Bu kadar fazla sağdan, soldan çekiştirilen, özgüveni elinden alınan, yetenekleri sorgulanan hakemlerin, elbirliğiyle hataya zorlandıkları maçlarda üst düzey performans sergilemelerini mi bekliyorsunuz! Lütfen uyanın, senelerdir eleştirilen hakemlerin ancak saygı ve destekle adalet dağıtabileceklerini artık anlayın

Spor Toto Süper Lig’in 24. haftasına hakemler damgasını vurdu. Öyle ki 9 maçın 5’inde skoru doğrudan etkileyen veya belirleyen hakem hataları vardı.
Şampiyonun, Avrupa kupalarına gidecek takımlarımızın, ligden düşecek kulüplerin ortaya çıkacağı son 10 haftaya girilirken, hakemlerin çok daha dikkatli olmaları ve adalet dağıtmaları konusunda herkes hemfikir. Peki futbol ailesinin bütün bireyleri üzerlerine düşen görevi yerine getiriyor mu? Uzun yıllardır şikayet edilen hakemlerin en az hatayla maç yönetmeleri için teknik adamlar, futbolcular, yöneticiler ve taraftarlar ne yapıyorlar? Hangi desteği veriyorlar, hangi önlemi alıyorlar?
Hakemlere katkı sağlayacak hiçbir şey yapmadıklarını iyi biliyoruz. Kötü maç yönetmeleri için yaptıklarını da açık, seçik görüyoruz.
Hakemler açısından ligimizdeki futbol ikliminin fotoğrafı gayet kaotik, gayet karmaşık...
Cüneyt Çakır, uluslararası arenadaki 75. maçını dün İngiltere’de yönetti. Dünyanın nefesini tutarak izlediği Manchester United-Real Madrid kapışması, Şampiyonlar Ligi’nin erken finali gibi bir maçtı. Peki UEFA, Old Trafford’daki dev müsabakayı neden Çakır’a verdi? Başka hakemi olmadığı için mi! Yanıtı basit; Avrupa’nın en iyi üç hakeminden biri olduğu için. Peki Avrupa’daki performansıyla alkışlanan Cüneyt Çakır, Süper Lig’de neden zorlanıyor, neden kalitesini gözler önüne seremiyor, alkış yerine tepki topluyor? Akhisar-Elazığ maçı, M.United-R.Madrid’den, Juventus-Chelsea’den daha mı zor?

Çakır ve Aydınus...
Elbette değil ama Cüneyt Çakır, Manisa 19 Mayıs Stadı’na, Nou Camp’tan, Bernabeu’dan, Old Trafford’dan daha gergin, daha tedirgin çıkıyor. Akıl dışı değil mi! Çakır’a sorsalar belki de Türkiye’de maç yönetmek istemediğini itiraf edecektir. Durum bu kadar vahim.
Ya Fırat Aydınus... Bu sütunlardan defalarca övdüğümüz Aydınus’a ne oldu? Şampiyonar Ligi’nde bugün Juventus-Celtic maçında düdük çalacak. Başarılı olursa çeyrek finallerden birinde görev yapma şansı bile var. Fakat Gençlerbirliği-Büyükşehir maçının son dakikasında penaltıyı çalmayıp, önce Tomic’e aldatmadan sarı kart çıkarıyor, ardından kendisini çeken Zec’i kırmızıyla saha dışına yolluyor! Önce suça teşvik edip, sonra hapse atıyor yani. Aydınus gibi bir hakem için ne kadar dramatik değil mi!
Fırat Aydınus bundan 6-7 ay önce aktif alanda topa müdahale etmeyen hücum oyuncusuna ofsayt çalmayıp, 2 metre geriden gelen futbolcunun golle buluşmasına imkan tanıyacak kadar özgüvenli ve formdaydı. Ardından tıpkı Cüneyt Çakır gibi ağır eleştiriler yüzünden Süper Lig performansı düşmeye başladı.
UEFA’nın takdir ettiği Çakır ile Aydınus’un bu ligin en iyi iki hakemi olduğunu kabul ederek, fotoğrafın bütününe baktığımızda diğer hakemlerin neden üst basamaklara çıkamadıklarını da anlayabiliriz.
Aykut Kocaman’ın derbiden sonraki sözleri gibi az sayıdaki güzel örneği bir kenara koyarsak eğer, meselenin temelinde hakeme saygı duyulmaması, destek verilmemesi yatıyor.
Teknik adam, soyunma odası koridorunda lafla dalıyor, bağırıp, çağırıyor, hakaret ediyor. Futbolcu, aldatmaya çalışıyor, tribünleri tahrik ediyor. Taraftar küfrediyor, yabancı madde yağdırıyor, yöneticiler ise her fırsatta pervasızca hedef gösteriyor: “Şampiyon olmamız engellenemez!...”
Bu kadar fazla sağından, solundan çekiştirilen, özgüveni elinden alınan, yetenekleri sorgulanan hakemlerin, elbirliğiyle hataya zorlandıkları maçlarda üst düzey performans sergilemelerini mi bekliyorsunuz! Lütfen uyanın, hakemlerin ancak saygı ve destekle başarıya doğru adım atabileceklerini artık anlayın.
Not: Geçen hafta Fatih Terim, Hasan Şaş, Abdurrahim Albayrak ve Sedat Doğan’ın, Orduspor maçında atılan gollerden sonraki abartılı sevinçlerini eleştirmiştik. Okuyucuların e-maillerine ortak bir yanıt vermek isteriz. Yanlışı kimin yaptığına değil, yanlışa bakıyoruz. Kim olursa olsun, kötü örnekleri eleştirmeye devam edeceğiz...

24.HAFTANIN PANORAMASI

TAKIM

BEŞİKTAŞ

BJK İnönü Stadı’ndaki son derbiyi kazanmak Kartal için ayrı bir gurur kaynağı olacaktı. Siyah-beyazlı takım bu sezon ikinci kez tribünleri tamamen dolduran taraftarının müthiş desteğini arkasına alarak bütün gücünü sahaya yansıttı, futbol şansının da yardımıyla üç puanı söktü, aldı.

PORTRE

OLCAY ŞAHAN

BEŞİKTAŞ

Samet Aybaba’nın, “Kayserili Messi” dediği Olcay Şahan derbi zaferine imzasını attı. 56. dakikada Webo’nun şutunu çizgiden çıkardı, 90+3’te tam 92 metrelik depar attı, usta işi bir vuruşla Volkan’ı avlayıp hem takımını galibiyete taşıdı hem de son dakika şanssızlığını kırmayı başardı.

HOCA

YILMAZ VURAL

S.B.ELAZIĞSPOR

Sanica Boru Elazığspor’un başında 17 lig maçına çıkıp, 6 galibiyet, 6 beraberlik, 5 yenilgi alan Yılmaz Vural, 6 puanlık maçta Akhisar’ı deplasmanda avladı. Doğru oyuncu ve sistem tercihleriyle, bordo-beyazlı takımın belki de ligde tutunmasını sağlayacak bu altın değerindeki galibiyette başrolü oynadı.

HAKEM

M.KAMİL ABİTOĞLU

KASIMPAŞA-TRABZONSPOR

Hakemlerin eleştiri topladığı haftada, Kasımpaşa-Trabzonspor maçındaki yönetimiyle bir adım öne çıktı. Skoru etkileyen bariz bir hata yapmadı, bütün pozisyonlara objektif bakmaya çalıştı. Yardımcılarıyla uyumu iyiydi, son dakikalarda kafayla topu ağlara gönderen Halil’in, Elyasa’ya yaptığı faulü de iyi tespit etti.

HAKEM NASIL HAKİM OLACAK

HAKEM NASIL HAKİM OLACAK

HAKEM NASIL HAKİM OLACAK