2012-13 sezonunu 5. sırada bitiren sarı-kırmızılı takım ile 7. basamakta tamamlayan kırmızı-beyazlılar bitime 2 hafta kala Süper Lig’e veda etti. İki yıldır yaşanan teknik adam ve kadro erozyonu, satılan oyuncuların yerlerinin doldurulamaması ağır bir fatura olarak kendini gösterdi

Kayserispor ve Medical Park Antalyaspor gibi köklü gelenekleri olan büyükşehir kulüplerinin küme düşmeleri Süper Lig’e ciddi bir darbedir. PTT 1. Lig’den gelecek takımların; kalite, taraftar desteği ve tesis olarak düşen ekiplerin yerlerini doldurup, dolduramayacakları da büyük soru işareti olarak önümüzde duruyor...
Bundesliga’da uygulanan “play-out” sistemi ligin kalitesini korumayı hedefliyor ve pozitif sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz. Alman futbolundaki rekabet düzeyinin yükselmesi son yıllarda Avrupa çapında başarıları da beraberinde getirdi. Süper Lig‘i 16. sırada bitiren takımın, alt ligin 3.’sü ile play-out oynaması ve galip gelenin yeni sezonda “en iyilerin liginde” yer alma hakkı kazanması konusunu şimdilik burada bitirip, Kayserispor ve Antalyaspor’a geri dönelim...
2012-2013’ü 5. sırada bitiren Kayserispor ile 7. basamakta tamamlayan Antalyaspor’un bu sezon bitime 2 hafta kala Süper Lig’den düşmeleri kesinleşti. İki takımın 32. hafta sonunda (64 maçta) toplam galibiyet sayıları yalnızca 12... Buna karşılık 31 kez mağlup oldular, 21 defa da berabere kalmışlar. Bu tablo son iki yılda yapılan hataların doğal sonucu ve sürpriz değil...
Acı sonla karşılaşan iki takımın yaptığı yanlışlar birbirine çok benziyor. Zaten uzun vadede kaderleri de aynı oldu. Kayseri de, Antalya da 2 sezonda hem teknik direktör hem kadro erozyonu yaşadı. Sattıkları veya göndermek zorunda kaldıkları oyuncuların yerlerini de dolduramadılar.
Kayseri 2012-13’ün 6. haftasında Şota’yı gönderdi, Prosinecki’yi getirdi. Sezon başarıyla tamamlandı ama 2013-14 kâbus gibi başladı. Amrabat ve Hasan Ali Kaldırım arkalarında büyük bir boşluk bıraktı. Önceki yıl sezonu 10 golle kapatan Troisi kadroda tutulamamıştı. Bu sezon da devre arasında Salih Dursun yollandı.
Prosinecki ilk yarı sonunda gönderildi, yerine getirilen Pacienca da 7 hafta kalabildi. Göreve 3’te 3’le başlayan Ertuğrul Seçme devamını getiremedi ve Kayserispor ne acıdır ki Eskişehirspor’u deplasmanda 4-1 yendiği maçın sonunda ligden düştü.
Aissati ve Ömer
Mehmet Özdilek’le özdeşleşen Antalyaspor yeni sezona Samet Aybaba ile girdi. Aybaba’nın, Özdilek’ten teslim aldığı bayrağı daha da yukarıya taşıması bekleniyordu ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
2012-13 sezonunda 38 maçta 5 gol atıp, 14 asist yapan İsmail Aissati 3 milyon euroya Rus kulübü Terek’e gönderildi. Ligde 8, kupada 6 gol atan Ömer Şişmanoğlu da sadece 1.6 milyon euroya Beşiktaş’a satıldı. En önemli hücum kozlarını kaybeden Antalyaspor, Baros’tan sonra Semih’le şansını denedi ama iki oyuncu da beklenen katkıyı yapamadı, yapmaları da çok zordu.
Samet Aybaba’nın yerine 26. haftada Fuat Çapa göreve getirildi. Deneyimli Çapa’nın işleri yoluna sokabileceği düşünülüyordu fakat 7 maçta; 5 yenilgi, 2 beraberlik alındı, ligin dibine demir atıldı.
Kayserispor ve Antalyaspor’un özellikle son iki yılda taraftarından beklediği desteği alamadığını da ifade etmeliyiz. Kadir Has Stadı’nın üç büyüklerle oynanan maçlarda bile dolduğunu görmedik. Antalyaspor seyircisi de en çok ihtiyaç duyulan günlerde takımlarına yeterince sahip çıkmadı. Sonuçta herkes hata yaptı, fatura da çok ağır oldu.
Ne demiş atalarımız; kendi düşen ağlamaz... Zaten şimdi ağlama değil, geleceği planlama ve hatalardan ders alma zamanıdır. Ancak yeni yol haritaları çizilirken idari anlamda bugünün sorumlularıyla da yollar ayrılmalıdır.

İYİ-KÖTÜ-ÇİRKİN

Süper Lig’in 32. haftasına Akhisarlı futbolcuların centilmenliği, Emre
Belözoğlu’nun herkesi bıktıran agresifliği-küfürleri ve Felipe Melo’nun çirkin numarası damgasını vurdu.
Akhisar takımı serenomi öncesinde saha kenarına dizilerek şampiyon Fenerbahçe’yi alkışladı. Üstelik böyle bir jest
yapacaklarını günler öncesinden kimseye duyurmamışlardı, reklam peşinde falan değillerdi. Önce alkışladılar sonra alkışlanacak bir futbol oynayarak şampiyonu devirdiler. Akhisarlı taraftarlardan başka kimsenin adını dahi bilmediği Başkan Hüseyin Eryüksel’e, yönetim kuruluna, futbolculara, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu’na
helal olsun, bu sahneler centilmenlik ve dostluk adına herkese örnek olsun...
Akhisarlı futbolcuların maçtan önce çiçek vererek kutladığı Fenerbahçe kaptanı Emre Belözoğlu, tansiyonu bu kadar düşük, dostluk rüzgarları esen bir maçta dahi anlamsız ve gereksiz görüntüler sergiledi. Orta sahada aleyhine çalınan sıradan bir faul düdüğünden sonra hakem Ali Palabıyık’a bağırıp, çağırdı, sarı kartı gördü, arkasını döndü, küfürlerini döktürdü. Beşiktaş derbisinde Halis Özkahya’ya karşı da sert-ölçüsüz ve anlamsız tepkiler göstermiş, ortalığı bir anda germişti. Yaşı 34 oldu ama hiçbir yanlıştan ders almıyor, sabırları
taşırmaya devam ediyor...
Galatasaray-Fenerbahçe
derbisinde Emre’ye yaptıklarıyla tepki toplayan Felipe Melo ise Gençlerbirliği maçında, “oscarlık”
bir performans sergiledi.
Hakan Aslantaş’a yaptığı “orta parmak” hareketini kimse görmedi! Ermin Zec’in sakatlığı sırasında tartıştığı Deniz Naki’ye önce kafasını uzattı, sonra kafa yemiş gibi kendini yere attı. Hedefi rakibini kırmızı kartla oyundan attırıp son 15 dakikada avantaj sağlamaktı. Her şeyi tam cepheden gören Halis Özkahya tuzağa düşmedi, ama anlaşılmaz biçimde her iki oyuncuya da sarı kart gösterdi. İşin doğrusu Melo’nun rakibine uzattığı kafa ve centilmenlik dışı davranışı nedeniyle kırmızı kart görmesiydi.

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ

HAFTANIN?PORTRESİ

BATUHANELAZIĞSPOR

Attığı altın değerinde iki golle Elazığ-spor’u ligin en keskin virajında zafere taşıdı. Motivasyonu, mücadelesi, kazanma isteği, takipçiliği zirvedeydi. 6 puanlık bir galibiyete imza atan takımına liderlik yaptı, uzun süre sonra alkışları toplamayı başardı.

HAFTANIN?HOCASI

HAMZA?HAMZAOĞLU - AKHİSAR?BELEDİYE

Üç yıl önce Süper Lig’e taşıdığı Akhisar Belediyespor’la sezon sonunda yollarını ayırma kararı alan Hamza Hamzaoğlu, Fenerbahçe zaferiyle taraftarına veda busesi verdi. Şampiyonun eksik ve bayram coşkusu içinde olmasını iyi değerlendiren genç hoca değerini yine gösterdi.

HAFTANIN?TAKIMI ELAZIĞSPOR

Tam bir “olmak ya da olmamak”
sınavıydı. Kazanan güçlü bir biçimde ligde kalma umutlarını tazeleyecek, kaybeden yanacaktı. 90 dakika boyunca büyük bir mücadele sergileyerek 3 puanı cebine koyan bordo-beyazlı takım, Antalyaspor’u PTT 1. Lig’e gönderip, iddiasını son 2 maça taşıdı.

HAFTANIN?HAKEMİ

HÜSEYİN?GÖÇEK - ANTALYA-ELAZIĞ

Sezonun ikinci yarısında iyi bir form grafiği yakalayan Hüseyin Göçek, haftanın en kritik randevusunda yine başarılı yönetim gösterdi. Özgüveni arttıkça çaldığı düdüklerdeki isabet oranı yükselen FIFA kokartlı hakem, bu performansıyla Ziraat Türkiye Kupası finalini de kaptı.

HAFTANIN 11'İ

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ