Sıkıntı gözle görülür haldeydi. Takımı o halde gören sıradan bir taraftarın ‘Tamam bu maçı alırız’ dediğini sanmıyorum

Psikolog değilim, insan okumak konusunda bahşedilmiş yüksek bir becerim de yok. Ama sanırım hemen herkes hemfikirdir ki, Fenerbahçeli oyuncuların maça çıkarken sergilediği hal, tavır ve ifadeleri kupa finalinden izler taşıyor gibiydi.
Sıkıntı gözle görülür, elle tutulur haldeydi. Takımı o halde gören sıradan bir taraftarın ‘Tamam bu maçı alırız’ dediğini sanmıyorum.
3-0 sonrası ise bir başka, tam tersi bir hale dikkat çekmek lazım. Hemen tüm hücumcularını sahaya süren Başkent ekibi karşısında gösterilen gol yememe çaba ve dirayetine... Maç bitmişken, artık dönmez hale gelmişken dahi ortaya konan mücadele önemli. Ligin 24. haftasından bu yana neredeyse bir an dahi disiplinden kopmayan takım savunmasının devamını izledik Ankara’da. Fenerbahçe eğer ligdeki hedefine ulaşırsa tek sebep bu olacak. Fenerbahçe gol yemediği her an ayakta alkışlanacak bir disiplin sergiledi.
Kupa finalinde 1-0 sonrası anlaşılmaz şekilde dağılan sarı-lacivertlilerin ligde bunca hafta bu duruşu sergileyebilmiş olmaları bir tezat. Finalde 35 dakika yapamadıklarını, yüzlerce dakikadır yapabiliyor oluşlarını açıklayabilmek güç.
Gerçek şu ki, Fenerbahçe’nin hâlâ çok zor bir maçı var.
Ama dün akşam sergilenen inancın Bursaspor’u iyi etkileyeceğini söylemek de zor. Her yönüyle son derece saygıdeğer bir rakip olan Bursa’nın haftaya Beşiktaş karşısına bu maceradaki en iyi ruh haliyle çıkabilmesi kolay olmayacak. Ertuğrul Sağlam ve oyuncular bunun sıkıntısını sahaya yansıtmamayı başarırlarsa işte o zaman daha da büyüyecekler. Çünkü Fenerbahçe bu iş disipliniyle gerçekten yıpratıcı bir rakip.
Daum bunu Belediye maçı sonrası bizzat açıkladığı strateji değişikliğiyle yaptı. Fenerbahçe’yi ligde zor bir takım yapan bu değişimin formülü de basitti. Savunmasını özellikle deplasmanda geride tutan, orta sahasını savunmasından koparmayıp oyun merkezini 20 metre geri çeken sarı-lacivertliler akıl dışı bir sabırla her hafta ödül çıkarmayı bildi.
Kim ne derse dersin bu futbol tarihimizin en büyük savunma başarılarından biridir. Yine geçen sene olduğu gibi, bu ligi çok iyi tanıyan bir pragmatistin zaferi.
Ligi zirvede bitirsin ya da bitirmesin bu disiplini kutlamak gerekir.