DOĞRUSU, YANLIŞI NE VARSA YAŞANDI

Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında Galatasaray’dan fark yemesinin arkasında başta transfer planlaması olmak üzere onlarca yanlış var. Ancak gün, hesaplaşma günü değil. Aykut Kocaman dikkatleri saha dışına kaydırmadan, Şampiyonlar Ligi biletine ve Avrupa Ligi zaferine odaklanmalı

DOĞRUSU, YANLIŞI NE VARSA YAŞANDI

Ankara’ya 3 puan için giden Fenerbahçe, Gençlerbirliği maçında oyunun hakimiydi, ancak savunmasında yaptığı hataların bedelini ağır ödedi.

Süper Lig’in 30. haftasında aylardır zihinlerde dolaşan birçok sorunun yanıtı bulundu.
Galatasaray, Fenerbahçe ile puan farkını 7’ye yükselterek son 4 haftaya girilirken, şampiyonluk için dev bir avantaj yakaladı. Gençlerbirliği’ne mağlup olan Fenerbahçe artık ikinci sıradaki yerini korumaya çalışacak. Akhisar’a farklı yenilen Beşiktaş’ın, Şampiyonlar Ligi umutları da mucizeye kaldı. Beşiktaş, Bursaspor ve Kasımpaşa arasındaki UEFA Avrupa Ligi’ne katılma yarışı ise hız kazandı.
Aykut Kocaman’ın, Gençlerbirliği yenilgisinden sonra yaptığı açıklamalar, Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki şampiyonluk yarışının hangi aşamalardan geçtiğini ve geçmekte olduğunu yeniden gündeme getirdi. Kocaman, “Galatasaray, saha içi ve saha dışıyla 7 puanlık farkı kolay kapattırmaz. Rakiple ilgili söylenecek şeyler var, ancak Benfica maçımız nedeniyle bunları rezerv tutuyorum. Son iki sezona bakınca Galatasaray’ın tırnak içinde bu gücüyle şampiyonluğu yitireceğini düşünmüyorum...” demişti.
Fenerbahçe penceresinden baktığımız zaman; Galatasaray-Orduspor ve Galatasaray-Mersin İ.Y. maçlarında Fatih Terim ile hakemler (Serkan Çınar ve Süleyman Abay) arasında yaşananlar nedeniyle Aykut Kocaman’ın sözlerine hak vermek mümkün.
Terim her iki maçta da ortada hiçbir ciddi hata yokken hakemlerle kapışmış, karşılığında ağır cezalar almış, ancak üçer puanı da cebine koymuştur. Bunlara, Galatasaray’ın sahasında Gençlerbirliği’ne 1-0 yenildiği maçta Drogba’ya çalınan “komik” penaltıyı ekleyebiliriz. Mersin İ.Y. maçında sahaya iki taraftarın girmesine rağmen Galatasaray’a seyircisiz oynama cezası verilmemesi de listeye ilave edilebilir. Süper Lig’deki maç planlamasının genellikle Galatasaray’ın, Şampiyonlar Ligi maçlarına göre yapılması, Fenerbahçe’nin üç gün arayla çok sayıda maça çıkmak zorunda kalması ise Aykut Kocaman’ı rahatsız eden ayrı bir konu olarak gündemdedir. Kocaman, “saha dışı” derken sanırız bu olaylara gönderme yapmaktadır.

Meireles ve Krasic
Evet, meseleye Fenerbahçe penceresinden baktığımız zaman bunlar görünüyor. Fakat geçen sezon şampiyonluğu son maçta ezeli rakibine kaptıran sarı-lacivertliler için bu sezon da şampiyonluğun artık tatlı bir hayal olmasını yalnızca Aykut Kocaman’ın işaret ettiği faktörlere bağlamak mümkün değil.
Fenerbahçe’nin, 30. hafta sonunda Galatasaray’ın 7 puan gerisine düşmesinin arkasında elle tutulup, gözle görülebilen hatalar var.
Sarı-lacivertli kulüp en başta transfer planlamasında çok ciddi yanlışlar yaptı. Emre ile yolların ayrılması, orta sahada kriz patlak verince Meireles’in 10 milyon euro gibi büyük bir bonservisle apar topar İstanbul’a getirilmesi acemiceydi. Sow’un yanına 10 milyon euroya dünya çapında bir golcü alınsaydı Fenerbahçe, Spartak Moskova engelini rahatlıkla geçip Şampiyonlar Ligi’ne ismini yazdırabilirdi.
7 milyon euroluk Krasic transferinin niçin yapıldığını hala bilen yok! Aykut Kocaman, “Fırsatı değerlendirmek istedik” demişti Sırp yıldızın transfer gerekçesini açıklarken. Krasic’in gerçekten bir fırsat olup, olmadığını şimdi kendisine sorsak bize neler söyler acaba? Sezonun sonuna gelmiş olmamıza rağmen Krasic hala ayakta bile duramıyorsa bunun sorumlusu Kocaman’dan başkası değildir. Fenerbahçe, Meireles ve Krasic’in bonservislerine 17 milyon euro ödemek yerine yıldız bir golcü ve Yobo’nun çok üzerinde olan bir stoper transfer etseydi bugünkü tablo ortaya çıkar mıydı sizce?
Alex’in gönderilmesi mi? Affedilmez bir hata ve vefasızlık olarak zaten tarihe geçti. Stoch’un, FIFA’dan Puşkaş Ödülü’nü kazandığı sezon defterden silinmesi ise ayrı bir yazı konusu olur...
Özetle Aykut Kocaman, Galatasaray’la ilgili şikayetlerini dile getirirken, özeleştiri yapmayı unutmuştur! Ezeli rakipleriyle son 2 yılda oynadıkları 6 maçta tek galibiyet aldıklarını da gözden kaçırmaktadır.

Yolunuz açık olsun
Ancak burada doğruları ve başarıları da ifade etmek zorundayız. Fenerbahçe’yi tarihinde ilk kez Avrupa’da yarı finale taşıyan, Türkiye Kupası hasretine son veren ve Salih Uçan gibi bir yeteneği vitrine çıkaran yine Aykut Kocaman’dır.
Aykut Hoca yersiz söylemlerle dikkatleri “saha dışına” kaydırmadan Şampiyonlar Ligi biletine ve UEFA Avrupa Ligi zaferine odaklanmalıdır. Fenerbahçe taraftarı, Ankara’da sarı-lacivertli takımın ve Kocaman’ın arkasında olduğunu büyük bir olgunlukla göstermiştir. Gerisi futbolculara ve Kocaman’a kalıyor. Yolunuz açık, futbol şansınız bol olsun...

TAKIM
AKHİSAR BELEDİYE

Son 5 maçta 4 galibiyet alan Hamza Hamzaoğlu’nun öğrencileri her türlü övgüyü hak ediyor. Beşiktaş’ı krizde yakalayan Ege ekibi müthiş bir sonuca imza atarak, düşme hattından çıkmayı başardı. Ligde tutunurlarsa şampiyon olmuş kadar önemli bir görevi yerine getirmiş sayılacaklar.

PORTRE
THEOFANİS GEKAS

Öyle etkili, öyle önemli bir forvet ki, Akhisar’ı zaferden zafere koşturuyor. Büyükşehir, Karabük ve Sivas galibiyetlerinde başrolü oynayan Yunan büyücü, Trabzon ve Kasımpaşa’dan sonra üst üste 3. maçta Beşiktaş’ı da yıktı, yine ayakta alkışlandı.

HOCA
FUAT ÇAPA

Fenerbahçe’yi devirmenin tek yolunun, rakipten daha fazla istemek ve daha fazla mücadele etmek olduğunu oyuncularına aşıladı. Erken golle avantajı kapınca defansif planlarını uygulaması daha da kolaylaştı. 19’luk stoper Ahmet’i 11’de sahaya sürerek ‘Genç’lerbirliği için ideal hoca olduğunu kanıtladı.

HAKEM
HÜSEYİN GÖÇEK

Sezona formsuz ve tedirgin başlayan Hüseyin Göçek son dönemdeki grafiğiyle dikkat çekiyor. Kupadaki Sivasspor-Trabzonspor randevusunda başarılı bir performans sergileyen FIFA kokartlı hakem, Büyükşehir-Gaziantepspor maçında da olumlu puan topladı, isabetli düdükleriyle zorlu haftalar öncesi moral depoladı.

KARMA

DOĞRUSU, YANLIŞI NE VARSA YAŞANDI

DOĞRUSU, YANLIŞI NE VARSA YAŞANDI

DOĞRUSU, YANLIŞI NE VARSA YAŞANDI