Sarı-lacivertliler, Teknik Direktör Ersun Yanal’ın cesareti ve performans kriterleri önderliğinde ligin en çok gol (74), en çok şut (534), en çok isabetli şut (235), en çok korner (211) atan ve en çok gol pozisyonuna giren (223) takımı olmayı da başardı. İstatistikler her şeyi gözler önüne seriyor, bu tablodan başka bir şampiyon çıkmazdı

İyiler mutlaka kazanır

Sezonun ilk yarısını en yakın rakibinin 8 puan önünde kapatan ve şampiyonluk için dev bir adım atan Fenerbahçe sürprize izin vermedi, favorisi olduğu Süper Lig’i mutlu sonla bitirdi.
TFF Süper Kupa’yı Galatasaray’a 2. kez kaybederek yeni sezona başlayan Fenerbahçe ardından Şampiyonlar Ligi’nden ihraç edildi. Sonra UEFA ile hızlandırılmış yargılama için anlaşıldı, CAS süreci başladı, ama sonuç hayal kırıklığıydı. Avrupa defteri çok erken kapandı, Torku Konya deplasmanındaki ligin ilk maçı da 2-0’dan 3-2 kaybedildi. Sezona kâbus gibi giren sarı-lacivertli takım için neresinden baksanız tablo karanlıktı, tünelin ucu görünmüyordu.
İşte bu noktada Ersun Yanal’ın performans kriterleri ve cesur futbol anlayışı devreye girdi. Konya maçından sonra takımın yıldızı Sow’u üst üste 3 hafta kadroya dahi almayan Yanal, bütün takıma, “patron benim” mesajını net şekilde iletmişti. Sow 5. hafta hat-trick yaparak sahalara döndüğünde Fenerbahçe de bir daha bırakmayacağı liderliği ele geçiriyordu. Sarı-lacivertli takım kalan 30 haftada rakiplerine liderlik koltuğunun yüzünü göstermedi. Çünkü lider şansla değil, hak ederek zirveyi ele geçirmişti ve oynadığı futbolla, istatistikleriyle şampiyonluğu ne kadar çok istediğini hemen her hafta gözler önüne seriyordu.

10 PUANLIK DEV KATKI
Ersun Yanal, Aykut Kocaman’dan dengeli ve fizik gücü yüksek bir takım teslim almıştı. Ancak bu takımın önemli eksikleri de vardı. Kısa sürede yapması gereken ligdeki 34 maçın 25-26’sını 3. viteste oynayan ve rakip kim olursa olsun kazanmakta zorlanan bu ekibe, cesaret enjekte etmekti. O da aynen öyle yaptı...
Fenerbahçe’yi ligin en çok gol (74), en çok şut (534), en çok isabetli şut (235), en çok korner (211) atan ve en çok gol pozisyonuna (223) giren takımına dönüştüren Yanal’ın cesareti oldu. Ligin ilk yarısındaki Kasımpaşa, Erciyes, Bursa, Antalya ve Ç.Rize galibiyetleri uzatma dakikalarında elde edildi. Elbette futbol şansı da yardım etti ama Yanal bu maçların tamamında risk aldı, kazanmak için kaybetmekten korkmadı.
Bu 5 zorlu maçtan son dakika golleriyle çıkarılan ekstra 10 puan aynı zamanda şampiyonluk kapısını açan altın anahtar oldu.

TOPLAM 50 ASİST YAPILDI
Fenerbahçe aynı zamanda ligin en fazla top çalan (612), en az top kaybeden (398), en çok asist yapan (50), gol averajı en yüksek olan (artı 41) ve en fazla topla oynayan (yüzde 56) takım unvanlarını da elinde bulunduruyor. Bu rakamlar takımın fizik gücünü ve kazanma isteğini anlatmaya yetiyor.

Özetle Fenerbahçe; şampiyonluk için gücünü, kalitesini, cesaretini, hırsını ortaya koydu. Ligin en iyisiydi ve iyiler yine kazandı.
Galatasaray son virajda daha az hata yaptı ve ikinciliği Beşiktaş’a kaptırmadı. Sezonun büyük bölümünü ikinci sırada geçiren sarı-kırmızılı takım ligi de aynı basamakta kapatarak, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılma biletini cebine koydu.

HERKES YERLİ YERİNDE
Galatasaray’ın ikinciliği kadar Beşiktaş’ın üçüncülüğü de adil bir sonuç oldu. Oysa uzun süre Şampiyonlar Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası’nda da mücadele eden rakibini ligde geride bırakmaları gerekirdi, ama bu büyük avantaj değerlendirilemedi.
Özetle 2013-2014 sezonunda bütün takımlar neyi hak ediyorsa onu aldı. Herkes yerli yerinde, şampiyon da, ikinci de, üçüncü de, düşenler de, kalanlar da. Darısı önümüzdeki sezonlara...

İyiler mutlaka kazanır

SEZONUN RAKAMLARI

809
Süper Lig’deki 34 haftalık maratonda 306 maç oynanırken, 809 gol atıldı. Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında 24. hafta Avni Aker Stadı’nda oynanan karşılaşma, sarı-lacivertli takımın 1-0 önde olduğu sırada saha olayları nedeniyle yarıda kaldı. TFF bu maçta Fenerbahçe’yi 3-0 galip ilan etti.

2.64
Maç başına gol ortalaması 2.64 olarak gerçekleşti. En fazla gol 9. haftada atıldı. Fileler
34 kez havalanırken, maç başına gol ortalaması 3.77 oldu. Ligin 7, 23 ve 26. haftalarında sadece 16’şar gol (1.77) atıldı.

2-1
En fazla görülen skor 2-1 oldu. 306 maçın 51’i 2-1 bitti. Karşılaşmaların 45’i 1-0, 36’sı 0-0, 33’ü 2-0, 29’u ise 1-1 ve 3-1 sona erdi.

145
Ev sahibi takımlar taraftarlarının önünde oynamanın avantajını yine iyi kullandı. Karşılaşmalardan 145’ini ev sahipleri, 80’ini ise konuk ekipler kazandı. 81 maçta da eşitlik bozulmadı.

6-0
Sezonun en farklı galibiyetine Galatasaray imza attı. Sarı-kırmızılı takım 19. hafta Bursaspor’u 6-0 yendi. Deplasmandaki en farklı galibiyeti ise 5-0’lık skorla Trabzonspor, Erciyes karşısında elde etti.

5
Bu sezon 5 futbolcu hat-trick yaptı. Moussa Sow, Theofanis Gekas, Fernandao, Mehmet Akyüz ve Wesley Sneijder bir maçta 3’er kez gol sevinci yaşadı. Bir karşılaşmada 3’ten fazla gol atan çıkmadı.

18
Takımlar 18 kez kendi kalesine gol attı. Akhisar, Kayserispor, Gaziantepspor, Gençlerbirliği, Elazığspor ve Çaykur Rizesporlu oyuncular 2’şer kez; Beşiktaş, Trabzonspor, Karabükspor, Kasımpaşa, Galatasaray ve Bursasporlu oyuncular ise 1’er kez kendi filelerini havalandırdı.

88
Hakemler 34 haftada 88 kez penaltı düdüğü çaldı. 88 penaltının 67’si golle sonuçlandı. Elazığspor (10) en fazla penaltı kullanan takım oldu.
93306 maçta 93 kırmızı kart çıktı. Kayserispor 12 kırmızıyla oyuncuları en fazla ihraç edilen takım oldu. Çaykur Rizesporlu oyuncular ise 34 maçta hiç kırmızı kart görmedi.

SEZONUN ‘EN’LERİ

- Deplasmanda en çok kazanan: Fenerbahçe (9)
- Deplasmanda en az kazanan: Torku Konya (2)
- İç sahada en başarılı: Fenerbahçe (45 puan)
- İç sahada en başarısız: Antalyaspor (13 puan)

SEZONUN FUTBOLCUSU

CANER?ERKİN - FENERBAHÇE

Neredeyse bir gelenektir, şampiyon takımın en golcüsü sezonun da en iyisi seçilir. Caner Erkin bu sezon sergilediği müthiş performansla bu geleneği bozmayı başardı. İlk hafta 90 dakika yedek bekleyen genç futbolcu, 2. haftadaki Eskişehirspor maçıyla kaptığı formayı bir daha hiç bırakmadı.
Haftalar ilerledikçe sol bekteki yerini daha çok sevdi, Kadlec ve Hasan Ali’ye forma yüzü göstermedi. Yaptığı birbirinden değerli 11 asist ve 3 harika golle modern bir bekin nasıl oynaması gerektiğini gözler önüne serdi. Hiç sakatlanmayan, yetenekleri ve hırsıyla sezona damgasını vuran sarı-lacivertli futbolcunun tek eksisi gördüğü 12 sarı kart ve 3 kez cezalı duruma düşmesiydi.

SEZONUN TAKIMI

FENERBAHÇE

Fenerbahçe hem özlediği şampiyonluğu yeniden kucaklamak hem de Galatasaray’a 4. yıldızı taktırmamak için büyük bir mücadele sergiledi. Galatasaray’ın sezon başında yaşadığı krizi ve Beşiktaş’ın 1 yıllığına taraftarıyla bağlarının kopmasını iyi değerlendiren sarı-lacivertli takım, lig başında hayal gibi görünen şampiyonluk kupasını bileğinin hakkıyla müzesine taşıdı. Son dakika golleriyle elde edilen deplasman galibiyetleri için “şans, kısmet” diyen çok oldu fakat hiç kimse, “Fenerbahçe kazanmayı hak etmedi” demedi. Çünkü sarı-lacivertli takım hiçbir maçını kötü oynayarak kazanmadı. Elde edilen tüm galibiyetlerde alın teri ve mücadele vardı. Zaten 19. şampiyonluğu getiren de bu kararlılık ve başarma sevdasıydı.

SEZONUN HOCASI

ERSUN YANAL - FENERBAHÇE

Takımın başına geçmesi de, görevdeki ilk günleri de çok sancılıydı. TFF Süper Kupa’daki Galatasaray yenilgisine, Torku Konyaspor önünde alınan şok mağlubiyet eklenince, “ligin ilk yarısını zor bitirir” yorumları bile yapıldı. Ancak Ersun Yanal çok uzun yıllar sabırla beklediği Fenerbahçe’ye yarım devrede veda edecek bir teknik adam olmadığını kısa sürede kanıtladı.
İlk yarıyı Galatasaray’ın tam 8 puan önünde bitirerek takımını “kış şampiyonu” yaptı. İkinci yarının başında yaşanan çalkantılı günlerde de hem yönetime hem de rakiplere karşı “dik” durmayı başardı. Sakatlıktan kurtulan golcüler takıma döndükçe lokomotif yeniden rayına oturdu, bu kez rakipler takıldı, fark hızla açıldı, şampiyonluk Nisan’da kutlandı. Mancini ve Bilic sezon boyunca tartışılırken, Ersun Yanal başarısıyla ve ilk yılında kazandığı şampiyonlukla alkışları topladı.

SEZONUN HAKEMİ

CÜNEYT ÇAKIR

Merkez Hakem Kurulu’nun bu sezon en fazla görev verdiği isim Cüneyt Çakır oldu. Dünya
Kupası öncesi Süper Lig’de 24 maç yöneten FIFA kokartlı hakem, Şampiyonlar Ligi’nde 4, Avrupa Ligi’nde 2 karşılaşmada düdük çaldı. Dünya Kupası elemelerindeki 2 maçta başarılı sınavlar veren Çakır, PTT 1. Lig’deki 4 maçta da önemli görevler üstlendi. Ligde 11 kez penaltı düdüğü çalan Çakır, 4 defa da kırmızı kart çıkardı. Başarılı bir sezon geçiren deneyimli hakemin, Galatasaray-Kasımpaşa maçındaki Semih-Babel pozisyonunda verdiği, “devam” kararı en önemli hatası olarak hafızalarda kaldı.

Tarihi başarı

Kasımpaşa ve Karabükspor, Süper Lig tarihinin en başarılı sezonunu geçirdi. Şota Arveladze yönetimindeki Kasımpaşa sezonu 51 puanla
6. sırada kapatırken, geçen sezonu
1 puan geçmeyi başardı. Tolunay Kafkas’ın çalıştırdığı Karabükspor ise ligi 50 puanla 7. sırada tamamladı. Mavi-kırmızılı takım önceki yıllarda en fazla 44 puan toplamıştı.

Donk’un hediyesi!
Kasımpaşa ile Beşiktaş arasında 15. haftada oynanan karşılaşma, “kural hatası” nedeniyle tekrar edildi. Beşiktaş, Kasımpaşalı Donk’un elinde tuttuğu topu Almeida’nın ayağındaki meşin yuvarlağa atması nedeniyle tekrar edilen maçı 3-0 kazandı. Kasımpaşa ilk müsabakadan 2-1 galip ayrılmıştı.

Sadece Waterman
2013-2014’te 34 maçın tamamında 90 dakika sahada kalan tek oyuncu Karabükspor kalecisi Boy Waterman oldu. 30 yaşındaki Hollandalı file bekçisi kalesinde 34 gol gördü. Karabükspor; Galatasaray (32), Fenerbahçe (33) ve Beşiktaş’tan (33) sonra ligin en az gol yiyen ekibi olmayı başardı.

SİVAS'IN İLK KRALI

Süper Lig’de sürpriz bir isim krallık tacını taktı. Rakip ağları 17 defa havalandıran Sivasspor’un Faslı forveti Aatıf Chahechouhe; Burak Yılmaz (16), Oscar Scarione (16) ve Moussa Sow (15) gibi önemli rakiplerini geride bırakarak kariyerinde ilk kez gol kralı oldu.