Galatasaray'ın son 5 maçta Gençlerbirliği'ni sadece 1 kez (geçen sezon 0-2'den 3-2) yenebilmesi, Muslera'nın cezası, Emre Çolak'ın kadroya alınmaması, Burak'ın formsuzluğu ve Chedjou'nun sakatlığı maç öncesinde sarı-kırmızılıların handikapları, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ise umutlarıydı kuşkusuz. Mesut Bakkal'ın, Galatasaray'a karşı 15 maçta 5 galibiyet ve 5 beraberlik alması da önemli bir istatistik olarak dikkat çekiyordu...

Bana göre Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en iyi orta sahalarından biri olan Selçuk İnan'ın, Galatasaray kariyerinde belki de ilk kez oyun içinde sakatlanıp sahayı terk etmesi ise endişelerin biraz daha artmasına yol açtı. Maçta ilk 20 dakika geride kaldığında iki takımın da 4'er şutu vardı. Bir de yine Melo'ya çıkmayan çok net bir sarı kart...

Hakem Halis Özkahya, Hleb'in sağ bileğine gözünün önünde tabanıyla çok ağır bir darbe indiren Melo'ya diğer meslektaşları gibi sadece nasihat verdi. Böylece fazlasıyla şımartılan bu fair-play tanımaz oyuncuya çıkmayan kartların sayısı bilmem kaça yükseldi... Ahmet Çalık'ın devre biterken Burak'a yaptığı faul çok daha hafifti ama Özkahya hiç düşünmeden genç futbolcuya kartını gösterdi!

Golü bir an önce bulmaya şartlanan Galatasaraylı futbolcular tıpkı Gaziantep ve Torku Konya maçlarındaki gibi panik-atak halindeydi. Oyuna çok kararlı ve atak başlayan Gençlerbirliği ise dakikalar ilerledikçe kontratak düzenine döndü. El Kabir, Stancu ve Hleb sert hücumlarla sarı-kırmızılı savunmayı sürekli tehdit etti.

*****

Melo 48. dakikada bu kez El Kabir'in bileğine net biçimde bastı. Pozisyon yine hakemin tam gözünün önünde gerçekleşti ama Halis Özkahya yine kartını kullanmadı. Sahada gerçekten objektif bir hakem olsaydı Galatasaray son 42 dakikayı 10 kişiyle oynamak zorunda kalabilirdi ama Melo ikinci kartlık faulünde nasihat bile almadı!

Halis Özkahya maçtaki ikinci büyük hatasını 60. dakikada yaptı. Hakan'ın ceza sahasında Umut'u omzundan çekerek indirdiği pozisyon net bir penaltıydı, ama Özkahya ve çizgi hakemi açık faulü atladı.

Yasin'in pasında Umut'un bomboş kaleye kaçırdığı dev fırsat golün habercisiydi. Ardından da Sabri ve Burak'ın hazırladığı pozisyonda Sneijder affetmedi, heyecanla ve büyük bir iştahla aranan çok değerli golü atıverdi.

Galatasaray son 25 dakikada şampiyonluğa büyük olasılıkla yetecek 1-0'ı korumaya çalıştı, Gençlerbirliği ise var gücüyle saldırdı. Stancu 90+6'da o müthiş fırsatı akıl almaz biçimde harcamasa şampiyonluk yarışı son haftaya kadar devam edebilirdi fakat sanırım 2014-2015 sezonunun şampiyonu büyük ölçüde belli oldu...