletişiminiz var?

Geçen sene Hikmet Hoca yine çok zor bir anda gelmişti ve takımın artan çizgisini görmüştüm. Teknik direktör takımın en önemli kişisi. Bu sene transferlerle ilgili mi mutlu değildi bilmiyorum ama giderken sadece, ‘Sen değerli bir kardeşimsin, ne zaman İstanbul’a gelirsem beklerim.” diye veda etmişti. Samet Hoca iki hafta kaldı. Şimdi Bülent Hocam ile uyumlu çalışıyoruz. Bu artık ikimizin bir var olma yok olma mücadelesi diyorum. Sağ olsun o da ilk andan itibaren odamın dizaynından, futbol terimlerinden, nasıl bir gelecek yaratmamız gerektiğine kadar çok yardımcı oluyor.

“Futbolcu psikolojisi açısından bu kadar teknik direktör değişikliği olmamalı. Direkt etkileniyorlar. Anne olarak düşünüyorum, çocuğunuzun sürekli öğretmeni değiştiğinde ki kendi kızımdan biliyorum, alışana kadar bir dönem kaybediyoruz. Zaten çoğu yeni transfer, takım olamadan hoca değişmesi bize bu dönemi kaybettirdi. Biz şu an sportif direktörümüz ve Bülent Hoca ile kenetlenmiş durumdayız.”

- Kulüpler Birliği’nde diğer başkanlarla da iletişim halinde olacaksınız. Sadece Kayserispor özelinde değil, Türk futbolunda değiştirmek, geliştirmek istediğiniz bir şey var mı?

Ali Bey ile yönetim kurulunda zaten birlikteydik. Beşiktaş Eski Başkanı Fikret Orman ve çoğuyla aslında iş dünyasından tanışıyoruz. Çok yeniyim ama ben tabii biraz daha kadın bakış açısıyla olaylara bakmaya çalışacağım, onları dinleyeceğim ama bu soruya daha sonraki zamanlarda cevap vereyim.

“Ben önceki iki başkanımıza da emekleri için, kulübe kazandırdıkları tesisler için çok teşekkür ederim. Recep Bey de Erol Bey de bu süreçte beni çok destekledi.”

- Beşiktaş maçı öncesi neler söylersiniz? Emre Demir’in kaptan olacağı şeklinde haberler görüyoruz. 

Tek galibiyetimiz Fenerbahçe’ye karşıydı. İstanbul takımlarına karşı iyi mücadele ediyoruz. Çoğunun elinde transfer sözleşmeleri de var ve kendilerini göstermeleri gerek. Ben açık açık, “bakın kendinizi göstermek için dahi olsa oynamanız gerekiyor.” dedim. Takımın galibiyete, puana çok ihtiyacı var. Emre Demir olayı biraz yanlış anlatıldı. Bülent Hocanın Gençlerbirliği maçında yaptığı büyük bir cesaret örneğiydi. Bu ülkenin onlarca yüzlerce Emre Demirler çıkarması lazım. Yurtdışına ihraç etmemiz lazım. İnanılmaz fiyatlara hep ithal oyuncu alıyoruz. Rakamlar çok korkunç geliyor ve oynasa da oynamasa da o parayı alıyor. Hocamız, Emre Demir’i sürekli gündemde tutarak anneleri Emre Demirler için heveslendirmeye çalışıyor. Emre’yi kaptan yapalım derken hocanın söylediği aslında buydu ama maça kaptan çıkmayacak tabii.

“Geçen bir etkinliğe gitmiştik. Ben Emre Demir’i de yanıma almıştım. Tabii hava çok soğuk. Emre’yi holdingin CEO’sunun arabasına, ‘aman üşümesin’ diye yerleştiriyordum. Benim aynı yaşta kızım var. Emre maça girdiği zaman biri vuracak, bacağını mı kıracak diye bakıyorum. Emre de bana, ‘oynamam, kuvvetlenmem lazım’ diyor.”

Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı: Daha çok Emre Demirler çıkartmalıyız

Lewandowski'den kalite gol!

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber