Koşun çocuklar koşun!

TOTAL sponsorluğundaki 12 Dev Adam, Yunanistan’da katıldığı turnuvanın ilk iki maçında ev sahibi ile Sırbistan’a yenilse de son çeyreğine 13 sayı geride girdiği İtalya karşılaşmasından galip ayrılarak moral buldu, Dünya Kupası’nda bizi başarıya taşıyacak etkenin tempoyu yükseltmek olduğunu anladı.

Koşun çocuklar koşun!

ÜMİT AVCI / MİLLİYET

Türk Basketbolu için çok çok önemli bir maraton başlamak üzere. Çin’in ev sahipliğinde 31 Ağustos-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Kupası, hem yeni jenerasyonumuzun neler yapabileceğini görmek, hem de çok kolay olmasa da Olimpiyat vizesini alabilmek için büyük önem taşıyor.
Hazırlık sürecine sakatlık ve eksikler nedeniyle sıkıntılı başlayan 12 Dev Adam, Fransa’nın da aralarında olduğu ilk 4 hazırlık maçını rahat oynadı. Kabul etmek gerekir ki, Fransa dışındaki rakipler, ay-yıldızlı ekibimizin düzeyinde değildi. Yunanistan’daki Acropolis Turnuvası ise artılarımızı, eksilerimizi çok daha net gösterecek bir sınavdı, aynen öyle de oldu, millilerimiz Yunanistan, Sırbistan ve İtalya gibi rakipler karşısında çok daha sert maçlar oynama fırsatı buldu.
Sırbistan ve Yunanistan maçlarında eksiklerimizi çok daha net görme fırsatı bulduk. En büyük sıkıntımız, yarı saha hücumu yapamamamız. Sakatlığı yüzünden uzun süre antrenman yapamayan Semih’in performansı, diğer uzunların da sırtı dönük hücum konusundaki sıkıntıları takımı etkiliyor. Tabii ki Wilbekin’in henüz form tutamaması, Doğuş’un penetreleri ile etkili olabilse de, şut konusundaki sıkıntısı topun içeriye geçmesini engelleyen etkenler olarak gözüküyor. Zaten Coach Ufuk Sarıca’nın da son maçta Buğrahan’ı guard oynatması hücuma çeşitlilik kazandırma ve yarı saha oynayabilme arayışını gösteriyor.

Tempo yükselmeli

Ancak görünen o ki, ne kadar formumuzu artırsak da, bizim asıl kozumuz geçiş hücumları olacak. Yarı sahada güçlü rakiplere direnmemiz hiç kolay gözükmüyor. Bu nedenle son İtalya maçında olduğu gibi takımı kısaltıp, oyunu biraz daha tempolu ve karambol basketboluna çevirmemiz gerekiyor. Ersan’ın 5, Cedi’nin 4 numara oynadığı düzende Metecan ile Furkan’ı da sahaya sürmek, en azından kısaların boyalı alana yardım ihtimalini artırıyor. Bu da 5 numaradaki zaafı belli ölçüde kapatıyor. Eğer bu düzende baskıyı istediğimiz gibi yapar ve potamızda skor görmezsek, işte o zaman çok önemli bir kozumuz ortaya çıkıyor.

Cedi, Furkan ve Ersan

Cedi bu takımın en büyük umudu. Belki de bu yüzden, yani beklentilerin büyüklüğünden etkilenmiş olacak ki, Acropolis Turnuvası’nın ilk iki maçında beklentilerin çok uzağında kalıp, düşük yüzdeyle şut attı. İtalya maçında ise Ufuk Sarıca onu benchte başlatarak belki de üzerindeki baskıyı biraz olsun azaltmayı istedi, istediğini de aldı. Cedi hazırlık döneminin en iyi maçını çıkararak, oldukça formda gözüken Furkan ile Ersan’a eşlik etti ve son çeyrekteki kısa beşli düzen 10 dakika içinde 13 sayılık farkı eritip galibiyeti getirdi.

Kusursuz oynamalı

Çin’de başarılı olabilmek için her şeyi çok iyi yapmamız lazım. Çok iyi savunma yapıp, rakip sahaya çok çabuk ulaşmalıyız. Set hücumlarında skor bulmak kozumuz olmayacaktır, bu nedenle mümkün olduğunca koşmalıyız.

Statü çok kötü

Maalesef genç ve yeni bir jenerasyonla katılacağımız Dünya Kupası’nda çok şanssız bir kura çektiğimizi düşünüyorum. Her ne kadar ‘ABD ile ilk turda karşılaşmak avantaj’ yorumları yapılsa da buna hiç katılmıyorum. Çünkü ilk turda 4 takım var ve 2’si tur atlayacak. Yani bir bilet ABD’nin dersek, kalan bir bilet var. 2. tura çıktığımızda yine 4 takımlı gruptayız, grupta yine ABD var. Yani yine bir bilet sahipli. Karşıdan da Yunanistan, Brezilya ve Karadağ’dan ikisi gelecek gibi düşünürsek o iki takımı da geçmemiz gerekiyor. Yani işimiz hiç kolay değil ama ilk turdan alacağımız puanları yüksek tutmak, bize avantaj sağlayabilir.

 

İnanılmaz pozisyon! Gole izin vermediler...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber