Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile 2. Başkan Sebahattin Çakıroğlu söylemlerine dikkat etmek zorundadır.

12 Mayıs'ta kalbinden bıçaklanarak öldürülen Burak Yıldırım hiç kimseye ders olmamış anlaşılan.

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile İkinci Başkan Sebahattin Çakıroğlu söylemlerine ve eylemlerine dikkat etmek zorundadır. Taraftarların birbirine girmesini, insanların öldürülmesini istiyorsanız aynen devam edin, aksi halde artık kendinize gelin...

Kadıköy’de keyifli bir lig maçı oynanmış. Çoğunluğun ortak görüşü Fenerbahçe’nin galibiyeti kaçırdığı yönünde. Yorgun olmasına rağmen mücadelesi için Trabzonspor’a da hakkı teslim ediliyor.
Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ve bazı yöneticiler maçı şeref tribününde izliyor. Laf atmalar dışında ciddi bir tatsızlık yaşanmıyor.
Bordo-mavili takım ve yöneticilerin stada nasıl gelecekleri, nasıl çıkacakları ve maçta hangi tedbirlerin uygulanacağı pazar sabahı yapılan eşgüdüm güvenlik toplantısında belirleniyor. Emniyet güçleri alınan kararları bordo-mavili kulübün temsilcisine imzalatıyor.
İbrahim Hacıosmanoğlu ve yöneticiler maçtan sonra hangi kapıdan çıkmaları gerektiğini biliyorlar. Emniyet güçleri, bordo-mavililer ile Fenerbahçeli taraftarların karşı karşıya gelmemesi için Hacıosmanoğlu’nu, E-5 tarafındaki kapıya yönlendiriyor ama dinleyen yok. Hacıosmanoğlu, etrafına toplanan medya mensuplarına aylardır söylediklerini tekrarlıyor... Bir taraftar hiç olmayacak lafla dalıyor, Hacıosmanoğlu yine hiç olmayacak bir cevap veriyor ve ortalık karışıyor...
“Taraftar sataşmasa olay da çıkmazdı” diye düşünebilirsiniz, ama mesele bu kadar basit değil. İbrahim Hacıosmanoğlu orada Aziz Yıldırım’a hakaret ederse sarı-lacivertli bir taraftarın olaya müdahil olma ihtimali nedir? Yüzde 100 neredeyse... Bu gerçek bilindiğine göre güvenlik güçlerinin yönlendirmesini dinlemeyen Hacıosmanoğlu’nun iyi niyetli olduğunu düşünebilir misiniz?
Dünyanın her tarafında misafir olduğunuz bir kulübün stadının önünde rakibin başkanına hakaret ederseniz tepki görürsünüz. Aziz Yıldırım, Trabzon’a gidip, stat çıkışında İbrahim Hacıosmanoğlu’na hakaret etse tepki görmeyecek mi? Muhtemelen pazar gecesi yaşananların 100 katı olayla yüzleşirdik.
Selçuk Yula’nın cenazesinde olgunluk göstererek Aziz Yıldırım’ın yanında saf tutan İkinci Başkan Sebahattin Çakıroğlu’na gelince... “Fenerbahçe, Türk futbolundan silinmeli” diyor Çakıroğlu. Üç günlük yönetici, 106 yıllık Fenerbahçe’nin “silinmesi” gerektiğini söylüyor? Peki hangi sıfatla, hangi hassas teraziyle?
Hacıosmanoğlu ve Çakıroğlu’na bir gerçeği hatırlatmanın zamanı geldi de geçiyor. Fenerbahçe’nin 25 milyon taraftarı varsa, 24 milyon 999 bini kulüplerinin şike yapmadığına, sahada hakkıyla şampiyon olduğuna inanıyor. Bu gerçek ortadayken Aziz Yıldırım’ı her fırsatta şikeci ilan etmek, taraftarları da fena halde rahatsız etmektedir. Bu nedenle Trabzonspor Yönetimi en azından Yargıtay kararını sabırla beklemelidir.
Hacıosmanoğlu ve Çakıroğlu’na önemli bir hatırlatma daha yaparak kapatalım...
12 Mayıs’ta oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinden sonra kalbinden bıçaklanarak öldürülen Fenerbahçeli Burak Yıldırım’ı çok çabuk unuttunuz sanırım. Burak 19 yaşındaydı ve Anneler Günü’ydü katledildiğinde. Taraftarların birbirine girmesini, insanların öldürülmesini istiyorsanız aynen devam ediniz, aksi halde artık kendinize geliniz...

HAFTANIN ONBİRİ

BURAKI NE ÇABUK UNUTTUNUZ

HAFTANIN TAKIMI

AKHİSAR?BELEDİYESPOR

Galatasaray hem yorgun hem de çok eksikti. Ege ekibi ilk yarının ortalarından itibaren maçı kazanmak istediğini ortaya koyarken; akıllı ve dinamik pas oyununun karşılığını üç puan olarak cebine indirdi, evinde üst üste 8. galibiyetini elde etti.

HAFTANIN PORTRESİ

RYAN?DONK KASIMPAŞA

Kasımpaşa’nın Hollandalı stoperi, Elazığspor karşısında Süper Lig’in en yetenekli forvetlerini bile kıskandıracak bir hücum performansına imza attı. İki golle rakibin gardını düşüren Donk, Barış’a yaptığı şık asistle de kalitesini kanıtladı.

HAFTANIN HOCASI

HAMZAHAMZAOĞLU

AKHİSAR BLD.

Fatih Terim’in, A Milli Takım’dan yardımcısı Hamza Hamzaoğlu, Roberto Mancini’ye ilk lig sınavında ağır darbe indirdi. Orta saha üretken, savunma dikkatli, forvet hattı ise çok becerikliydi. Niasse’ın attığı goller de alkışlanacak cinstendi.

HAFTANIN HAKEMİ

HÜSEYİN GÖÇEK

F.BAHÇE-TRABZON

Haftanın maçında üst düzey motivasyonu ve özgüveniyle dikkat çekti. İyi başladığı maçta kontrolü hiç elinden bırakmadı, birkaç küçük hata dışında ciddi bir yanlışa imza atmazken, gelecek haftalar için de moral depoladı.

BURAKI NE ÇABUK UNUTTUNUZ

BURAKI NE ÇABUK UNUTTUNUZ

Eriksson daha ne yapsın!

Şampiyonlar Ligi’ndeki Ajax-Milan maçının 90+2. dakikası... Balotelli, Der Hoorn’u çekip indirdi, muhtemelen pozisyonu hiç görmeyen İsveçli hakem Jonas Eriksson, inanılmaz bir hatayla Milan lehine penaltı çaldı! Penaltı atılırken, ceza sahasında tam 12 futbolcu vardı

Jonas Eriksson’u ilk olarak Galatasaray’ın 12 Mart’ta Schalke’yi Almanya’da 3-2 yendiği Şampiyonlar Ligi 2. tur rövanş maçında tanımıştık. Başarılı bir yönetim sergilerken, haklı alkışları toplamıştı 39 yaşındaki İsveçli hakem...

BURAKI NE ÇABUK UNUTTUNUZ

Onu bir de Avrupa Şampiyonlar Ligi H Grubu’nda geçtiğimiz salı oynanan Ajax-Milan maçında görmeliydiniz! Neler mi yaptı? Bilmeyenlere anlatalım...
Oyunun hakimi Ajax 1-0 önde, dakika 90+2... Milan sağ kanattan atak geliştiriyor.
Ön direğe yapılan ortayı kaleci rahatlıkla kontrol ediyor ama Milan’lı forvet Balotelli, stoper Van Der Hoorn’u arkasından çekip yere indiriyor. Herkes doğal olarak Ajax lehine faul beklerken, hakem Eriksson inanılmaz biçimde Milan lehine penaltı çalıyor! Van Der Hoorn şokta, Ajax tribünleri ise adeta çılgına dönüyor...
Sezon başında Bayern Münih’in penaltılarla Chelsea’yi 7-6 yendiği UEFA Süper Kupa maçını da yöneten Jonas Eriksson bu pozisyonda yerde yatan iki futbolcuya bakıyor, “Ajax’lı, Milan’lıyı düşürmüştür herhalde” diyerek penaltıyı çalıyor. Görerek çaldıysa art niyet var, görmeden çaldıysa yazık ki yazık...
Ancak hakem Eriksson’un hataları bununla da bitmiyor. Balotelli penaltı hırsızlığı yapmamış gibi çok rahat bir şekilde topun başına geçiyor, golü atıyor, skoru 1-1 yapıyor. Atıştan önce 8’i Ajax’lı, 4’ü Milan’lı tam 12 futbolcu ceza sahasına girerek kural ihlali yapıyor, ama Eriksson’un umrumda bile değil! Netice mi? Balotelli, Eriksson’un yardımıyla Ajax’ın 2 puanını çalıyor...
Süper Lig’de düdük çalan hakemlerimiz de zaman zaman ciddi hatalar yapıyorlar fakat Jonas Eriksson gibisine henüz rastlamadık, rastlamak da istemiyoruz. Hakemleri acımasızca eleştirenlere de ağızlarını açmadan önce Jonas Eriksson’u akıllarından geçirmelerini tavsiye ediyoruz...