Magazin manyağı değiliz

Sayın televizyon izleyicilerini, "hayatın gerçeklerine" bir adım bile olsa yaklaştıkları için tebrik ederim. Bu arada bir futbol programını "hayatın gerçekleri" klasmanına sokabildiğim için kendimi de kutluyorum. Kimsenin hakkını yemeyelim, bir iki tane daha var, iyi vakit geçirirken futbol ve ligimiz hakkında bilgi alınabilecek programlar. Peki neden Stadyum zirvededir, hiç düşündünüz mü?Ömer Üründül, Bilgin Gökberk ve Mehmet Demirkol'un futbol irfanını, maç görüntülerini bir yana koyun... Bence en önemlisi, "element"lerin doğru oranda bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan "alaşım"ın kalitesi. Bilirsiniz; aynı atomlar farklı sırala ve oranda dizildiğinde ortaya sıvıdan gaza, ekşiden tatlıya kadar çok farklı ürünler çıkar. Hayatın başlangıcını sağlayan zerrecikler, zehirleyebilir bile insanı. Oran önemli.Sevgili Erdoğan kardeşimizin sunduğu Stadyum'da, Ömer Üründül'ün saygınlığı, Mehmet Demirkol'un evrenselliği, Bilgin Gökberk'in bir sürü şovmeni işsiz bırakacak espri yeteneğinin temelindeki futbol sezgisi, bu ülkenin boynuna takılan "magazin manyağı" yaftasını çekti çıkardı işte geçen Pazar akşamı. Ne dersiniz; sevindirici değil mi?Tüm futbol programlarının formatlarını gözden geçirme vakti geldi belki. Bir gün, bir Avrupa Birliği forumu, memur ve işçilerin ekonomik durumu, laiklik, eğitim, sağlık açık oturumu gibi bir program Stadyum'u geçerse, işte o zaman bayram yapacağız.En çok da Üründül, Demirkol ve Gökberk sevinir inanın ki. Reytingmetreler öyle söylüyor: Geçen Pazar, TRT'nin Stadyum'u telli duvaklı Hülya Avşar ile smokinli İbrahim Tatlıses'den çok izlenmiş. Çarşı Grubu'na hakaret Bülent Ecevit'in vefatından sonra Beşiktaş Çarşı Gurubu'nun internet sitesi renklerinden arındırılmış ve ana sayfada Ecevit Çifti'nin fotoğrafı altına "Karaoğlan, Kara Kartal seni unutmayacak" yazılmış. Saygılı insanlara saygı duymaktan başka ne gelir ki elden.Lakin, benim okuduğum haber şu yorumla bitiyordu;"Beşiktaş'ın Çarşı Grubu Dünya'da siyasi mesajlar veren nadir taraftar gruplarından"!El insaf!Dürütlüğü, saygınlığı ile öne çıkan eski bir başbakana saygı duruşunda bulunmanın neresi siyasi?Çarşı Grubu'nun belki siyasi mesajları olmuştur zamanında. Ama çoğu ulusal hassasiyetler taşımaktadır. Ecevit hakkında yapılan ise sadece insanidir, insani...Bu asil davranışı "siyasi" tavırların arasına karıştırmak hem Çarşı Gurubu'na hakarettir hem de hepimizin zekasını küçümsemek. Bu ülkeye hizmet etmeye çalışmış bir siyasetçiyi hak ettiği şekilde uğurlarken el sallayanları onun taraftarı, elleri cebinde olanları "karşı fikrin militanları" diye ayırmaya kadar gider bu iş. Ne yani, Bülent Ecevit'in gönlünde yatan takım Fenerbahçe olsaydı, Çarşı Grubu Beşiktaş'a ihanet mi etmiş olacaktı Ecevit'e saygı duyduğu için.Ya da Bülent Ecevit Beşiktaşlı olduğu için mi taziyede bulnuyorlar?Bizim siyaset sözcüğünden çıkardığımız sonuçlar çok makbul değildir Türkiye'de. O yüzden Bülent Ecevit'i seviyor insanlarımız... Siyasetin çıtasını yükseltti diye. Bu sevgiye siyasi açıklamalar getirmek kimin haddine? Beşiktaş Başkanı sayın Demirören, Tigana ile görüşmüş ve "istifanı istemiyorum" demiş.Hiç böyle şey duydunuz mu?Üst kattaki komşunun zilini çalıp adama "seni eşek sudan gelinceye kadar dövmeyeceğim" deseniz, ne anlama gelir acaba? Tigana'dan istenmeyen: Şu Türkiye Kupası'nın çok hakkını yiyorlar çooook."Büyük" takımlara angarya geliyor diye kamyonla para veriyorlar kazanana da ancak öyle oynuyorlar. Oysa Kupa'yı icat edene duacı olmalılar. Bazıları, Ligdeki berbat gidişlerini zayıf kupa rakiplerini yenip perdeleyebiliyor ve Kupa sayesinde taraftarın nabzını indirip zaman kazanıyorlar. Dua edin Kupa'ya Fenerbahçe internet sitesine "Fenerbahçe'ye ihanet edenlerce altı yerimden kurşunlandım" şeklinde ihbarda bulunan taraftarın yazısı apar topar siteden kaldırılmış. Ama medyanın gözünden kaçmadı işte. Fanatik Gazetesi arka kapaktan manşet yapmış. Ne olacak şimdi?.. Bakalım bu Cumhuriyet'in savcıları gidip soracaklar mı ihbarı yapana "söyle bakalım seni vuranları" diye.Hiç sanmam. Sorsalar da "şaka yaptım" gibi bir yanıtla karşılaşmaları olasıdır.Çünkü Fenerbahçe'nin tutumu, kanunsuz bir iş varsa üstüne gidelim ortaya çıksın şeklinde değil "Kurşunu atan da yiyen de kahramandır" tarzına yakındır.Yoksa yazı kaldırılır mıydı, manşet mi yapılırdı? Bilirsiniz; bu mantık "Olağanüstü Hal" algılayışıdır ve çözümü hukukun üstünlüğünde değil son şans olarak endişeli bir alaca karanlıkta aramaktadır. Altı kurşun! Dün yayınlanan Ters Köşe'deki "Türkiye Futbol Oynuyor" başlıklı bölümde, konuyla ilgili Ömer Gürsoy'un fotoğrafı yerine ilgisi olmayan Ömer Gürsoy'un fotoğrafı konulmuş. Her iki Ömer Gürsoy'dan da özür diler, bu hata nedeniyle bizi bağışlayacağını umarım. eguven@milliyet.com.tr Özür

Kayserispor'a "meşaleli" destek

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber